20:46 08 Mayıs 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 0 0
    Abone ol

    Cumhuriyet gazetesi yönetici, yazar ve avukatları hakkında 'PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP/C'ye müzahir oldukları' iddiasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamındaki davanın ikinci duruşması bugün yapılıyor.

    İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, muhabir Ahmet Şık ve gazete çalışanı Yusuf Emre İper ile Ahmet Kemal Aydoğdu avukatları katıldı.

    ESKİ YAYIN YÖNETMENİ YILDIZ 'GAZETE KÖTÜ YÖNETİLDİ' SÖZLERİNİ AÇIKLADI

    Tanık olarak dinlenmek üzere  eski Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız çağrıldı. Yıldız'dan "Gazete kötü yönetildi, batırıldı" tespitinin açılması istendiğinde, şunları söyledi:

    "Sanıyorum bana sorulan bir soruya verdiğim yanıt üzerine röportajcı arkadaşın yaptığı bir yorumdur. Cumhuriyet en eski gazetedir ama ne var ki iyi bir mali yapıya ulaşamamıştır. Patronlar döneminde de, Vakıf döneminde de böyleydi. Çünkü bağımsız gazetecilik derdi vardır. Gazetede bir patron olmadığı için mali bir yapılanmaya gitmemiş, vakıflaşarak Türkiye ve Avrupa'da bir öncülük göstermiştir. Keşke mali olarak daha iyi olabilseydi, çalışanları daha çok kazanabilir ya da gazetecilik anlamında ataklar yapılabilirdi. Söylemek istediğim buydu."

    'DÜNDAR GİBİ BİR ÖRNEK HATIRLAMIYORUM'

    Mahkeme başkanı, Yıldız'a savcılıkta verdiği ifadede, "Teröre terör bile diyemediler" dediğini hatırlattı. Yıldız, "Ben terörün tanımını yaptım. Arkadaş böyle yazmış" diye yanıtladı.

    Yıldız, "Cumhuriyet ekolünden gelmeyen Can Dündar GYY oldu. Böyle başka bir örnek var mı?" sorusuna ise "Can Dündar örneği gibi bir örnek hatırlamıyorum"cevabını verdi.

    MUHASEBECİ İPER: EMNİYET RAPORU DA 'BYLOCK VARDIR' DİYEMİYOR'

    Diken'de yer alan habere göre, Cumhuriyet'in muhasebe servisi çalışanı Emre İper savunmasında şunları söyledi:

    "İddianame ulaştığında adımın baş harfleriyle rumuzlandığını ve ByLock kullanıcısı olmakla suçlandığımı gördüm. Bunu gördüğümde hemen gazetemizin yönetim kurulu başkanı Orhan Erinç Bey'e ve hukuk servisine durumu bildirdim. Zira hayatım boyunca Bylock adlı programla ilişkilendiren terör örgütüyle hiçbir ilişkim olmadığı ve olamayacağı gibi, telefonumda da böyle bir program yoktu. Bunun üzerine gazetemiz bilgi-işlem yöneticisi Yusuf Güler'e giderek telefonumdan imaj almasını istedim. Gerçek bir suçlu böyle mi yapar? Ben kaçmadım, tek delil olan telefonumu da denize atmadım. Tam aksine böyle bir şey olmadığına emin olduğum için kanıt topladım. Bilirkişi Koray Peksayar telefonda ByLock'a rastlanmamıştı dedi. Emniyet raporu da ‘ByLock vardır' diyemiyor. Benim bir ByLock kullanıcısı olmadığım açıktır. Bu nedenle iddianamede belirtilmiş olan ‘Mesajlaşma programını telefonuna yükleyerek sisteme dahil olmuştur' ifadesi yanlış bir ifadedir. Gerçeğe tamamen aykırıdır."

    'AİLEMDEN İNSANLAR FETÖ'NÜN KUMPAS DAVALARINDA YARGILANDILAR'

    "Paylaşımlarım fikir özgürlüğü kapsamında da hiçbir suç içermemektedir. Hiç kimseye hakaret ve tehdit yoktur. Hiçbir grubu övmek ve destek vermek yoktur. Hatta eklerde sunduğum 15 Temmuz'dan çok önceki kimi paylaşımlarımda da ‘FETÖ'cüleri bir terör örgütü olarak gördüğüm açıktır. Gözaltında evimden alınan CD, flaş disk ve bilgisayarda da herhangi suç unsuruna rastlanmamıştır. FETÖ/PDY örgütünden hiç kimseyle irtibatlı olmadığım, onlarla hiçbir organik bağım olmadığı belgelenmiştir. Sonuç olarak benden de ‘FETÖ'cü çıkmaz. O terör örgütünün en çok zararını gören insanlardan da biriyim. Arkadaşlarım ve ailemden insanlar da onların kurdukları kumpas davalarında yargılandılar."

    Etiketler:
    ByLock, Cumhuriyet, Yunus Emre İper, İbrahim Yıldız
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın