20:02 11 Aralık 2017
Ankara0°C
İstanbul+ 15°C
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos

    Erdoğan'ın 65 yıl sonraki Yunanistan ziyaretinde Lozan tartışması

    © AA/ Kayhan Özer
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 211

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunan mevkidaşı Pavlopulos'un düzenlediği basın toplantısına 'Lozan' tartışması damga vurdu. Pavlopulos anlaşmanın gözden geçirilmesine gerek olmadığını söylerken, Erdoğan ise bazı konularda güncellemenin şart olduğuna işaret etti.

    Yunanistan'a 65 yıl sonra gerçekleştirilen en üst düzey ikinci ziyarette Eleutherios Venizelos Havaalanı'nda Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meçhul Asker Anıtı'na çelenk sunduktan sonra Cumhurbaşkanlık Binası'nda mevkidaşı Prokopis Pavlopulos ile bir araya geldi.

    'LOZAN, REFORM EDİLECEK BİR ANLAŞMA DEĞİL'​

    Görüşmenin basına açık ilk bölümünde konuşan Pavlopulos, Erdoğan'ın ziyareti öncesi gündeme getirdiği 'Lozan Anlaşması'nda güncelleme' konusu ile ilgili olarak, "Lozan'ın reform edilecek bir anlaşma olduğuna inanmıyoruz. Tartışılacak bir sözleşme değil" dedi.

    'BU ZİYARETİN AB AÇISINDAN ÖNEME SAHİP OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ'

    Pavlopulos'un açıklamalarından satırbaşları şöyle:

    • Biz Yunanistan olarak Türkiye'yi her zaman AB'de destekleyen bir ülkeyiz. Bu ziyaretinizin AB açısından da çok büyük bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. AB'ye Türkiye'nin tam katılımı, hem Türkiye halkına, Türkiye'ye yararlı bir olgu olacaktır.

    'TÜRKİYE-YUNANİSTAN ARASINDAKİ KÖPRÜ DAHA DA GÜÇLENMELİ'

    • Biz Yunanistan ve Türkiye olarak işbirliği köprüsünü inşa etme aşamasındayız. Ve bu inşa, bu köprü daha da güçlendirilmeli. Bu köprü var olan bir köprüdür, daha da güçlendirilecektir ziyaretiniz sayesinde. Bu hedefe ulaşabilmek için Yunanistan açısından tüm ulusal hukuk noktalarını tam yerinde bir saygı göstererek ulaşabileceğimize inanıyorum. Bu tabi Avrupa müktesebatını da içeren yazılı sözleşmelerle belirlenen ulusal hukuka saygı bu ilişkilerin çok önemli bir hususu olduğuna inanıyorum. Bildiğiniz gibi tarihi bir ziyaret mahiyeti taşıyan başka bir ziyaret Atatürk ve İnönü zamanında yapılmış bir anlaşmadan bahsetmek istiyorum ve bu da hepimizin bildiği gibi Lozan anlaşmasıdır.

    LOZAN ANLAŞMASI TARTIŞMASI

    • Lozan anlaşması iki ulusun ulusal toprakların sınırlarını çizen bir anlaşma teşkil etmektedir. Bu ikili ilişkiler açısından hiçbir boşluk bırakmayan, tamamlanması gerekmeyen muğlak bölge sınırları taşımayan bir anlaşmadır Lozan anlaşması. Bunun tartışılacak, reform edilecek bir sözleşme olduğuna inanmıyoruz. Ve bu anlaşma gereğince iki ülkede de yaşayan azınlıklar çok belirgin bir şekilde dile getirilmiştir. Ve azınlıklar Yunanistan açısından dini azınlık olarak tanınmıştır. Yunanistan'da Müslüman bir azınlık Lozan Anlaşması temelinde Yunanistan'da yaşamaktadır. Ve Yunanistan bu azınlığı bir hukuk devleti olarak tüm haklarını öngörüldüğü şekilde korumaktadır.

    ERDOĞAN: LOZAN'DA HÂLÂ ANLAŞILMAYAN BAZI İNCELİKLER VAR

    Pavlopulos'un ardından söz alan Erdoğan konuşmasına, "Bugün ülkelerimiz adına çok çok önemli bir gün. 65 yıl aradan sonra rahmetli Celal Bayar'ın ziyaretinden sonra ilk defa böyle bir resmi ziyareti gerçekleştiriyoruz. Bunun bana nasip olması sebebiyle de ayrıca mutluyum" diyerek başladı.

    Erdoğan, bazı gerçekleri açık ve net olarak Yunan mevkidaşı Pavlopoulos'un açıklamasında ortaya koyduğunu belirterek, "Ben de açık ve net olarak ortaya koyacağım. Özellikle Lozan konusunda zannediyorum hala anlaşılmayan bazı incelikler var. 94 yıl önce yapılmış bir anlaşma ve bu anlaşma sadece Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmış bir anlaşma değildir" ifadesini kullandı.

    'BEN HUKUK PROFESÖRÜ DEĞİLİM AMA SİYASET HUKUKUNU İYİ BİLİRİM'

    Aleksis Çipras
    © REUTERS/ Alkis Konstantinidis
    Erdoğan, "Ben hukuk profesörü değilim ama siyaset hukukunu iyi bilirim. Siyaset hukukunda da özellikle 'anlaşmaların güncellenmesi' diye bir şart vardır ve bunu da biz yaparız. Yeter ki ülkeler bu konuda mutabık kalsınlar. Bunun dünyada çok örnekleri var. Ben tabii sizler bu konuyu açtığınız için bunlara girdim. Sizler açmasaydınız da Sayın Çipras'ı kabulümde girerdim bu konulara. Sizlere de bu denli zaman ayırmanızdan dolayı teşekkür ediyorum. Biz de çok sıkıntılar yaşadık, onun için sistem değişikliğine gidiyoruz. 2019'da nasip olursa bir sistem değişikliğine gideceğiz. Bu da işte seçim hukuku ile ilgili yanlışlar nedeniyle yeni bir sürece girmenin adımıdır" dedi.

    'BİZ OLMASAYDIK NATO'YA GİREMEZDİNİZ'

    Özellikle askeri konularda sıkıntılar yaşandığını belirten Erdoğan, "Siz NATO'dan çıktınız, tekrar NATO'ya girişinizi biz sağladık. Eğer biz engel olsaydık siz NATO'ya giremezdiniz. Çünkü bir ülkenin muhalefeti NATO'ya girmenizi engelleyebilirdi. Ama biz öyle bakmadık. Biz komşu diye baktık. Bugün de öyle bakıyoruz" diye konuştu.

    Kıbrıs konusunda Yunanistan gibi Türkiye'nin de garantör olduğunu anımsatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

    "Bizzat o final görüşmelerinin içinde oldum. Kofi Annan ile o süreci birlikte yürüttük. Oradaki görüşmeler neticesinde aslında iş çözüme kavuşması gerekirken ne yazık ki orada alınan kararlar uygulamaya girmedi. Kıbrıs'taki Türkler, yapılacak olan referandumda yüzde 60'ın üzerinde 'evet' oyu verdiler ama Güney'de Rumlar tam tersine 'hayır' oyu verdiler. Avrupa Birliği'nin verdiği sözler de yerine gelmedi. Mali noktada vereceği desteklerin hiçbirini uygulamaya sokmadılar. Bugün bile hala bunlar yerine gelmiş değil. Bizler bu noktadaki sadakatimizi aynen sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz şu; Kıbrıs'ta kalıcı, adil bir çözüm bulalım, aynı şeyi Ege'de bulalım. Bunlar, 'Lozan'da şöyle olmuş, böyle olmuş…' Tamam eyvallah ama biz o zaman olması gerekenleri şöyle bir an önce yapalım. Kolay değil, 94 yıl geçti bu arada, 94 yılda birçok şey değişti. Eğer bunlar gözden geçirilirse, birçok şeyin olması gerektiğini inanıyorum ki taraflar da kabul edecektir."

    '65 YIL ARADAN SONRA BÖYLE BİR CESARETİ ORTAYA KOYARAK BURAYA BİR CUMHURBAŞKANI GELİYORSA…'

    Erdoğan, özellikle arzuladıkları konuların başında Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarının haklarının korunmasının geldiğini vurguladı.

    65 yıl aradan sonra Yunanistan'a çok farklı bir heyecan ile geldiklerinin altını çizen Erdoğan, "Batı Trakya'ya, soydaşlarımıza bundan önce yaptığım gibi bir ziyaret yapmayı da arzu ettim ama birileri de maalesef bu ziyareti provoke ediyor. Dağıtılan broşürlerden tutunuz oradaki binaların kapılarına çizilen çeşitli işaretlere varıncaya kadar. Her toplumun içinde artılar, eksiler vardır. O ayrı bir konu ama bunların 65 yıl aradan sonra böyle bir cesareti ortaya koyarak buraya eğer bir cumhurbaşkanı geliyorsa, bunun çok kontrol altında tutulması gerekir diye düşünüyorum. Bu ziyaretimizin, çok daha zengin, barışa yönelik şekilde yürümesi, tarafların özel gayretleriyle, önem arz ediyor. Aramızdaki gerek siyasi gerek askeri, ekonomik, ticari, kültürel, bütün bu ilişkileri yoğunlaştırmamız, güçlendirmemiz lazım" değerlendirmesinde bulundu.

     Erdoğan, iki ülke arasındaki turizm amaçlı seyahat edenlerin sayısının hatırı sayılır şekilde yükseldiğini dile getirdi.

    Ülkeler arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi'ni güçlendirerek devam ettirmeleri gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak arzum şudur. Biz bardağın boş tarafıyla uğraşmayalım, bardağın dolu tarafına bakalım ve münasebetlerimizi güçlendirelim. Bu ziyaretimizin de inanıyorum ki 65 yılı bir kenara koyup artık ileriye bakacak bir ziyaret olması temennisindeyim" dedi.

    Etiketler:
    Prokopis Pavlopulos, Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın