16:50 21 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    Pervin Buldan

    Buldan'dan 'Kürtlerin bana oy vermeyeceği şehir efsanesi' diyen Akşener'e: Başta ben, tek bir Kürdün oyunu alamaz

    © AA / Nurten Aslan
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Türkiye erken seçime gidiyor (753)
    0 518

    HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, İYİ Parti lideri ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener'in "Benimle ilgili Kürtlerin oy vermeyeceği iddiası şehir efsanesi" sözlerine yanıt veren Buldan, "Bu bir şehir efsanesi değil, gerçek. Ben başta olmak üzere Sayın Akşener'e hiçbir Kürt'ün oy vermeyeceğini bugünden ifade etmek isterim" ifadesini kullandı.

    24 Haziran seçimlerinin öne çıkan tartışmalarından biri HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğu oldu. Cumhurbaşkanı adaylarından ilk olarak Muharrem İnce, ardından Temel Karamollaoğlu, en son da Meral Akşener, Demirtaş'ın eşit rekabet koşullarında yarışa katılması gerektiğini belirtip serbest bırakılması çağrısı yaptı.

    HDP Eş Başkanı Pervin Buldan bu çağrıları, 'Kürt halkının oylarını almaya dönük seçim vaadi' olarak nitelendirdi.

    Liderleri, inandırıcı olmak istiyorlarsa 7 Haziran sonrasında yaşananlara dair özeleştiriye davet eden Buldan, Akşener'in, "Benimle ilgili Kürtlerin oy vermeyeceği iddiası şehir efsanesi" sözlerine de yanıt verdi. Buldan, "Bu bir şehir efsanesi değil, gerçek. Başta ben olmak üzere Sayın Akşener'e hiçbir Kürt'ün oy vermeyeceğini bugünden ifade etmek isterim" diye konuştu.

    Gazete DuvaR'dan Nergis Demirkaya'nın sorularını yanıtlayan Buldan özetle şunları söyledi:

    'KÜRT OYLARINI KİMSE ÇANTADA KEKLİK GÖRMESİN'

    Önce İnce, Karamollaoğlu, en son da Akşener, "Demirtaş'ın aday olmasında engel yok, böyle bir durumda eşit şartlarda rekabet olmalı" yönünde açıklamalar yaptı. Yine anadile saygı vurguları var. Bu çağrıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Her seçim döneminde sadece Kürt halkının oylarını almak üzere yapılan bir seçim vaadi olarak görüyorum. Kürtlerin yaşadığı sorunların, acıların, ödediği bedellerin hiçbir şekilde farkına varmayan bir anlayışın seçim vaadi olarak Kürtlere sunulmasını da çok doğru bulmuyoruz. Kürtler acı yaşadığı zaman bu tür açıklamalar neden yapılmıyor? Kürt halkının temsilcileri tutuklandığı zaman, milletvekilleri Meclis'te patır patır düşürüldüğünde bu açıklamalar neden yapılmıyor? Kürt halkının temsilci olarak seçtiği insanlar parlamentodan atılırken ne Karamollaoğlu ne de Akşener'in böyle bir açıklamasına tanık olmadık. O nedenle bu vaatler bize çok inandırıcı gelmiyor. Biraz tutarlılık gerek. Kimse Kürt halkının oylarını çantada keklik olarak görmemeli. Kürt halkı kendi kararını verecektir. Yaşananları biliyor, bunlar üzerinden vicdani bir muhasebe yapacaktır.

    Bu açıklamaların inandırıcı, samimi olması için ne söylenmeli, ne yapılmalı? Nasıl yeni bir adım atılabilir?

    Örneğin, geçmişte yapılanlarla ilgili özeleştiri ifade edilebilir. 7 Haziran'dan bu yana devam eden süreçte Kürtler büyük acılar yaşadı. Başta sokağa çıkma yasakları olmak üzere yakılan, yıkılan kentlerde katledilen insanlar oldu. Bunlarla ilgili bir kelime bir cümle edebilecekler mi buna bakarız elbette. Ancak şu anda bir inandırıcılıkları olmadığını, yapılan açıklamaların samimi olmadığını söylemek isterim.

    'AKŞENER KÜRT HALKINDAN BİR TANE OY ALAMAYACAK'

    Akşener, Kürtlerden oy alamayacağı yönündeki yorumların şehir efsanesi olduğunu söyledi. Akşener Kürtlerden oy alabilir mi?

    Bu bir şehir efsanesi değil, bu bir gerçek, bu bir realite. Akşener'in İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde binlerce insan sokaklarda katledildi, kafalarına kurşunlar sıkıldı. İnsanlar kaçırıldı, kaybedildi. O dönemde yaşanan cinayetler, katliamlar Kürt halkının zihninde ve beyninde asla silinmeyecek bir gerçekliğe sahiptir. Sayın Akşener'in bu anlamda Kürt halkından bir tane bile oy almayacağını kesinlikle ifade etmek isterim. Akşener, bir oy alsın, çıkarsın önümüze "Şu Kürt'ten oy aldım" desin. Bu asla olmayacak.

    Akşener, bölgede yaptığı çalışmalar için 'elim hiç havada kalmadı' dedi.

    Kürt halkı hatırşinas bir halktır. Kimsenin elini havada bırakmaz. Elini tutar ama elini tutarken geçmişini hatırlayarak tutar. Akşener o eli tutanın hangi mesajı verdiğini tuttuğu elin gözünün içine bakarak anlayabilir. Muhtemelen gözlerinin içine bakmadan o elleri tutmuştur. Ben açık yüreklilikle, başta kendim olmak üzere Sayın Akşener'e hiçbir Kürt'ün oy vermeyeceğini bugünden ifade etmek isterim.

    Seçim sonuçlarında Kürt oyları belirleyici olacak yorumları yapılıyor. Sizce de öyle mi?

    Ben Kürtlerin "anahtar" ya da "kilit" olarak değerlendirilmesini çok doğru bulmuyorum ama Kürt halkının seçimin belirleyicisi olduğuna gerçekten inanıyorum. Bu seçimin sonucunu HDP belirleyecek. 6 milyon insanın oy verdiği parlamentonun 3. büyük partisi HDP'nin daha yüksek oranda oy alacağı inancıyla bunu söylüyorum. Birinci turda Sayın Selahattin Demirtaş'ın özellikle çok yüksek oyla bu seçimden çıkacağını biliyoruz.

    'İKİNCİ TURDA DEMİRTAŞ SÜRPRİZİNE HAZIR OLUN'

    Seçimin ikinci tura kalması durumunda tavrınız ne olacak?

    Biz ikinci turu tartışmıyoruz. Çünkü ikinci tura da Sayın Selahattin Demirtaş'ın çıkacağına inanıyoruz. Bu inançla çalışmaları yürüteceğiz. Bu kararlıkla seçimlere sarılacağız. Hem Demirtaş etrafında kenetlenmek hem de HDP'nin oylarını büyütmek, güçlü bir temsiliyet ile parlamentoda yer almak için kampanya başlattık. Birinci turda da ikinci turda da Demirtaş'ın yüksek bir oranla büyük bir sürpriz yapacağına inanıyoruz. Bugün ikinci tura Erdoğan ve İnce'nin kalacağı değerlendirmeleri var ama bence bu sürprize herkes hazır olsun. Bu sürprizle karşılaştığımız zaman onlara gidip, "Demirtaş'ı mı, Erdoğan'ı mı tercih edeceksiniz" diye soracağız. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi şimdiden bunu tartışıp düşünmeye başlarsa iyi olur.

    'KÜRT HALKI AKP'YE VERDİĞİ DESTEĞİ GERİ ÇEKECEK'

    İktidar kanadından Kürt oylarını artırmak için yeni bir açılım yapılacağı beklentiniz var mı?

    Kürt meselesine dair AKP'nin yaklaşımı ortada. 7 Haziran'dan sonra yaşananlar Kürtler açısından bir kırılma noktasıdır. Sokağa çıkma yasaklarından seçilmiş milletvekillerinin tutuklanmasına, Irak ve Suriye meselesinden, Afrin-Kerkük meselesine Kürt halkı üzerinde büyük etkiler yaratan gelişmeler yaşandı. Tekrarlıyorum, Kürtlerin oyu çantada keklik olarak görülmemeli. Kürt halkı AKP'ye verdiği desteği ciddi anlamda geri çekecektir. Verilecek vaatlerin, söylenecek sözlerin çok düşünülüp tartılıp öyle söylenmesi gerek. Kürtler vicdani bir sorgulama içine girecek, hangi noktada kime destek vermesi gerektiğini de ciddi anlamda ortaya koyacak. 24 Haziran seçimleri çok kritik. İlk defa başkanlık sistemi hayata geçecek. İnsanlar ya tek adama "evet" diyecek ya da "biz çoğulculuğu savunuyoruz, demokratik parlamenter sistemi savunuyoruz ve Türkiye halkları toplumunun barış içinde kardeşçe özgürce yaşayabileceği yeni bir Türkiye istiyoruz" diyecek. Demokrasiden, barıştan, özgürlüklerden yana olan herkes vereceği kararla Türkiye'nin geleceğini kurtaracaktır. Saray'dan yönetilen, bir kişinin ağzından çıkan KHK'lar, OHAL düzeninde yaşanan bir dönemi asla bir daha tercih etmeyecektir.

    Konu:
    Türkiye erken seçime gidiyor (753)

    İlgili konular:

    Perinçek'in HDP çıkışı, Vatan Partisi'nde istifaları tetikledi: Yüzde 1 oyun var, 6 milyon oy almış partiyi kapatma lüksün yok
    MAK Danışmanlık: Birinci turda HDP'nin performansı belirleyici olacak
    Etiketler:
    oy, Kürtler, Saadet Partisi, İYİ Parti, CHP, AK Parti, HDP, Selahattin Demirtaş, Temel Karamollaoğlu, Muharrem İnce, Meral Akşener, Pervin Buldan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın