08:48 11 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan: Türk üniversiteleri tarihlerinin en özgür, en güçlü dönemini yaşıyor

    © AA / Halil Sağırkaya
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 837

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erciyes Üniversitesi'nde konuştu. Erdoğan üniversitelerin özgürlüklerine vurgu yaptığı konuşmasında, "Türk üniversiteleri tarihlerinin en özgür, en güçlü dönemini yaşıyor" dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erciyes Üniversitesi Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı. Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite öğrencilerine, akademik ve idari personeline yeni akademik yılda başarılar diledi.

    'ÜNİVERSİTELERİN ÖNCÜLÜK ETMEDİĞİ KALKINMA HAMLESİ HEDEFİNE ULAŞAMAZ'

    Erciyes Üniversitesinin de bu süreçte şehrin ekonomik, ticari ve kültürel hayatının gelişmesi için her türlü katkıyı vereceğine inandığını vurgulayan Erdoğan, "Şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz; üniversitelerin destek olmadığı, öncülük etmediği bir kalkınma hamlesinin hedefine ulaşması mümkün değildir. Halktan kopuk, şehrinden kopuk, ülkenin ve milletin dertlerinden kopuk bir üniversitenin ne kendisine ne de memlekete bir faydası olur" diye konuştu.

    'ÜNİVERSİTELERİN STANDARTLARINDA PEK ÇOK BAŞARIYA İMZA ATTIK'

    Ülke olarak son 16 yılda çok büyük bir dönüşüm yaşadıklarını, bu dönüşümün sadece ekonomide, yatırımlarda, demokrasi ve siyasi temsilde değil üniversitelerin standartlarında da pek çok başarıya imza attıklarını dile getiren Erdoğan, "Son 16 yıldaki değişim sadece üniversite, öğretim görevlisi veya öğrenci sayılarında gerçekleşmemiştir. Elbette bu alanlarda cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanlardan kat be kat fazlasını 2002'den bu yana hayata geçirdik." diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 76 üniversiteden aldıkları üniversite sayısını, 206'ya çıkardıklarını, 2002 yılında 2,5 katrilyon lira olan yüksek öğretim bütçesini 2018 yılında yaklaşık 28 katrilyon liraya yükselttiklerini, 2002'de 494 olan meslek yüksek okulu sayısını 996'ya, 171 olan yüksek okul sayısını 464'e taşıdıklarını dile getirdi.

    '3 MİLYON ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE SAHİP OLDUKLARINI SÖYLEYEN MERKEL'E BİZİMKİ YAKLAŞIK 8 MİLYON DEDİM'

    Üniversite öğrencisi sayısını 1 milyon 656 bin 18'den bugün 7 milyon 616 bine ulaştırdıklarına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Geçenlerde Almanya seyahatimde sordum, Şansölye bana şunu söyledi, 'yaklaşık 3 milyon üniversite öğrencimiz var' dedi. Bizim işte sayı bakın ortada, neredeyiz, bizimki de yaklaşık 8 milyon. Belki keyfiyet kemmiyet meselesi, tartışılabilir, ayrı bir konu. Yani bugün keyfiyette iyi değilsek bile yarın inanıyorum ki keyfiyette de biz onları yakalayacak ve aşacağız. Bunu kimlerle yapacağız? Hocalarımızla yapacağız. Onun için bizim güzel bir sözümüz var, 'eser müessiriyle değerlidir.' Onun için hocalarımız da kendi değerlerini, eserleri olan öğrencileriyle yükseltecektir. Bu konuda kendilerine büyük görev düşüyor."

    'OCAK AYINDAN İTİBAREN LİSANS BURSU 500 TL'

    Erdoğan, 16 yıl önce burs/kredi olarak ayda 45 lira verildiğini hatırlatarak, ocak ayından itibaren lisans öğrencisine 500, yüksek lisans öğrencilerine bin, doktora öğrencilerine bin 500 lira burs/kredi vermeye başlayacaklarını söyledi. Bu yıl karşılıksız burs verilen öğrenci sayısının 150 bini bulduğunu kaydeden Erdoğan, 2002'de günlük 50 kuruş olan yurtlarda kalan öğrencilerin yemek yardımını toplamda günlük 12,5 liraya çıkardıklarını vurguladı.

    'ÖZGÜRLÜĞÜN MERKEZİ OLMASI GEREKEN ÜNİVERSİTELER YASAKLARLA GÜNDEME GELİYORDU'

    Asıl büyük değişimin üniversitelerin rolünde ve konumunda yaşandığına dikkati çeken Erdoğan, "Uzun yıllar ülkemizde üniversiteler ya öğrenci olaylarıyla ya da ideolojik dayatmalarla anılageldi. Özgürlüğün ve bilimsel düşüncenin merkezi olması gereken kurumlar, daha çok yasaklarla, çatışmalarla, ikna odalarıyla veya kapılarında gözyaşı döken başörtülü kızlarımızla gündeme geliyordu." diye konuştu. Öğrenciliğinin sağ sol çatışmalarının birçok üniversiteyi esir aldığı kasvetli bir döneme denk geldiğini anlatan Erdoğan, aynı şehirden gelen, aynı mahallede senelerce birlikte oynamış gençlerin siyasi kamplaşmanın kurbanı olduğunu aktardı.

    'ÖĞRENCİYE ÜNİVERSİTEYİ ARATMADIK, AYAĞINA GÖTÜRDÜK'

    "Biz öğrenciye üniversiteyi aratmadık, üniversiteyi öğrencinin ayağına götürdük." diyen Erdoğan, en büyük başarılarının bu olduğunu söyledi. "Hakkari'deki bir gencin Ankara'ya, İstanbul'a geldiğinde kalabileceği bir yer var mı?" endişesini ortadan kaldırdıklarını belirten Erdoğan, Hakkari, Kars, Ağrı, Şırnak'a üniversite kurduklarını anlattı.

    'BUNLARI GÖRMEMEK ÇOK BÜYÜK NANKÖRLÜK OLUR'

    Türkiye'nin 81 vilayetinde üniversitelerin olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Herhalde bunları görmemek çok büyük nankörlük olur. 1980'de Türkiye'yi darbe ortamına sürüklemenin hesabını yapanlar, bu planlarını hayata geçirmek için 27 Mayıs öncesinde olduğu gibi olayların fitilini yine kampüslerden ateşlediler. Besledikleri veya kandırdıkları provokatörler aracılığıyla üniversite gençlerini birbirine düşürdüler. Ellerinde her türlü imkan bulunduğu halde sokakları sakinleştirmek yerine kışkırtmayı yeğlediler. Olaylara müdahale etmek yerine aylarca kendi ifadeleriyle darbe şartlarının olgunlaşmasını beklediler. Darbe sonrasında da adaleti yine kendi ifadeleriyle bir sağdan bir soldan asarak sağlayacaklarını düşündüler. Böylece milletin vicdanında çok uzun yıllar kapanmayacak yaralar açtılar."

    '1960 DARBESİ KAPKARA BİR LEKE'

    1980 öncesinde sahnelenen bu oyunun ilk kez yaşanmadığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'de daha sonra her 10 yılda bir tekrarlanacak antidemokratik müdahale kapısını açan 27 Mayıs 1960 darbesi olduğunu vurguladı. Bu darbenin siyasi tarihe kapkara bir leke olarak kazındığını dile getiren Erdoğan, 12 Eylül darbesiyle 27 Mayıs darbesi arasında önemli benzerlikler bulunduğuna dikkati çekti.

    'SÖZDE AKADEMİSYENLER YÖNETİCİ OLDUKLARI ÜNİVERSİTELERİ NAZİ KAMPLARINA ÇEVİRDİ'

    Erdoğan, 27 Mayıs öncesinde bir taraftan bunlar yaşanırken diğer taraftan kimi üniversitelerin  darbeyi meşrulaştırmak için adeta seferberlik ilan ettiklerini anlatarak, şöyle dedi: "1960 darbesiyle başlayan bu kötü gelenek, ne yazık ki hem 12 Mart muhtırasında hem 12 Eylül darbesinde hem de 28 Şubat müdahalesinde birçok üniversitemiz tarafından sürdürülmüştür. Özellikle 28 Şubat döneminde mevcut hükümeti devirmek için oluşturulan beşli çeteye, daha sonra ana muhalefet partisinin de milletvekilliğini yapmış olan kimi profesörlerin verdikleri destek hiçbir zaman unutulmayacaktır. Bu sözde akademisyenler, sadece darbe çığırtkanlarına destek vermekle kalmamış kendileri yönetici oldukları üniversiteleri adeta Nazi kamplarına çevirmişlerdir."

    'UZAYA FÜZE GÖNDERDİNİZ DE BAŞÖRTÜSÜNE Mİ TAKILDI?'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite girişlerine kurulan ikna odaları, kılık kıyafetinden dolayı kapı dışarı edilen öğrencilerin, dereceye girip ödül almaya hak kazandığı halde ağzı kapatılarak sahneden indirilen genç kızların görüntülerinin o dönemin utanç sahneleri olarak hafızalara kazandığını söyledi. Birincilikle okulunu bitiren bir kıza diplomasının verilmemesine ilişkin Erdoğan, "Bu yenilir yutulur bir iş mi? Bu katlanılır bir iş mi? Neymiş, başında başörtüsü varmış. İşte bu millet, bunları affetmedi ve affetmeyecek. Siz, uzaya füze gönderdiniz de başörtüsüne mi takıldı? Bu nasıl bir yaklaşımdır?" sözlerine yer verdi.

    'MESLEĞİNİN ONURUNU KORUYAN AKADEMİSYENLERİMİZ ÜZERİNDE AĞIR BİR TRAVMA BIRAKTI'

    Okulunda birinci olan bir kızın tekme tokat sahneden indirilmesini bir baba olarak kabullenmesinin mümkün olmadığını, aynı şeyleri annelerin de yaşadığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Buradaki hocalarımızın o sıkıntılı dönemlere ya öğrenci ya da genç bir akademisyen olarak yakinen şahit olduklarını düşünüyorum. Türkiye'nin son 16 yılda bu kara günlerin izini silmesini demokrasimiz adına çok önemli görüyorum. Hem mesleğinin onurunu koruyan akademisyenlerimiz hem de üniversite kapılarında gözyaşı döken evlatlarımız üzerinde ağır bir travma bırakan o günler hamdolsun artık tarihe karışmıştır."

    Erdoğan, şunları dile getirdi:

    'SİZİN ÜLKE MÜSLÜMAN DEĞİL Mİ DEDİLER'

    — Benim kızım ülkemde başörtülü olarak okuyamayacak, ABD'de başörtülü olarak okuyabilecek. Bu ne büyük çelişkidir? Bana diğer ülkelerin liderleri, 'Niçin senin kızın burada?' dediklerinde 'Başörtüsünden dolayı benim ülkemde okuyamadı.' dediğimde bana o liderler, 'Nasıl olur?' diye sordular. 'Maalesef böyle.' dedim. 'Sizin ülke Müslüman değil mi?' dediler, 'Halkı Müslüman.' dedim. Başka bir şey diyemedim.

    — Üniversiteleri bilim ve araştırma yerine vesayetin ideoloji üretim merkezleri olarak gören zihniyeti hep birlikte çöpe attık. Türkiye son 16 yılda sadece ekonomide, eğitimde, sağlıkta, altyapıda, üst yapıda değil aynı zamanda üniversitelerimizin özgürleşmesinde de büyük bir devrime imza atmıştır. Açık ve net ifade ediyorum, nasıl şafağın ışıkları gecenin karanlığına alışmış gözleri kamaştırırsa yeni Türkiye'nin aydınlığı da bu karanlık dönemlerden nemalanan çevreleri rahatsız ediyor.

    — Türk üniversiteleri tarihlerinin en özgür, en güçlü dönemini yaşıyor.

    — Terör propagandası yapmak fikir ve düşünce özgürlüğü anlamına gelmez.

    — Biz üniversitelerde tep tipçiliğe karşıyız. Türkiye'nin tüm renkleri üniversitelerde olmalıdır.

     

    İlgili konular:

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP'nin İş Bankası hisselerini inşallah Hazine'ye devredeceğiz
    Erdoğan: Üzerinde en çok durulacak hususlardan birisi yargı bağımsızlığı
    Erdoğan'dan Menbiç açıklaması: '90 günde burayı terk edeceğiz' dediler, terk etmediler, gereği yapılacak
    Etiketler:
    Erciyes Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın