11:10 18 Haziran 2019
Canlı Yayın
    Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan'dan S-400 açıklaması: Bu taarruz sistemi değil savunma sistemi

    DHA
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    31 Mart yerel seçimleri (1480)
    0 2354

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV canlı yayınında konuştu. ABD ile S-400 gerginliğine dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Kusura bakmayın biz bu anlaşmaları yaptık, bitti bu iş. S-400 taarruz sistemi değil, savunma sistemi. Stoltenberg ile yaptığım görüşmelerde o da bizi bu konuda haklı buluyor" dedi.

    Erdoğan'ın Seda Öğretir ve Ahmed Arpat'ın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    Geriye dönüp baktığınızda 65 yılın manzarasında en önemli belirleyiciler neler var?

    — İmam Hatip’te okurken Camialtı’nda başladım. Oradan İETT’de devam ettim. Orada 7 yıl kadar devam ettim. Malum bir darbe girişimi filan olduktan sonra oradan ayrılıp özel sektöre geçtim. Tabi bir taraftan ekmek mücadelesi bir taraftan siyasi mücadelemiz devam ediyor. Artık çocuklar ailemin en büyük zenginlikleri olarak geldiler. 4 tane rabbim bizlere evlat nasip etti. Bir taraftan yavrularımızı eşimle en iyi şekilde büyütelim mücadelesi verdik bir yandan ekmek mücadelesi ve siyasi mücadele.

    — Siyasi mücadelede benim Beyoğlu seçimlerim var ki onun unutulması mümkün değil. Orada da maalesef sayım tutanaklarının birleştirilmesinde bir oyun oynandı ve birleştirme zaptında rakamlar üzerinde bir rakamı silsen bakıyorsun sayı binler olarak düşüyor. Bunu biz gözlerimizle de yakaladık.

    'MEŞRU OLMAYAN ŞEYLER YAPTILAR, ALKOL ALDILAR FİLAN'

    - O zaman ilçe seçim kurulu bunları getirdik ama tabi dinlemedi. Hatta baktım okulun üst katında maalesef masa kurulmuş orada da meşru olmayan şeyler yapılıyor, alkol alıyorlar filan. O halleriyle gelip orada bir taraftan da seçimi yönetmeye kalkıyorlardı. Ben tabi, ‘Siz bu alkolik halinizle mi burada adil bir seçim yöneteceksin’ filan dedim ayrımdım oradan. Bundan dolayı da bize hemen tabi dava açılma yoluna gittiler. Tutuklama kararı çıktı bir hafta da bundan doları cezaevinde yattık. Bayrampaşa’da. Daha sonra çıktık ve sonraki süreçte kararlı şekilde devam etti. Hepsi bize ibret meselesiydi.

    — 89 Beyoğlu seçimlerindeki bu durumlar bize 94’te İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını getirdi. O yolda benimle beraber olup artık ebediyete uğurladığımız dava arkadaşlarım ki benim yanımda onların çok çok istisna yerleri vardı. Allah onlara rahmet etsin. Geceleri geç saatlere kadar benimle beraber sokak sokak cadde cadde dolaşırlardı. Ama şu anda onlar tabi hayatta değil. 94 belediye başkanlığı, 99 hapishane yılları, ondan sonra 2007 malum 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz’da FETÖ takımının darbe girişimleri.

    - Bu darbe girişiminde tabi millet verdiğimiz mesaj karşısında on binler meydanlara dökülünce bu tabi çok çok farklı bir süreç oldu. İlginç olanı tabi biz Marmaris’ten Atatürk Havalimanı’na indiğimizde orada on binlerin bizi karşılaması 00.15 biz oradayız. Meğerse 23.15’te bay Kemal oradan gelip Bakırköy belediyesine geçmiş tankların arasından. Bize durumu orada söyleyince bir tabi güldük sadece. 16 saat sonra darbe püskürtüldü ve biz 16 saati oradan yönettik. Şimdi bu darbe girişiminde bulunanların hepsi nerede varsa silahlı kuvvetlerin, polis teşkilatının içinde diğer kademelerde olanlara karşı hukuk standartları içinde ne yapılması gerekiyorsa yapılıyor ve yapılacak.

    'BEN EN BÜYÜK ZEVKİ MEYDANLARDA ALIYORUM'

    Seçim meydanlarından yansıyanlara baktığınızda halkın seçime yaklaşımı nasıl?

    — Çalışırsanız olacak. Çalışmadan halkımızla birlikte o dili kullanmadıktan sonra hele hele gönül dilini kurmadıktan sonra mümkün değil. Bazıları diyor ki artık televizyonlarla, sosyal medya ile oluyor. Hepsinin bu işte payı var. Ama meydanlar daha farklı. Ben en büyük zevki meydanlarda alıyorum. Halkımın da bu noktadaki inancını, yaşamını görüyorum. Gerek Giresun’da gerek Erzincan’da resmi rakamlar 30 bin civarındaydı. Eğer bu soğuğa rağmen insanlar oraya geliyorsa burada bir incelik var. Demek ki liderini özlüyor, mesajları almak için oraya geliyor. Köyünden çıkıp gelenler var oraya. Biz bu mesajları ona verdiğimiz zaman o da akrabasına eşine dostuna ulaştıracak. Onun için meydanlarda bu buluşmalarımız onlara bu heyecanı verirken onların şu anda kalan 32 gün içerisinde çalışmalarını sürdürmeleri bakımından önem arz ediyor. İnşallah bu çalışmalarımızın neticesini de alacağız 31 Mart akşamı.

    'PUTİN DOĞUM GÜNÜM İÇİN ARADI'

    - Yurt dışı görüşmelerimiz var bunun yanında. Bugün mesela sizler gibi İlham Aliyev kardeşim doğum ile ilgili olarak aradı. Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirzayev doğum günüm için aradı. Ardından sayın Putin yine doğum yıldönümü için aradı. Onlarla da bu görüşmelerimizi yaparken ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkileri de az da olsa görüşme imkanımız oluyor. Yarın yine aynı şekilde kutlamak için arayacak liderler var. Ayrıca yarın resmi ziyaret için Çad devlet başkanı geliyor. Onun neticesinde burada kanaat önderleriyle büyük bir toplantı yapacağız. Durmak yok yola devam.

    31 Mart için hazırlanan diğer parti liderleri henüz sahaya inmedi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

    'MEVKİ VERİLİRKEN HER ŞEY İYİ GÜZEL, VERİLMEDİĞİ ZAMAN DA HER ŞEY KÖTÜ OLMAZ'

    — Herhalde onlarda kendilerini bu şekilde hazırlıyorlar. Kendilerine olan güvenleri pek araziye çıkmalarını gerektirmiyor ya da kendi partilerinin içindeki birçok sıkıntıları aşamamış olabilirler. Bazı yerlerde biliyorsunuz adaylıkları iptal edilenler var. Onun için o süreci takip etmek durumunda olanlar var. Biz tabi kılı kırk yararak bugünlere geldik. Benim partim içinde böyle bir sıkıntı söz konusu değil. Yani seçim zamanlarında gönlü kırılanlar olmuyor değil. Birde bir siyasi partide sizlere makam verilirken mevki verilirken her şey iyi güzel, verilmediği zamanda her şey kötü olmaz.

    'DAHA ÖNCE PARTİ KURANLAR OLDU, AKIBETLERİ BELLİ'

    - Siyasette önce bir dava adamı olma anlayışı çok önemli. Olamıyorsanız zaten sizinle bir yere gidilmez. Biz bu seçimlerde bütün teşkilatım ki şu anda Türkiye’de sayısal olarak en fazla üye sahibi olan parti biziz. Şu anda 10 milyonun üzerinde üyemiz var. Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları. Örgütlenme ağımız çok geniş. Bizim şu anda Cumhur İttifakı olarak bir hamlemiz var. Bu konuda da sayın Bahçeli iel irtibatlarımızı sıkı tutuyoruz. O da sağolsun bugün doğum yıldönümü ile ilgili kutladılar. Bu bizim ne denli bir dayanışma içinde olduğumuzu gösteriyor. Cumhur İttifakı bir sıkıntı olmadan yoluna devam ediyor.

    En baştan beri anketleri önemseyen bir lidersiniz. Neden güveninizi kaybettiğinizi sormak istiyorum?

    'ANKETLERDE MANİPÜLASYONLAR VAR'

    - Anketlerde ciddi manada manipülasyonlar var. 89’da Beyoğlu’nda belediye başkanı adayı olduğum zaman bir anket ekibi kurmuştum. O zaman pek anket olayı yaygın değildi. Hakikaten an ve an takip ederdim. Daha sonrada bu şekilde devam etti. Gerçekten başarılı bir şekilde anket çalışması yapan parti olduk. Ama son dönemde bakıyorsunuz ki, biz en az 3 anket firması ile çalışırız, neticeler birbirini tutmuyor. Biz bu seçimde daha farklı bir yöntem kurduk. Marka şirketlerden çalışmaktan çok adı sanı duyulmamış şekilde bu çalışmamızı yürütüyoruz. Marka da var. Birini diğeriyle check ederken açık ara tutarsızlık görüyoruz. O zaman diyoruz, 'Sen işine bak'. Biz de kendi işimize bakıyoruz. Bu şekilde yürümenin onun için işte meydanların dili dediğim konu, meydanlar benim için en büyük anket şu anda. Arkadaşlarımızla da bunun değerlendirmelerini yapıyoruz. En büyük anket 31 Mart. Şaşmayacak bir anket var. Halkıma güveniyorum, Rabbime güveniyorum.

    31 Mart bir beka seçimi midir?

    - Geçenlerde de bana bir yerde soruldu bu soru. Demokrasi bu noktada bizim sistem olarak uygulama alanımızı oluşturuyor. Beka sorununu biz sadece genel seçimlerde değerlendirip ele alamayız. Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur. Bizim şu anda yereldeki beka sorunumuzun neticesi 31 Mart’tır. Onu hafife alamayız. Birileri onu sulandırarak bizim beka sorunu diye baktığımız ülkemizin geleceğine yönelik örneğin Güneydoğu’da Doğu’da Suriye sınırlarında YPG-PYD bütün bunlarla verdiğimiz mücadele bir beka sorunuyla alakalı değil midir?

    — Suriye sınırımız boyunca yuvalanan YPG-PKK tehlikesini görmezden geliyorlar, 15 Temmuz’da yaşananları bunlar ya unuttular veya unutturmak istiyorlar. Biz bu oyuna gelmeyiz. Güneydoğu’daki şehirlerimizde PKK’lıların kazdığı çukurları nereye acaba saklayacaksınız. Biz kayyumlarla bir mücadele verdik sağolsun kayyumların verdiği mücadele gönderilen paralar yerlerini buldu bu çukurlardan Diyarbakır'ımız kurtuldu. Şimdi Ankara’nın İstanbul’un o güzel yerlerinden ayırt edemezsiniz. Suriçi, Dicle boyu yeşil alanlar vesaire. Aynı şey Şırnak’ta aynı şey Hakkari’de Van’da.

    'UZAKTAN KUMANDALI'

    - Bütün bu atılan adımlar bu terör örgütünün temsilcisi olan belediyelerle yapılmadı. Eğer bu kayyumlar olmasaydı oralarda insanca yaşama erdemine benim Kürt kardeşlerim ulaşamayacaktı. Ama şu anda ne hayatmış, böyle de olabiliyormuş bunu görmeye başladılar. Şimdi bunlar uzaktan kumandalı şekilde benim Kürt kardeşlerimi tehdit edecek.

    — Bakıyorsunuz çıkmış televizyonda konuşuyor, Güneydoğu’da doğu aynı şekilde filanca parti ama batıda AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni biz yok edeceğiz vesaire. Bunu diyen kişi aynı zamanda da eş başkan. Bir de Kürdistan’dan bahsediyor. Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Zaten kendisi ile ilgili soruşturma açıldı ve suç duyurusu yapıldı. Sen nasıl olur benim ülkemi bölersin. Eğer Kürdistan aşkın varsa Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var buyur oraya git.

    Recep Tayyip Erdoğan
    © AA / Cumhurbaşkanlığı / Cem Öksüz
    - Ama bizim ülkemizde Güneydoğu Anadolu bölgemiz var, Doğu Anadolu bölgemiz var, Karadeniz'imiz var Akdeniz'imiz var, Ege var, Marmara var. Her taraf Anadolu toprağıdır. Avrupa toprağı olarak belli bir bölgemiz vardır. Sizin bu ülkeyi bölmeye parçalamaya hakkınız yok. Çukurlar açtınız bizde bizi sizi çukurlara göndük. Cudi’ye, Gabar’a bunun için girdik. Hatta hatta Kandil’e bunun için girdik. YPG, PYD, FETO hepsi DEAŞ bunları yapmak istediler bu ülkede.

    — Ama biz rehavete kapılamayız. Bundan sonrada bunu yapma hevesinde olabilirler. Bizde bütün tedbirlerimizi alarak mücadelemizi yürütüyoruz. Bu sabah 7 terörist biliyorsunuz yakalandı. Bu emniyetimizin içişleri bakanlığımızın ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Bundan sonrada aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.

    Ankara, İstanbul ve İzmir’de seçim yarışı nasıl gidiyor, adaylarınızın performansından memnun musunuz?

    — Ankara’da bir defa çok deneyimli bir adayımız var. Kenarda köşede görev yapmış birisi değil. Kayseri gibi bir şehir teslim aldığı zaman çok farklıydı ama 5 dönem Kayseri’de büyükşehir belediye başkanlığı yaptı. Ardından milletvekili olarak geldi. Mehmet Bey’i daha sonra Çevre Şehircilik Bakanlığı’na getirdim. Çevre Şehircilik Bakanlığı da biliyorsunuz en geniş anlamda belediyecilik sayılır. O görevden sonra da kendisini Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’na getirdim. Ankara gibi bir şehre başkente çok donanımlı bir ismin olması gerekiyordu. Bu yönde de biz seçici üslupla arkadaşlarımızla konuştuk ve Mehmet Özhaseki arkadaşımız yakışır dedik. Deneyimiyle, tecrübesiyle, bütün konulara vukufiyetiyle siyasi yönde gençlikten bu yana siyasi mücadelelerin içinde bulunmuş bir arkadaşımızdır o da.

    - Biz Ankara'mızı devraldığımız süreçten bu yana geldiği bir konum var. Bundan sonraki süreçte de daha ileriye götürecek olan isim Özhaseki olacaktır. Tabi Mehmet beyin bu görevi süresi içerisinde kampanyayı hızlı şekilde sürdürüyor. Her geçen gün daha iyi bir noktaya geliyor. Şu anda da yaptığımız incelemelerde öne çıkmış vaziyette. İnanıyorum ki seçim yaklaştıkça bu işe ağırlığını koymuş vaziyette. Ben de burada yaptığım ilçe mitinglerinde bunu gördüm. İnşallah daha iyi olacak diye düşünüyorum. İstanbul’da malum Binali Yıldırım Bey var. Bu emaneti biz Cumhuriyet Halk Partisi’nden aldık. Çöp, çukur, çamur, yalan, yasak, yoksulluk bunlardan aldım.

    — Bizden sonra ara dönemler oldu yine bizim arkadaşlarımız ama şimdi de Binali Bey Türkiye’de en uzun dönem ulaştırma bakanlığı yapan arkadaşımızdır. Arkasından başbakanlık dönemi oldu, sonrasında Meclis Başkanlığı dönemi oldu. Gerek ulusal bazda gerek uluslararası bazda Binali Bey’in deneyimi tecrübesi çok çok önemli. Karşısındaki adayın bu noktada İstanbul gibi bir şehirde böyle bir deneyimi söz konusu mu? Değil. AK Parti iktidarlarının İstanbul’a vurduğu mühür içerisinde Binali Bey’in emeği var. Örneğin Marmaray emeği var, Avrasya’da, 3.köprüde emeği var. 3. Havalimanı’nda emeği var. Karşısına çıkarılan adayların İstanbul gibi şehirde böyle bir misyonunun olması söz konusu değil.

    İMAMOĞLU'NA: ESERİNİ ORTAYA KOY, ONUNLA KONUŞ

    — Çıkmış diyor ki o aday, “Erdoğan İstanbul’a aday olduğu zaman ne tecrübesi vardı” diyor. Önce kendine gel sen. Ben o göreve başladığım zaman siyasete bir defa yakaladığım tecrübe özel sektörde yakaladığım tecrübe senin şu anda yakaladığını ben o zaman unutmuştum. İlçe bakanlıklarından tut, il başkanlığına varıncaya kadar yapmışım, özel sektör, devlet sektörü deneyimim var. İstanbul halkı o zaman o şekilde seçti. Karşımdaki adaylarda o zaman sıradan adaylar değildi. Seçildiğimiz anda zaten hemen iş patladı. Çöp dağlarını süratle temizledik İstanbul’dan. Susuzluğu bir yılda hallettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nden aldığımızda cezaevinde ben girerken 1 milyon 250 bin haneye biz doğalgazı getirmiştik. Devraldığımda 50 bin haneye gitmişti. Bu iş bilenin. Eserini ortaya koy onunla konuş.

    — Beylikdüzü’nde belediye başkanlığı yapmışsın, tamam ama ne yapmışsın onu söyle. Geçenlerde bir röportaj yapmış bir yerde bir kültür merkezi yapmışsın. Senin kültür merkezin o ilçenin çapında bile değil. Biz konuştuğumuz zaman şu anda Harbiye kongre merkezine bak 3 bin 300 kişilik ilk defa Türkiye’de adeta opera karakteri içinde bir kongre merkezi kurmuşuz. Onun yanında malum tiyatro binası ufaktı onu büyük şekilde hazırladık. Şu anda diyor ki, ‘Madem AK Partili belediyelerde ne var’ diyor. AK Partili belediyelerimize bakmadan önce git ilçelerde ne var ne yok ona bak. Birçoğunda kültür merkezleri vardır, kreşler vardır. Sen bir kültür merkezi yapmışsın onunla konuşuyorsun.

    'KÖRFEZ KOKUYOR İZMİR'DE, PİSLİK, REZALET..'

    Aziz Kocaoğlu
    © AA / Tezcan Ekizler
    - Bakın Halk Partisi İstanbul’da toplantısını yapacağı yer için kendi belediyelerinde bir yer bulamadılar. Haliç Kongre Merkezi’ne geldiler. Orası eskiden affedersiniz hayvan kesik yeriydi. Biz Haliç’i temizledik ve orada o muhteşem kongre merkezini yaptık. Her ilçede de bizim ilçe belediyelerimiz kendilerine irili ufaklı kongre merkezlerini yapar, kreşler hepsinde vardır. Beyefendi belediye başkanı olmadan önce 37 tane vaatte bulunmuş sadece ikisini yapmış birisidir. Bu da yine tespitler. Binali beyle İstanbul çok daha büyük bir ivmeyi kazanacak. İzmir’e gelenler hizmet vermedi. Şu anda körfez kokuyor İzmir’de… Pislik, rezalet.. Ama biz İzmir’e belediye filan bizde olmadığı halde İstanbul-İzmir bağlantısını yapıyoruz.

    'DAVA ADAMIYSAN DAVANA İHANETİNİN OLMAMASI LAZIM'

    Son günlerde bir dönem birlikte çalıştığınız bazı isimlerin yeni bir parti hazırlığında olduğu söylentileri var. 

    - Benim bu düşüncem geneldir. Siz bir yola çıkıyorsunuz, beraber çıktığınız insanlar beraber gelecek diye bir şey yok ama biz özellikle AK Parti olarak duruma bir dava olarak bakıyoruz. Bir dava adamıysan bir defa davana ihanetin olmaması lazım. Görev verilir yaparsın ama artık senden alıp bunu bir başkasına verelim dendiği anda eyvallah dersin. Sana da başka görev verilir. Sürekli olarak şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’nde olduğu gibi bir yere çakılı kalmak olamaz. Liderinde görevi adeta bir satranç oynar gibi değerlendirmesi lazım. Nitekim biz bugüne kadar birçok adım attık böyle. Ayrılanlar oldu.

    'KİMSEYİ KOVMADIK, BİZDE BAYRAK YARIŞI OLUR'

    — Bu ayrılanlar tabi ondan sonra bir daha onlarla beraber yol yürümek mümkün değil. Ama biz bunları kovmadık gidin demedik. Bizim tek bir gayemiz var, millete hizmet eden hiçbir zaman hezimete uğramaz. Devam etmek isteyenler bizimle beraber zaten. Daha önce şuradaydı alırız başka yerde görevlendiririz. Bakın şuanda meclis başkanlığına Mustafa Şentop bey geldi. Daha önce meclis başkanvekiliydi. Binali bey bakandı başbakan oldu, meclis başkanı oldu şimdi İstanbul adayımız olacaksın dedik. Türkiye siyasetinde bizim partimiz kadar iç hareketliliği olan bir parti yoktur. Bizde bayrak yarışı olur. Biz bugüne kadar kimseyi tasfiye etmedik. Parti kuracaklarmış daha önce kuranlar oldu zaten ama akıbetleri belli. Başka partilerde bu adımlar atıldı onların da akıbetleri belli. Dürüstlük, samimiyet, sadakat çok önemli.

    'SERBEST PİYASAYI BİLİRİZ, KİMSE BİZİ ALDATMASIN'

    - (Tanzim satışları) Sosyal devletin gereğini yerine getiriyoruz. Operasyon çekmeye çalışanlara cevabımızı verdik. Ekonomik bir suikastla karşı karşıya kaldık. Bizi aldatmayın, serbest piyasada biz ne olduğunu biliriz. Benim şahsen alanım ekonomi. 'Serbest piyasa' dediğiniz olay, örneğin otomotiv, beyaz eşya sektöründe, vesaire buralarda. Biz buralara girmiyoruz ki. Biz, günlük ihtiyacını vatandaşın provoke eden, sabote eden, onlara adeta darbe yapanlara karşı bu adımı attık.

    'BİZ ÜRETİCİNİN YANINDAYIZ'

    — Bu bir şeyi gösteriyor; bir, biz üreticinin karşısında değiliz, tam aksine üreticinin yanındayız bu hamleyle. İki, tüketicinin yanındayız, ona da uygun ve ucuz fiyatta bu ürünü getirdiğimiz için. Burada kaybeden kim? Aracılar, simsarlar. Aracı, simsar, bunlar da kalksınlar şu anda bizim yaptığımızı yapsınlar, biz zaten durmayız, çekiliriz. Çünkü bizim işimiz o değil. Biz, hiçbir zaman da vatandaşımızı bu konuda ezdirmeyeceğiz, ezdirmeyiz. Her şey düzeldi, 31 Mart itibarıyla bu iş bitti, bittiyse bizim işimiz de biter, biz asıl işimize döneriz ama bitmezse biz bu işi hem ürün bazında hem de TESK ve TESKOMB'la da bunları görüştük, 'biz varız' dediler. Gerekirse onlarla bu işi konuşuruz, bu sefer daha geniş 81 vilayete bu işi yaymak suretiyle bu adımı atarız. Çünkü biz halkımızı, vatandaşımızı ezdirmeyeceğiz, fırsatçılara derslerini verene, milletin ekmeğiyle oynayanlara hadlerini bildirene kadar da tanzim satış uygulamasını sürdüreceğiz.

    — (Askerlikte yeni düzenleme) Bu konuyla ilgili olarak, benim arzum da Savunma Bakanımızın da arzusu, şu seçim öncesi bu işi, kanunu çıkarmaktı. Yoğunluklar sebebiyle ve çalışmalarda bazı pürüzler sebebiyle onu yetiştiremedik. Şu anda bitti her şey. Taslak, adeta bir tasarı noktasına geldi, diyebiliriz. Şimdi seçim sonrası benim geçenlerde bir televizyon programında da açıkladığım gibi bunun üzerinde duracağız. Milletimizin askerlikle bağını zedelemeyecek, sürdürülebilir bir sistemle yaşanan yığılmayı, çok ciddi bir yığılma var, bu sorunu ortadan gidereceğiz.

    'SEÇİM SONRASI İLK İŞLERİMİZDEN BİRİ ASKERLİK KANUNU'

    — Mesela 'bedelli-bedelsiz' hep bu sorulurdu. 'Acaba bedelli çıkacak mı, çıkmayacak mı? Şimdi bu işi artık bitirdik evet artık bedelli daimi olarak var ve bunun da avro, TL, yurt dışı, yurt içi böyle bir şey de yok. Burada o günün kuru üzerinden neyse durum, bunu her iki tarafta içeriden olan da dışarıdan olan da hepsi de burada aynı bedeli ödemek suretiyle bunu yapma imkanını yakalayacak.  İki, burada 6 ay-12 ay meselesi var. Bu konuyla ilgili olarak da tabii önümüze gelen bir şey 'er-erbaş', öbür tarafta 'astsubay, yedek astsubay', bir de o var. Bir de 'yedek asteğmenler' meselesi var, böyle de bir tablo var. Şimdi bu konuyla ilgili çalışmalar nihai noktaya geldi. Bundan sonra tabii bir de Savunma Bakanımızın bu konuyla ilgili çalışmaları çok etraflıca kendisi, o da bunu anlatacak ve seçim sonrasında da bunu inşallah Meclis tekrar açıldığında kanunlaştırarak, yani ilk işlerimizden birisidir, diyebileceğim inşallah kanun bu olacaktır.

    — Hedef yıl sonuna kadar 2,5 milyonluk istihdamı; bütün oda, borsa bunlarla beraber dayanışma içerisinde yapmak.

    'GÜVENLİ BÖLGENİN BİZİM KONTROLÜMÜZDE OLMASI ÖNEMLİ'

    - Tahmin edildiği gibi bir şey olmayacak. Onların askerinin büyük bir çoğunluğu çekilecek. 300-400 kişiyi bırakmaları söz konusu olabilir. Bizim için önemli olan güvenli bölgenin bizim kontrolümüzde olmasıdır, bunu Almanya'ya ABD'ye söyledim. Macron görüşmek istedi, 'Seçim kampanyalarımız var, müsait olduğumuzda size döneriz' dedim.

    — Terör koridoru konusunda ne kadar hassassak, Suriye'nin bütünlüğü konusunda da o kadar hassasız.

    — Avrupa Birliği 3+3 milyar avro sözü verdi, bize gelen 1.7 milyar avro. Kapılarımızı bile açmadık, açsak Avrupa iyice tutuşacak.

    'ABD SİLAHLARI MUTLAKA TOPLAMALI'

    — Trump Obama'nın Suriye tutumundan rahatsız olduğunu bize bizzat anlattı. Yol haritasının bir an önce tamamlaması lazım.  ABD silahları mutlaka toplamalı. 'Silahlar toplanacak' sözünü samimi bulmuyorum. Bölgede bir silah piyasası oluştuğunu düşünüyorum.

    — (Kushner'in Ankara'ya ziyareti) Şu anda görüşme, Sayın Trump'ın da bana ifade ettiği şekliyle ağırlıklı olarak ekonomi ve bölge sorunları. Bizden de böyle bir talep söz konusu oldu. Çad Cumhurbaşkanı da gelecek, kanaat önderleriyle toplantı var. Belki bir ara ben de kabul ederim. Bir görüşme Hazine Maliye Bakanımızla o arada yapma durumumuz olabilir.

    'TERÖRİSTE ARKADAŞ KARDEŞ FALAN DİYEMEYİZ'

    - Bizim Kürt vatandaşlarımız etnik olarak tektir. Her etnik grup içerisinden müspet insanlar çıkabileceği gibi terörist de çıkar. Hangi etnik grup gösterebilirsiniz ki içinden terörist çıkmasın. PKK ilintili tüm gruplar terör örgütüdür. Bu Kürt olabilir, Fransız olabilir Alman olabilir İtalyan olabilir. Bizi Kürt düşmanı gibi lanse etmenin gayreti çok yanlıştır. Ülkemde vatansever bu kadar Kürt vatandaşımız var. El bebek gül bebek diyecek halimiz yok. Birileri arka planda arkadaş kardeş diyor olabilir, ama biz teröriste arkadaş kardeş falan diyemeyiz.

    — Kürtleri temsil ettiğini söyleyen partinin karşısındaki en önemli güç biziz.

    — Bize tehdit oluşturacak bir bölgeyi birilerine emanet edemeyiz. Orada biz olacağız.

    — Lavrov'un Suriyeli Kürtlerle ilgili tespiti yanlıştır. Bunu kendisine de müteaddit defalar söylediğimiz halde bunu söylemesi yanlış olmuştur. Dışişleri bakanımız gereken uyarıyı yapmıştır diye düşünüyorum.

    — (Adana mutabakatı) Baba Esed'in zamanında atılmış bir adım. Bu muhtıranın içerisinde önemli olan başlık bana göre, teröristlere veya terör örgütlerine karşı bizim onları kovalama hakkımız var. Bizim şu anda bu mutabakatla Sayın Putin'in de bize 'Siz, bu mutabakatı niçin masada tutmuyorsunuz?' yaklaşımı biraz da oradan geliyor. Bu şunu gösteriyor; Amerika, koalisyon güçleri, Suriye'ye davetli değildir ama oradalar. Türkiye ise sınırı 911 kilometre olması hasebiyle tehdit altında olduğundan hareketle Adana Mutabakatı sebebiyle de bu adımı atmıştır, atmakta da haklıdır. Ama Rusya davetlidir. Böyle bir sürecin içerisinde biz, üzerimize düşeni yapıyoruz. Sınırdaş bir ülke olarak da bu tehdit karşısında tedbirlerimizi alıyoruz. Olay budur.

    'PUTİN GEREK KREDİ, GEREK ORTAK ÜRETİM KONUSUNDA BİZE ÇOK ÇOK OLUMLU YAKLAŞTI, HAYIR MI DİYELİM?'

    - (S-400) Obama döneminde Patriotlar konusunda olumlu bir cevap verilmedi. Biz de olumsuz bir yaklaşımın olmasının ardından kendi göbeğimizi kestik. Sayın Putin'le S-400'leri konuştuk. Gerek kredi, gerek ortak üretim, gerek süre konusunda bize çok çok olumlu yaklaştı. Kredi şartları açısından güzel bir imkan sundu. Güzel imkanlar sunulduktan sonra hayır bunu almayacağız mı diyelim?

    'KUSURA BAKMAYIN, ANLAŞMALARI YAPTIK, BİTTİ BU İŞ'

    — Yunanistan, Bulgaristan, Slovakya'da oluyor, sesiniz çıkmıyor, Türkiye'yle ilgili bu adımı atıyorsunuz. Patriotlar konusunda, eğer bize bu iyi şartları sağlarsanız biz buna da varız. Biz de alternatifli çalışmak durumundayız. Ama yok S-400 almayın. Kusura bakmayın biz bu anlaşmaları yaptık, bitti bu iş. S-400 taarruz sistemi değil, savunma sistemi. Stoltenberg ile yaptığım görüşmelerde o da bizi bu konuda haklı buluyor. Ortaklarımıza şunu alma bunu al bunu dayatamayız dedi. NATO'da ödemelerini en hassas şekilde yapan ülkelerden biriyiz.

    'AB İKİYÜZLÜLÜĞÜN TARİHİNİ YAZDI'

    - (AP Raporu) Avrupa Parlamentosu'nun aldığı bu kararların hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Bunlar kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. AB ikiyüzlülüğün tarihini yazmıştır. AB üyesi ülkelerde idam yasaktır değil mi? Şimdi AB üyesi ülkeler Sisi'nin davetine icabetle resim verdiler mi? O hafta içerisinde 9 genci bu Sisi idam etti. Kendi başkanlığı döneminde 42 tane Mısırlıyı idam etti. Sen nasıl oluyor da idama hem hoş bakmayacaksınız, ondan sonra da gidip idamı gerçekleştiren böyle bir adamla aynı karede poz vereceksiniz. Türkiye'de bazı kişiler cezaevine atıldığı anda kıyameti koparan bu AB değil mi? Avrupa Birliği bir çekim merkezi olma şansını yitirmiştir. Bu bizi nereye götürebilir? Kendi yolumuzu artık çizmeye götürebilir. Bunların ağzının kokusunu dinlemeye mecbur değiliz.

    — Guaido seçilmiş bir lider değildir. Ülkenin altın ve elmaslarına göz koyma operasyonudur. Bizim darbelere karşı olan tavrımız nettir. Öyle anlatıyorlar ki, sanki her taraf açlık, sefalet şu bu falan. Kısa bir süre önce oradaydım, böyle bir şey yok.

    — Venezüella'dan kaçıp gelen bir kimse yok. Guaido Türkiye'yi tanımadığı için Türkiye'yi kabile devleti sanıyor. Önce öğrenmesi lazım. Devlet adamı olmak öyle kolay bir iş değil.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, takip ettiği dizinin ya da son okuduğu kitabın ismiyle ilgili soruya ise şu cevabı verdi: "Dizileri filan zaten benim adıma izleyenler oluyor. Çok istisna bazı dizileri fırsat buldukça izleme durumumuz oluyor. Bazen arkadaşlarım 'şu dizi önemli' deyip, onu bana daha sonradan ayrıca izletiyorlar, kısmen ama inanın benim bütün şu anda şeyim, millete hizmet yolunda akşam geç saatlere kadar oturur, zaman zaman arkadaşlarımızla değerlendirmeleri yaparız. Hazırlıklar önüme gelir, okur onlar üzerinde çalışmamı yaparım ve ertesi güne de öylece hazırlanırım. Yaptığım iş bu."

    Konu:
    31 Mart yerel seçimleri (1480)

    İlgili konular:

    Erdoğan'a vatandaş ve sanatçılardan doğum günü sürprizi
    Rusya Devlet Duması, Erdoğan'ın 65. doğum gününü kutladı
    Albayrak'tan Erdoğan'ın doğum günü için özel paylaşım
    Etiketler:
    İYİ Parti, MHP, CHP, AK Parti, Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu, Mısır, Avrupa, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın