11:18 20 Mart 2019
Canlı Yayın
    Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan: S-400 konusunda geri dönüşümüz asla olamaz

    © AA / Cem Öksüz/Cumhurbaşkanlığı
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 4191

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''S-400 konusunda işi bitirdik, geri dönüşümüz asla olamaz. Ruslarla anlaştık, ortak üretime gireceğiz, belki S-400'den sonra S-500'e gireceğiz'' açıklamasını yaptı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TV 360 ve 24 TV ortak yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Belediyelere kayyum atanmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, "Geçmişte yaşananlar çok önemli bir ders. 31 Mart'tan sonra benzer şeyler yaşanırsa işi anında yargıya götürür, kayyumlar için yolu açarız. Kayyumların başarısını görmemek bakar kör olmaktır. Bunun en güzel örneği, Diyarbakır'dır" dedi.

    'BU KADIN ŞİRAZESİNDEN ÇIKMIŞ'

    İYİ Parti lideri Meral Akşehir’in “Cumhurbaşkanı’nın ‘terörist’ dediği Denizlililer nasılsınız?” ifadelerini kullandığının belirtilmesi üzerine Erdoğan, “Bu kadın şirazesinden çıkmış. Bunlar birbirleri ile ortak oldular ya, bir yerinden kapacak. Bay Kemal yalancı, bu da ondan yalanı kaptı. O ne diyorsa o da onu söylüyor” açıklamasında bulundu. Erdoğan, “Meral Hanım Tayyip Erdoğan’ın ne olduğunu çok iyi bilir. Meral Hanım istikamet üzere yaşan birisi değildir, istikametini birçok kere kaybetmiştir, o da yalancıdır. Meral Hanım, Tayip Erdoğan halkına ‘terörist’ diyecek kadar istikametini kaybetmemiştir. Maalesef HDP’li olup da şuanda terör örgütünün uşaklığını yapanların yönettiği HDP’ye, onun başındakilere birçoğu, adam kalkıyor ‘Kürdistan’da HDP, batı da AK Parti ve MHP’yi yok edeceğiz’ diyor. Hey Meral Hanım Türkiye’de ‘Kürdistan’ diye bir bölge var mı? Sen bunu nasıl kabul edersin? Bir taraftan ‘böyle bir şey yok’ diyeceksin, ‘Kürdistan’ diyenlerle el ele omuz omuza olacaksın. Erdoğan ne diyor, Türkiye’de Kürdistan yok. Eğer sen Kürdistan’ı çok seviyorsan Kuzey Irak’ta Kürdistan var, buyur Kürdistan’a git. Benim dediğim bu. Ben HDP’ye oy verenlere nerede ‘terörist’ demişim ispat etsinler, ispat ettikleri anda ne gerekiyorsa yaparım. Biz asla seçmene böyle bir yakıştırmayı hiçbir yerde yapmadık, kaldı ki Kandil ve Pennsylvania destekli bir zillet ittifakı ile karşı karşıyayız. Kapalı kapılar ardında kirli pazarlıklar yapmaktalar. Nitekim bugün Denizli mitingi, ikisinin birlikte yaptığı mitingdir, burada da yalan makinesi devreye girmiştir” açıklamasında bulundu.

    'AKŞENER BİZİ DE SATTI'

    Terörle gelinen mücadele bağlamında savunma sanayinde yerli ve milli üretimlerden bahseden ve bunlardan bazılarının rahatsız olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bay Kemal bundan rahatsız. Başka kim rahatsız, HDP rahatsız. Bugün Denizli konuşmasında bakıyorum ki, Meral Hanım da bundan rahatsız. Biz bu mücadeleyi teröristlere karşı veriyoruz. Hani sen milliyetçiydin, Ülkücüydün, ne oldu sana? Bir anda istikametini kaybettin, önce bir kendine gel. Biz partimizi kurarken bizi de sattı bu kadın. Biranda ortadan kayboldu. Benimle beraber partimizi kurarken belli yerlere geldi, ondan sonra Afyon’da ortadan kayboldu. Böyle birisi bu… Bunlara güven olmaz. Bunlarla bir yere varılmaz” diye konuştu.

    'ANKET CİDDİYETLERİ KALMADI'

    Seçim anketlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Bazı anketlerin manipülasyon için kullanıldığına şahit oluyoruz. Bundan 5-6 seçim öncesi anket ciddiyetleri kalmadı. Biz kendimiz yapıyoruz" dedi.

    'CUMHUR İTTİFAKI, TÜRKİYE'NİN YENİDEN İNŞASI İÇİN ŞANS'

    Erdoğan, "Cumhur İttifakı ülkemizin yaşadığı bu muazzam dönüşümün ana eksenidir. Cumhur İttifakı, Türkiye'nin yeniden inşası için bir şanstır" şeklinde konuştu.

    'BAZI GELİŞMELER OLDUĞUNDA GEREĞİNİ YAPARIZ'

    Erdoğan terörle mücadeleye ilişkin şunları kaydetti:

    "Suriye'de nasıl terör koridorunu yok ettiysek aynı şekilde yeni bazı gelişmeler olduğu anda oraya da gereğini yaparız. İşte Adana Mutabakatı denilen olay budur. Terörle mücadelede Kürt, Fransız, Yunanmış, Avustralya'dan gelenmiş, ayıklayacak halimiz yok. Mehmet'ime silah doğrultana biz de doğrulturuz. Sınırlarımız içinde ve ötesinde terör örgütüne tarihte görülmemiş ağır darbeler vurduk. Başlarını kaldıramaz hale geldiler".

    'BUKALEMUN KILIKLILARI DA BULACAĞIZ'

    FETÖ ile mücadelenin de kararlılıkla sürdüğüne işaret eden Erdoğan, "Milletimiz müsterih olsun. FETÖ ile mücadele kararlılığımız sürüyor. Bukalemun kılıklıları da buluyoruz, bulacağız. 2019'da bugün itibarıyla 3 bin 306 FETÖ operasyonu yapıldı. Bu yıl 7 bin 416 gözaltı ve bin 385 tutuklama işlemi gerçekleşti" dedi.

    ''GÜVENLİ BÖLGENİN KONTROLÜ BİZDE OLMALI'

    Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulması talebiyle ilgili gelinen aşamanın sorulması üzerine Erdoğan, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın başkanlığı döneminde bu konuyu kendisinin ABD'ye teklif ettiğini belirterek şu bilgileri verdi:

    "ABD ile beraber kuzeyde böyle bir bölge oluşturalım ve bu bölgede de bizdeki mültecileri buralara yerleştirelim. Yani biz bu konutların yapımı noktasında adımı atarız ama bize mali destek noktasında da Amerika'nın veya Batılı ülkelerin bu desteği vermesi lazım. 'Bu çok güzel bir düşünce filan' demişlerdi ama bu konuda bir adım atılmadı. Şimdi bu yeni dönemdeyse bu güvenli bölge veya bizim sınırdan şöyle 30 kilometre derinlikte atacağım böyle bir adımın kesinlikle Türkiye'nin kontrolünde olması lazım. Türkiye'nin dışında birisine buranın kontrolünün verilmesine biz 'evet' diyemeyiz. Çünkü her an buradan bize saldırı olur. Peki bunlar ne yapacaklar şöyleyeyim; YPG'ye, PYD'ye kalkıp buranın kontrolünü verecekler. Bizim buna 'evet' dememiz mümkün değil. Amerika, 'biz 400 asker bırakacağız' diyor. Fransa ise 'biz 200 tane bırakacağız' diyor. Bunlarla bu olacak iş değil. Eğer siz burayı güvenli bölge olarak düşünüyorsanız, biz burada Özgür Suriye Ordusu ile burayı güvenli hale getiririz ki biz sizin bir stratejik ortağınız olarak rahat edelim. Biz NATO'da beraber değil miyiz? NATO'da berabersek bir stratejik ortak olarak bize karşı vecibeleriniz yok mu? O zaman bunu halledin".

    'KONTROLÜ BİZ ALIRSAK HUZURLU OLURUZ'

    YPG'nin kontrol ettiği 50 bin kilometrekare alanın Suriye'nin yaklaşık yüzde 27'sine tekabül ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Burada da bu kontrolü biz ele alırsak, biz de huzurlu oluruz. Yoksa bizim burada güvende olmamız mümkün değil. Kaldı ki şu anda Suriye'nin tüm tarım arazilerinin yüzde 60'ı PKK/YPG'nin kontrolünde. Özellikle Deyrizor o bölgede petrol yatakları var. Bu petrol yatakları da DEAŞ'ın kontrolündeydi, kısmen bunların kontrolünde. Ham alıyorlar, tamda mütekamil bir yapıları yok ama onu işleyip 650-700 dolara bunu satma durumundalar. Kaynakları da özellikle buralardan elde ediyorlar. Bütün bunlara karşı Türkiye olarak biz bu gelişmeleri çok daha güvenli kılmamız lazım ki adımlarımızı güvenli bir şekilde atalım" diye konuştu.

    'ABD'NİN PYD TERÖR ÖRGÜTÜYLE OLAN İLİŞKİSİNE SON VERMESİ ŞART'

    "Türkiye'nin güvenli bölge talebinden neden korkuyorlar? Türkiye'yi neden bu bölgede istemiyorlar?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

    "Bu süreç içerisinde Trump kararlı bir duruş sergilemedi dersem yanlış olur, sergiledi. Fakat tabii her liderin etrafında da birileri var. Sürekli bir şeyler sufle ediyor. Burada da böyle bir şeyler var. Bu noktada Amerika'nın bir müesses nizamı var, buna bir derin devlet de diyebiliriz, bunların engellemeleri söz konusu. Bu engellemeler özellikle bizim için de en temel sıkıntılardan bir tanesi. Nitekim Amerika'nın bir defa PYD/YPG terör örgütüyle olan ilişkisine son vermesi şart. Bunlarla ilişkiyi kesemezse bu sıkıntı bizim devam eder ama bunu ortadan kaldırırsa benim kendilerine daha önce de söylediğim gibi gelin burada beraber hareket edelim, biz buraya iki tugay sokarız, Özgür Suriye Ordusu ile beraber de bu işi çözeriz dedik. Ne yazık ki bunlar bu işe sıcak bakmadılar. İşte o dediğim, etrafındaki generallerin de yaklaşımıyla ki bazıları etrafında değil zaten, onları da görevden aldı, maalesef şu anda kayıplar".

    'BU SİLAHLAR KİME TESLİM EDİLECEK?'

    Erdoğan, ABD'nin Suriye'den çekilmesinin ne aşamada olduğunun ve burada Amerika'nın terör örgütlerine verdiği silahların akıbetinin ne olacağının sorulması üzerine şu cevabı verdi:

    "Bütün silahların seri numaraları vesaire bizdedir, sözlerini pek sağlıklı bulmuyorum. Bu silahlar kime teslim edilecek, Türkiye'ye mi teslim edilecek veya kendileri mi alıp götürecekler? Biz bunu Irak'ta yaşadık, böyle bir şey olmadı. Tam aksine orada işte yine PKK'ya ve aynı şekilde terör örgütlerine bunları verdiler. Biz burada bu yaşanmasın istiyoruz. Eğer böyle bir şey yapacaksanız gelin bunları bize verin, bölgenin güvenliğini de biz bunlarla sağlayalım. Biz Amerika'nın Suriye'den çekilme sürecini sıcağı sıcağına takip ediyoruz. Şu anda henüz bu adımlar atılmış değil. Amerika'nın Suriye'den çekilme kararının bölge ülkelerinin güvenliğine, ayrıca Suriye'nin güvenliğine de yansımasını çok çok önemli buluyoruz. Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim baştan beri iddia ettiğimiz bir konu. Buna bizim de Rusya'nın da İran'ın da Amerika'nın ve Koalisyon Güçleri'nin de uymasının gereğini hep ifade ettik. Biz bunu Soçi'de, Ankara'da, Tahran'da ifade ettik. İkinci tur Soçi'deki sonuç bildirgesinde de bunları yine oraya derç ettik. Bugün de bizim düşüncemiz yine böyle. Bundan sonraki süreçte de ikinci Soçi'den sonra Ankara olacak. Bunlar bizim gündemimizin önemli başlıkları, buna böyle devam edeceğiz".

    'ABD BU SİLAHLARI GÖTÜRMEYECEKSE BİZE VERSİN'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin Suriye'de terör örgütlerine verdiği silahlarla ilgili Türkiye'nin tavrıyla ilgili bir soruya, "Amerika bu silahları kendisi alıp gidecekse malıdır, alsın götürsün ama yok kendisi alıp götürmeyecekse bize versin, gerekirse otururuz masaya pazarlığımızı yaparız, işimize yarayanı veririz parasını alırız. O ayrı mesele ama kalkıp bunu teröristlere vermesin. Teröriste bunu parasız veriyor, bunların birçoğunu kendilerinden paramızla istediğimiz halde bize vermediler. Teröriste bunları parasız veriyorsunuz, ondan sonra da Kongre'de şurada burada diyorsun ki 'şu kadar para harcadık'. Buyurun sizin yaptığınız iş bu, neticesi de bu." karşılığını verdi.

    'S-400 KONUSUNDA BİZ İŞİ BİTİRDİK, KONUŞMAYA GEREK YOK'

    S-400 füze sistemi konusunda bazı çevrelerin Türkiye'ye yönelik baskılarıyla ilgili bir soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

    "S-400 konusunda biz işi bitirdik, o bitmiş bir şey. Onu artık konuşmamızın anlamı yok. Çünkü gerek Sayın Putin ile gerekse Rusya ile biz bu anlaşmayı bitirmiş vaziyetteyiz. Yani kredi şartlarından ortak üretime varıncaya kadar bütün bunlar konuşuldu, anlaşıldı, imzalar atıldı bitti. Şimdi bizim bir geri dönüşümüz asla olamaz. Çünkü bize böyle bir ahlaksızlık yakışmaz, bu ahlaki değildir. Çünkü biz bir anlaşma yaptıysak onun arkasında dururuz. Kimse bizden tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin. Alışılmış liderlerden de değiliz. Bunu da herkesin bilmesi lazım. Kaldı ki biz Patriot olayını bunlardan ne zaman istedik? Obama dönemi. Obama döneminde bu işi halledemediler. Sayın Trump ile de bunları konuştuk. Bu dönemde de maalesef 17 ay oldu, buradan da yine olumlu bir şey çıkmadı. Biz yine onlara dedik ki hala verebiliyorsanız siz de verin bize. Biz şartlar uygunsa, fiyatlar uygunsa, kredi uygunsa, ortak üretime girebileceksek sizle de yaparız. Ama ortak üretim, kredi şartı, teknoloji bunların olması şart. Ben sana vereyim ama anahtar benim elimde olsun, kusura bakma biz böyle bir şeye artık giremeyiz. Bunlar tarih oldu. Şimdi biz Ruslarla anlaştık, ortak üretime gireceğiz. Belki S-400'den sonra S-500'e gireceğiz. Bize S-400'de dayatma yapanlar, niçin Yunanistan'a yapmıyor S-300 için? Niçin Bulgaristan'a yapmıyor S-300 için? Niçin Slovakya'ya yapmıyor S-300 için? Bunlar da aynı zamanda NATO ülkesi, yapın onlara da niye yapmıyorsunuz?"

    'TEMMUZ AYINDA İLK PARTİ S-400'LERİ ALACAĞIZ'

    NATO Genel Sekreterinin S-400 tedarikiyle ilgili "Bu ortaklarımızın en doğal hakkıdır, biz buralarda müdahale edemeyiz" dediğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Şimdi bizi nereden tehdit ediyorlar, F35'lerin radarları noktasında sıkıntı doğurur. Biz bunların da incelemesini yaptık. Böyle bir şey de yok. Biz F35'lerin taksidini tıkır tıkır ödeyen bir ülkeyiz. Şu ana kadar 1 milyar doları aştı bizim ödediğimiz para. Biz bu noktada da samimiyiz. Ben her şeyi senden alacağım diye bir kaide olamaz ki. Sen aldığın her ürünü bize sorarak mı alıyorsun, hayır. İstediğin ürünü istediğin yerden alıyorsun. Bizim de böyle bağımsızlığımız var, biz bağımsız Türkiye'yiz, köle değiliz. Dolayısıyla burada da bizim özgürlük alanımız neyse, bu özgürlük alanımızın içerisinde her alanda adımlarımızı atıyoruz. Rusya ile bu konuda adımımızı attık, imzalar tamam. Çok çok uygun şartlar altında da S-400 anlaşmamızı yaptık. Bize bunun gönderimini de temmuza kadar çektiler. Temmuzda da ilk partiyi de inşallah alacağız".

    'ABD İLE OLANLAR SAĞLIKLI VE SAMİMİ DEĞİL'

    Trump'ın, Türkiye'yi GTS kapsamındaki "gelişmekte olan ülkeler" statüsünden çıkarma kararının hatırlatılarak, "Bunu ekonomik anlamda bir hamle olarak görmek mümkün mü? ABD S-400'den dolayı bir arıza çıkarır mı?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda gerekli cevapların verildiğini belirtti.

    Olanları "sağlıklı ve samimi" bulmadığını ifade eden Erdoğan, "Bir taraftan biz Sayın Trump'la 75 milyar dolarlık bir hedef koyacağız, ondan sonra damadını Türkiye'ye göndereceksin, hem 'bu ekonomik ilişkileri görüşelim' diyeceksin. Ben de damadı kabul ettim. Bizim damatla da oturdular, etraflıca konuştular vesaire, arkasından hemen bunun olması tabii düşündürücü. Tabii büyük ihtimalle Berat Bey bu hafta içinde arar, belki kendisiyle bunları konuşacaktır. Belki de şu anda mesajlaşmıştır, bilemiyorum. Bu konuda köprü iyi çalışıyor ama bunlar yakışık şeyler değil. Sene 1974, sene 2019, böyle bir şeyin adımı atılmış, şimdi de bunun kaldırılma noktasına gelmesi doğru bir şey değil." ifadelerini kullandı.

    O dönemde Polonya ve Türkiye olarak iki ülkeye böyle bir uygulama başlatıldığını anımsatan Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi bunu geri çekme, böyle bir yanlış adım atılmasını doğru bulmamız mümkün değil ama bu tür şeyler son zamanlarda Amerika-Türkiye arasında maalesef oluyor. Türkiye her türlü tedbirini kendine göre alıyor, bunlara alışığız. Bizi bunlarla kimse terbiye etmeye de kalkmasın. Bu tür terbiye etme metotlarına karşı bizim bağışıklığımız var, bunu da herkesin bilmesi lazım" değerlendirmesini yaptı.

    'BENİM DE TRUMP'A YÖNELİK TEVECCÜH DOLU SÖZLERİM VAR'

    ABD'li bir yetkilinin, "Trump kendisini Erdoğan'a yakın hissediyor, sempati duyuyor, çok seviyor, iletişim kurmaktan keyif alıyor." şeklindeki açıklamasının hatırlatılıp, "İkili ilişkinizi nasıl görüyorsunuz? ABD'nin bu değişken tavrı, iki lider ilişkilerinde sıkıntı yaratmıyor mu?" şeklindeki soruyu Erdoğan, Trump'ın şahsına yönelik teveccüh dolu sözleri gibi kendisinin de ona karşı aynı şekilde teveccüh dolu sözleri olduğunu aktardı.

    'ABD'NİN S-400 DİYE TUTTURMASI YANLIŞ'

    Liderler olarak ülkeler yönettiklerini ve kavga edecek hallerinin olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Türkiye sıradan bir ülke değil. 82 milyon nüfusuyla, kendi altyapısını güçlendirmiş, gelişmekte olan sanayisiyle, ileri teknolojisiyle farklı bir konumda. Kaldı ki biz S-400 konusundan F35'e varıncaya kadar, bu konulardaki attığımız adımların yanında şu anda bizim bir defa Türk Hava Yolları olarak filomuzun yarısı neredeyse Boeingdir. Filo genişliyor. Geniş gövdeli uçaklar, bunun yanında dar gövde uçaklar vesaire, 100'ü aşkın 4 sene içinde bedeli de 10 milyar doları bulacak bir alım yapıyoruz. Şimdi Türkiye bu noktada Amerika'ya bir güven içerisindeyken, Amerika'nın kalkıp da farklı bir şeyle S-400 tutturup gitmesi yanlış bir şey. Biz S-400'ü senden almayız da öbür tarafta bak Boeing'de senden alım yapıyoruz. Bunu nereye koyacaksın? Burada karşı taraftan biz aynı hassasiyeti tabii ki bekliyoruz".

    'BİZİM BURADAN TAVİZ VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL'

    Kendine, "Biz Türkiye olarak S-400'ü neden almayalım?" diye sorduğunu belirten Erdoğan, "Biz şu anda S-400 ile ilgili bütün maliyet hesaplarını yaptık. Bunun yanında bütün operatif hareket yeteneği nedir, ne değildir bunlar üzerinde hassasiyetle durduk. Menziline bakıyoruz, 400 kilometre menzilli ve bunun 30 kilometre irtifası var. Aynı anda 36, gerektiğinde de çift batarya ile 72 hedefe bağlanabiliyor. Bütün bunlar bizim modern savunma sistemlerine ihtiyacımızın olduğu dönemde attığımız adımlardır. Biz bunu atacağız ki terörle mücadelemizi de başarılı bir şekilde verelim. Aksi takdirde biz terörle mücadelede yaya kalırız. Bizim buradan taviz vermemiz mümkün değil" şeklinde konuştu.

    "Boeingle ilgili 10 milyarlık bir alımdan bahsettiniz, zora sokulursa biz de bu siparişlerden vazgeçebiliriz anlamına geliyor bu söyledikleriniz" şeklindeki değerlendirmeye ise Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda tabii doğmamış çocuğa don biçmenin hiçbir anlamı yok. Ben onun için bu şeylerin hiçbirini ciddi bulmuyorum. Şu anda bizim kendisiyle yapacağımız görüşmeler, Berat Bey'in aynı şekilde Kushner'le yapacağı görüşmeler bunların hepsi bu işi yoluna koyar, ben böyle inanıyorum." yanıtını verdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, tanzim satışlara ilişkin bir soruya da 31 Mart'a kadar bu iş yoluna girmediği takdirde bu konuda Türkiye'deki iki önemli esnaf kuruluşuyla masaya oturarak, bunu 81 vilayete yayacaklarını vurguladı.

    'EY CHP, İSTESEN DE İSTEMESEN DE BİZ UZAYA ÇIKACAĞIZ'

    CHP’nin Uzay Ajansı ile ilgili Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Ey CHP, istesen de istemesen de biz uzaya çıkacağız. Bu adımı atacağız. Biz bu yarışı yapacağız. İnşallah o günleri de göreceğiz. Benim milletimin CHP’ye gönül verenler de dahil olmaz üzere bir şeyi bilmesi lazım, bunların dış politikada ihaneti var, petrol arama işi kolay iş değil. Biz eskiden gemimiz yoktu, ne arama ne sondaj olmadığı için biz uluslararası bazı şirketlerle bunu yapabilir miyiz diye Karadeniz’de onlarla adım atıyorduk. Petrol işi kolay bir şey değil. Bizim şimdi arama var, sondaj gemimiz var. Bu tür harcamalar 50’de olacak, 100’de olacak. Yakaladığın anda bu tür harcamaları sana iade eder. CHP’nin zihniyetinde bunlar yok. Biz o bölgede araştırma yapan ülkelerle de görüşmelerimiz var. Onlarla böyle bir imkanı yakalarsak onu da deneyeceğiz. Biz dünyanın 16 derin sondaj gemisini çok uygun fiyatlarla aldık. CHP bu çalışmalardan bile maalesef rahatsız oldu. Bu gemilerimizin zamanla başka ülkelere de kiralanması mümkün olacak” dedi.

    Etiketler:
    F-35, S-400, PYD, PKK, HDP, NATO, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın