13:04 18 Ekim 2019
Canlı Yayın
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

    Kılıçdaroğlu: 17 yılda 2 trilyon dolar vergi, 70 milyar dolar özelleştirme, 500 milyar dolar borç, bütün bu paralar nereye gitti?

    © AA / Muhittin Sandıkçı
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    31 Mart yerel seçimleri (1479)
    0 8511
    Abone ol

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Peki 17 yılda ne yaptın? Hiçbir hükümetin Cumhuriyet tarihinde toplayamadığı vergiden daha fazla vergi topladılar. 2 trilyon dolar vergi, 70 milyar dolar özelleştirme, 500 milyar dolar borç. Soru şu, bütün bu paralar nereye gitti?" diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, Artvin'de partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Artvin'in dünyanın ve Türkiye'nin en güzel doğasına sahip olduğunu, Artvinli olmanın ayrıcalık olduğunu söyledi.

    Kente önceki gelişinde Şavşat'tan Ardanuç'a giderken PKK saldırısına uğradığını ve bir erin yaşamını yitirdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Şehitler bizim onurumuz ve gururumuzdur, onları anmak ve yad etmek hepimizin ortak onurudur. Çünkü onlar, biz evlerimizde rahat uyuyalım, biz bu ülkenin caddelerinde gezelim diye hayatlarını feda ediyor. Şehitler o açıdan 82 milyonun kucakladığı değerlerdir. O değerler bizim tarihimizin, insanlığımızın bize verdiği değerlerdir" ifadesini kullandı.

    'EK GÖSTERGE VERİLMESİ İÇİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'

    Kılıçdaroğlu, polislerin ve güvenlik güçlerinin 3 bin 600 ek gösterge sorunu olduğunu belirterek, "Bunu yapacağız. Öğretmenlerimize, hemşirelere, din görevlilerimize de 3 bin 600 ek gösterge verilmesi için sonuna kadar takipçisi olacağız." diye konuştu.

    Türkiye'de herkesin mutlu ve huzurlu olması gerektiğini, bir evde işsiz bulunması durumunda huzurun olamayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, Uşak'ta mitingde yaşlı bir kadının kendisini yanına çağırdığını ve çocuğunun işsiz olduğunu anlattığını, kendisinin de o kişiye oyunun rengini değiştirmesi gerektiğini söylediğini aktardı.

    '8 MİLYON İNSAN NEDEN İŞSİZ?'

    Kılıçdaroğlu, Türkiye'de 8 milyona yaklaşan işsiz olduğunu ifade ederek, "Gencecik fidan gibi çocuklarımız işsiz. 8 milyon insan neden işsiz? Artvin'de iş bulamayıp da İstanbul'un varoşlarına gidip 'acaba iş bulabilir miyim?' diye gezinen gençlerimiz var. Neden gidiyorlar. Burada iş olsa çalışmayacak mı?" dedi.

    'HİÇBİR HÜKÜMETİN CUMHURİYET TARİHİNDE TOPLAYAMADIĞI KADAR VERGİ TOPLADILAR'

    AK Parti'nin 17 yıldır tek başına Türkiye'yi yönettiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    — Özellikle geçmiş seçimlerde AK Parti'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum, 17 yıl bunları omuzlarında taşıdın. Şöyle bir düşünün, 17 yıl öncesine gidelim, dönemin AK Parti Başkanı geldi, 'ben milletin arasında oturacağım.' dedi. Ankara Keçiören'de bir daireye geldi oturdu. Sonra, 'milletvekili lojmanlarına gerek yok.' dedi, 'milletin vekili milletin arasında olacak.' dedi. Eyvallah, alkışladık. Hep birlikte el kaldırdık. Peki 17 yılda ne yaptın? Her bir vatandaştan vergi aldın. Alır mı? Alır, yasa onu öngörüyor. Ne kadar aldı? 17 yılda 2 trilyon dolar vergi toplandı.

    'NE VARSA SATTILAR'

    — Hiçbir hükümetin Cumhuriyet tarihinde toplayamadığı vergiden daha fazla vergi topladılar. Sonra, 70 milyar dolarlık özelleştirme yaptılar. Şeker fabrikası, SEKA kağıt fabrikaları, ETİ, Sümer Banklar. Ne varsa sattılar, 70 milyar dolar. Başka, 500 milyar dolar da devleti borçlandırdılar. 2 trilyon dolar vergi, 70 milyar dolar özelleştirme, 500 milyar dolar borç. Soru şu, bütün bu paralar nereye gitti? Ben bu soruyu özellikle AK Parti'ye oy veren kardeşlerime soruyorum?

    'ALDIĞIMIZ NEFES DIŞINDA HER ŞEY VERGİYE TABİ'

    "Bir tek aldığımız nefes karşılığında şimdilik vergi vermiyoruz." diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Onun için de vergi gelir mi? Bilmem… Samimi düşüncem aldığımız nefes dışında her şey vergiye tabi. Peki, niye vergi öderiz? Vergi öderiz ki devlet planlama yapsın, fabrikalar kurulsun, sosyal destek yapılsın, fındık, çay üreticisi mağdur edilmesin. Vergi öderiz ki Türkiye'nin üretimde şanı dünyaya yayılsın. Bütün bunlar olunca işsizlik olmaz. Yeni fabrika kurarsanız işsizlik olmaz. Çiftçi üretirse işsizlik olmaz. Oteller, sosyal tesisler kurulursa işsizlik olmaz. Cumhuriyet tarihinde ilk kez 8 milyona yaklaşan işsizimiz var. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte sandığa giderken, '17 yıldır omzumda taşıdım artık yeter.' demek lazım."

    'MİLLETİN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR'

    Kılıçdaroğlu, "17 yıldır istediklerini vali, bakan yaptılar, ülkeyi yönettiler. Şunu soracak vatandaş, 'vergi' dedin verdim, 'özelleştirme' dedin, 'babamın, dedemin yaptığı fabrikaları sattın. 500 milyar dolar da borç aldın. 17 yıl sonunda beni neden getirdin soğan kuyruğuna muhtaç ettin kardeşim.' Bu soruyu soracağız." diye konuştu.

    'ALMANYA'YA, JAPONYA'YA ACIYORUM, VARLIK KUYRUĞU YOK'

    "Tanzim satışların önündeki kuyruklara varlık kuyruğu adı konuldu." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Şu Almanya'ya acıyorum, varlık kuyruğu bile yok. Japonya'ya temelden acıyorum, bir varlık kuyruğu bile yok. Bir de diyorlar ki 'biz çok gelişmiş ülkeyiz, dünyanın her tarafına binlerce, milyonlarca araba gönderiyoruz.' Sen asıl gel Türkiye'de gör varlık kuyruğunu. Gariban adamlar girmişler oraya… Milletin aklıyla aday ediyorlar. Ben bilmez miyim onun varlık kuyruğunu, onun adı varlık kuyruğu olsaydı en başta sen yer alırdın, millete nefes bile aldırmazdın, ben bunu bilmez miyim?" dedi.

    'SİLAH FABRİKASININ YABANCI BİR ORDUYA TESLİM EDİLMESİ, ÜLKENİN NAMUSUNU TESLİM ETMEKTİR'

    Kılıçdaroğlu, Tank Palet Fabrikası'nın dünyada aynı alanda üretim yapan 5 büyük fabrikadan biri olduğunu dile getirdi. Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Fabrikanın değeri 20 milyar dolar ve bunun işletme hakkının yarısı 25 yıllığına Katar ordusuna verildi. Şimdi ülkücü, kendisine 'ben milliyetçiyim' diyen kardeşlerime sesleniyorum, dünyada bana bir örnek gösterin, ister Rusya, ister Amerika, ister Japonya, ister Güney Amerika, ister Venezuela… Nereyi, hangi devleti düşünüyorsanız. Dünyada kendi silah fabrikasını yabancı bir orduya satan devlet gösterin. Kendi silah fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çeken devlet gösterin. Yok böyle bir örnek. Tank Palet Fabrikası'nı 25 yıllığına Katar ordusuna peşkeş çeken bir zihniyete sahip olanlara milliyetçi denir mi? Katar ordusuna Tank Palet Fabrikası'nı satanların arkasında duranlara, onların sözcülüğünü yapanlara milliyetçi ya da ülkücü denir mi? Milliyetçilik önemlidir, milliyetçilik bayrağını, vatanını, insanını sevmektir. Bir silah fabrikasının yabancı bir orduya teslim edilmesi, ülkenin namusunu teslim etmek demektir."

    'SİLAH FABRİKASI BİZİM, TANK YAPACAĞIZ, BİZE SATACAKLAR'

    "O fabrikada çalışan işçilerin tamamı dilekçe verdiler, 'bizim başka bir fabrikaya tayinimizi çıkarın.' dediler. 'Bu fabrikada çalışmak istemiyoruz.' Niçin?" diyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Dediler ki 'Bu silahların üretimiyle ilgili bütün sırlar devlet sırrıdır, o devlet sırrını Katar ordusuna verecekler, biz devlet sırlarının yabancı bir orduya verildiği bir fabrikada çalışmak istemiyoruz ve bu suça ortak olmak istemiyoruz.' O işçileri alkışlamayacak mıyız? O işçilere 'helal olsun' demeyecek miyiz? O işçilerin alnından öpmeyecek miyiz? Geldiğimiz noktaya bakın, fabrika bizim, çalışan işçiler bizim, Katar ordusu tank yapacak, tankı bize satacak yahu zaten fabrika bizim, zaten çalışıyor. Silah fabrikası bizim, tank yapacağız biz, bize satacaklar ya akıl var, mantık var. Ben bunu söyledim, Erdoğan dedi ki 'Kılıçdaroğlu doğuları söylemiyor.' ama bu kardeşiniz her yerde, her ortamda doğruları söyledi, söylemeye de devam edecek."

    Kılıçdaroğlu, 20 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete'de 481 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararlarının yer aldığını belirterek, "Ne diyor, 'mülkiyeti Maliye Hazinesine ait, Milli Savunma Bakanlığına tahsisli, Sakarya ili Arifiye ilçesi işte sayıyor… 1 milyon 804 bin 131 metrekarelik arazi üzerine kurulu bu fabrikanın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, işletme hakkının 25 yıl süreyle belirlenmesine, özelleştirme işlemlerinin 31.12.2019 tarihe kadar tamamlanmasına karar verilmiştir. Kimin imzası var? 19 Aralık 2018 Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı. Şimdi ben soruyorum, kim yalan söylüyor? Bir insan kendi imzasını inkar eder mi? İmzayı atmışsın. Nerede? Resmi Gazete'de. Hani gizli kapaklı olsa derim ki görülmedi, vesaire, falan filan. Kime veriyorsun? Katar ordusuna veriyorsun. Niye veriyorsun kardeşim, hangi gerekçeyle veriyorsun?" diye konuştu.

    'KATAR EMİRİNDEN BEDAVAYA ALMADIN, SİLAH FABRİKASINI BİR UÇAK UĞRUNA VERDİN'

    Kendisi sorularında ısrar edince, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Bu fabrikanın modernizasyonu için 50 milyon dolar paraya ihtiyaç var, 50 milyon dolar bulamadığımız için Katar ordusuna verdik." dediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Söyledim Ankara'da, şimdi Artvin'de söylüyorum, Sayın Erdoğan, Katar ordusuyla yaptığın sözleşmeyi iptal et, bir hafta içinde bu kardeşin 50 milyon doları bulmazsa siyaseti bırakacağım. 50 milyon dolar nedir ya? İstanbul'daki 50 tane villanın parası. Sen Suriyelilere 35 milyar dolar bulursun, Katar ordusuna verirsin bu fabrikayı, '50 milyon dolar param yok.' Ya senin 9 tane mi 10 tane uçağı var, en küçük uçağı satsa 150 milyon dolar. Sat uçağı, 8'ine bin, ne olacak? '50 milyon doları bulamadığım için verdim.' diyor. Niye verdiğini ben biliyorum. 'Katar Emiri'nden bedava uçak aldım.' dedi, aslında bedava değil, o silah fabrikasını bir uçak uğruna verdin sen, ben bunu bilmiyor muyum?"

    'BAY KEMAL OLMAK KOLAY MI?'

    Kılıçdaroğlu, kendisi bunları söyleyince, Erdoğan'ın kızdığını ve "Bay Kemal konuşuyor" dediğini belirterek, "Bay Kemal konuşur, Bay Kemal olmak kolay mı? Bay Kemal olmak için önce namuslu adam olacaksın, Bay Kemal olmak için milletini, vatanını, bayrağını seveceksin. Bay Kemal olmak için Trump telefon etti diye papazı bırakmayacaksın hemen. Bay Kemal olmak için bedelli askerlik yaptırmayacaksın oğluna. Bay Kemal olmak için kul hakkı yemeyeceksin. Bay Kemal olmak için haram yemeyeceksin. Bay Kemal olmak için harcadığın her kuruşun hesabını vereceksin." dedi.

    Kemal Kılıçdaroğlu, "O sanıyor ki 'ben bunu söyleyince Kılıçdaroğlu üzülecek', asla üzülmem, hiçbir şekilde çünkü ben hangi partiden olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, hangi kimlikten ve inançtan olursa olsun 82 milyon vatandaşı başımın üstünde taşırım. Ben asla ayrımcılık yapmam, benim kitabımda ayrımcılık yoktur, bunlara izin vermem." diye konuştu.

    'PKK SALDIRISINA UĞRAYAN BENİM, SEN DÜNE KADAR KUCAK KUCAĞAYDIN'

    Kılıçdaroğlu, seçim sürecine ilişkin şunları ifade etti: "Seçim yapıyoruz, sanki savaşa gidiyoruz. Nedir bu? Seçim? Her türlü iftirayı yapıyorlar. Ya insanda biraz insaf olur, insanda biraz ahlak olur. Nedir Allah aşkına bu iftira? PKK saldırısına uğrayan benim, suçlanan benim. Anlamak mümkün değil ya sana mı saldırdı, kucak kucağaydın sen düne kadar ben bunu bilmiyor muyum? Kalkıyor bana saldırıyor. Biz güçlüyüz, çünkü biz haklıyız. Biz inançlıyız, çünkü biz haklıyız. Biz insanımızı severiz, çünkü biz haklıyız. Biz ayrımcılık yapmayız, çünkü bizim kitabımızda yok. Biz komşusu açken tok yatan insanlardan değiliz. Biz herkesin karnının doymasını isteriz ve belediye başkanımızın da bu felsefeyle hareket etmesini isteriz."

    Konu:
    31 Mart yerel seçimleri (1479)

    İlgili konular:

    Kılıçdaroğlu 1 TL'lik tazminat davasını kazandı
    Akit TV muhabirinin 'Kamuoyu Kılıçdaroğlu'nun idamını bekliyor' sözleri RTÜK gündeminde
    Kılıçdaroğlu: Bahçeli beni hayal kırıklığına uğrattı
    Etiketler:
    Özelleştirme, Borç, Vergi, CHP, Kemal Kılıçdaroğlu, Artvin, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın