01:11 24 Ekim 2019
Canlı Yayın

    Ankara’daki üçlü zirveden ortak vurgu: Anayasa Komitesi'yle ilgili mutabakat sağlandı

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    2275
    Abone ol

    Rusya lideri Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İranlı mevkidaşları Hasan Ruhani, üçlü zirve sonrası açıklamalarda bulundu. Liderler, Suriye'de çözümün askeri değil, siyasal yollarla sağlanması gerektiğine dikkati çektiler ve Suriye Anayasa Komitesi'yle ilgili mutabakatın sağlandığını belirttiler.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İranlı mevkidaşları Hasan Ruhani, Suriye konulu üçlü zirve sonrası kameralar karşısına geçti ve açıklamalarda bulundu.

    Zirvenin ev sahipliğini üstlenen Erdoğan, gelinen nokta itibarıyla Suriye'de IŞİD tehdidinin ortadan kalktığını belirtti ve "En büyük tehdit kaynağı PKK ve onun uzantısı PYD'dir. ABD ile 2 hafta içinde uzlaşamazsak kendi harekat planımızı uygulamaya başlayacağımızı buradaki dostlarımıza da anlattım" dedi.

    Erdoğan'dan sonra sözü alan İran Cumhurbaşkanı Ruhani de, üç ülkenin Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğunu belirtti. Ruhani ayrıca, "ABD, Suriye'yi bölmeye çalışmaktadır" görüşünü dile getirdi.

    'SURİYE ORDUSU'NA KISITLI HAREKATLARDA DESTEK VERECEĞİZ'

    Rusya Devlet Başkanı Putin ise, İdlib'de yaşananlara dikkati çekti ve bölgede gerginliğin azaltılması gerektiğini belirtti. Putin, devamla şu açıklamayı yaptı:

    "Terör tehdidini yok etmek için Suriye Ordusu'na kısıtlı harekatlarda destek vereceğiz. Bizim mutabakatlarımız terör örgütlerini kapsamamaktadır. Sivil halkın zarar görmemesi için her türlü adımı atmaya hazırız".

    ÜÇ ÜLKEDEN ORTAK AÇIKLAMA

    Erdoğan, Putin ve Ruhani'nin Ankara'da düzenlenen Suriye konulu zirvede imzaladıkları ortak açıklamada liderlerin, Suriye'de sahadaki güncel durumu ele aldıkları bildirildi. Üçlü Zirve'nin ortak bildirisinde, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile BM ilkelerine kuvvetli taahhüt vurgulandı. 

    Suriye'de terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişim liderler tarafından reddedilirken, liderler tarafından Suriye'nin kuzeydoğusundaki güvenlik ve istikrarın egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde sağlanabileceği vurgulandı.

    Açıklamada "14 Şubat 2019 tarihinde Soçi’de yapılan son toplantılarının ardından meydana gelen gelişmeleri gözden geçirmişler ve aralarındaki anlaşmalar uyarınca üçlü eşgüdümü güçlendirme hususundaki kararlılıklarını yinelemişlerdir" dendi.

    Açıklama metni şöyle devam etti:

    • Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli taahhütlerini vurgulamışlardır. Bu ilkelere evrensel düzeyde saygı gösterilmesi ve kim tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın, hiçbir eylemin bu ilkelere halel getirmemesi gerektiğinin altını çizmişlerdir.
    • Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı başta gelmek üzere, Suriye Golanı'nın işgalini reddeden ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının hükümleri dahil, herkesçe tanınan uluslararası hukuk kararlarına saygı gösterilmesi gerekliliğini bu çerçevede teyid etmişler ve bu itibarla, ABD Yönetiminin işgal altındaki Suriye Golanı’na dair uluslararası hukukun ağır ihlalini teşkil eden ve bölgesel barış ile güvenliği tehdit eden kararını kınamışlardır. İsrail’in Suriye’ye yönelik askeri saldırılarının istikrarı bozduğunu ve bu ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini, ayrıca bölgedeki gerilimi tırmandırdığını değerlendirmişlerdir.
    • Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu ele almışlar, bu bölgede güvenlik ile istikrarın ancak ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde sağlanabileceğini vurgulamışlar ve bu doğrultuda çabalarını koordine etmede anlaşmışlardır.
    • Bu bağlamda, gayrimeşru özyönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere, terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmiş; Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü zayıflatmayı amaçlayan ve komşu ülkelerin milli güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etmişlerdir.
    • İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki durumu ayrıntılı şekilde gözden geçirmişler ve 17 Eylül 2018 tarihli Muhtıra başta olmak üzere, İdlip’le ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle sahada sükunetin sağlanması gerekliliğine dair kararlılıklarını vurgulamışlardır. Tırmanmanın devamının sonucu olarak bölgedeki ve çevresindeki insani durumun daha da kötüleşmesi riskinden duydukları endişeyi beyan etmişler ve ihlalleri azaltmak için somut adımlar atmakta mutabık kalmışlardır. “Heyet Tahrir Şam” terör örgütünün bölgedeki varlığını artırmasından duydukları ciddi kaygıyı ifade etmişler ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan DEAŞ, Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler ve oluşumların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla aralarındaki işbirliğini sürdürme kararlılıklarını teyid etmişlerdir. Sivil kayıplardan ve yerinden edilenlerden ötürü derin üzüntü duyarken, uluslararası insancıl hukuk gereğince sivil halkın korunması, ayrıca garantörlerin İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi'nin içindeki ve dışındaki gözlem noktalarının ve askeri personelinin emniyeti ile güvenliğinin sağlanması için, aralarındaki mevcut anlaşmalar temelinde, somut önlemler almak hususunda anlaşmışlardır.
    • Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, Birleşmiş Milletler’in kolaylaştırıcılığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair inançlarını teyid etmişlerdir.
    • Anayasa Komitesi’nin oluşumuna dair çalışmanın başarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyetlerini ifade etmişler ve BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen’in usul kuralları hakkında Suriyeli taraflar arasında anlaşma sağlama çabalarına desteklerini yinelemişlerdir. Soçi’de düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin kararları uyarınca, Anayasa Komitesi’nin çalışmalarına Cenevre’de başlamasını kolaylaştırmaya hazır olduklarını teyid etmişlerdir.
    • Ülke genelinde tüm Suriyelilere insani yardımı ön koşul olmaksızın artırma ihtiyacını vurgulamışlardır. Suriyelilerin acılarının hafifletilmesini ve siyasi çözüm sürecindeki ilerlemenin desteklenmesini teminen, uluslararası toplumun üyelerine ve Birleşmiş Milletler ile insani ajanslarına külfet paylaşımında daha geniş sorumluluk üstlenme ve su ile enerji kaynağı şebekeleri, okullar, hastaneler ve insani mayın eylemi dahil, insani altyapıyı eski haline getirmek suretiyle Suriye'ye yaptıkları insani yardımı artırma çağrısı yapmışlardır.
    • Mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'de ikamet ettikleri yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşlerini kolaylaştırma ihtiyacının ve bu kişilerin geri dönme ile desteklenme haklarının korunmasının altını çizmişlerdir. Bu bağlamda, yeniden iskan edilmelerini ve normal bir hayata kavuşturulabilmelerini teminen, uluslararası topluma uygun katkılarda bulunma çağrısı yapmışlar ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile diğer uluslararası uzmanlık kuruluşları da dahil olmak üzere, ilgili tüm taraflarla eşgüdümü sürdürmeye hazır olduklarını teyid etmişlerdir. Suriye’ye yönelik insani yardıma ve Suriyeli mültecilerin geri dönüşlerine dair uluslararası konferanslar düzenleme girişimlerinde eşgüdüm yapmada mutabık kalmışlardır.
    Suriye konulu Türkiye-İran-Rusya Üçlü Zirvesi'nin ortak bildirisinde liderlerin, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler (BM) ilkelerine kuvvetli taahhüdü vurgulandı.
    © AA /
    Suriye konulu Türkiye-İran-Rusya Üçlü Zirvesi'nin ortak bildirisinde liderlerin, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler (BM) ilkelerine kuvvetli taahhüdü vurgulandı.
    • Irak ve Lübnan’ın yeni gözlemciler olarak Astana formatına katılımını memnuniyetle karşılamışlardır.
    • Suriye meselesine ilaveten, son dönemde yaşanan bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile farklı alanlarda yürüttükleri işbirliğini ele almışlar ve aralarındaki ortak ekonomik ile ticari işbirliğini güçlendirme kararı almışlardır.
    • İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Ruhani’nin daveti üzerine, müteakip Üçlü Zirve’yi İran İslam Cumhuriyeti’nde yapmayı kararlaştırmışlardır.
    • İran İslam Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanları, Ankara’daki Üçlü Zirve’ye ev sahipliği yapmalarından ötürü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a içten teşekkürlerini sunmuşlardır.
    Yeni İleti
    • 20:54

      Üçlü zirve, liderlerin fotoğraf çektirmesiyle sona erdi.

      © AA /
    • 20:30

      Liderler soruları yanıtladı, Erdoğan mülteciler için konut yapma isteklerini dile getirdi

      Üç lider, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Liderler, Suriye'de kurulan anayasa komitesiyle ilgili pürüz kalmadığını, çalışmaların Cenevre'de süratle başlayacağını belirttiler. Bu konuda Putin, "Aşırı gruplar anayasa komitesini baltalamak isteyebilir. Onlar savaştan para kazanıyor" dedi.

      Daha sonra gazeteciler, Yemen'de yaşanan Suudi Arabistan - İran gerilimini liderler sordu. Bu soruya Ruhani'nin yanıtı "Petrol yerine bölgenin güvenliğini daha çok önemsiyorum. Bu saldırıyı Yemen'i bombalayanlara sormak lazım. Yemen halkı kendini savunuyor" oldu. Putin ise, Yemen'de bir insani trajedinin yaşandığını belirtti ve ülke olarak yardıma hazır olduklarını belirtti. Kuran-ı Kerim'e atıfta bulunan Putin, şu ayeti hatırlattı: 

      "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün.Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, o kalplerinizi birleştirmişti? İşte o'nun nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz."

      Devamla Erdoğan bu soruyu yanıtladı. Yemen'in yerle yeksan olduğunu belirten Erdoğan, "Acaba müsebbibi kimlerdir? Bunların üzerinde durmak lazım. Artık Yemen'in yeniden inşa ve ihyası için ne gibi çalışmalar yapabiliriz, bunu düşünmemiz gerekiyor" dedi.

      Erdoğan şunları kaydetti:

      "Az önce Putin, Rabbimizin bir uyarısını bu noktada hatırlatmak istedi. 'Ancak inananlar kardeştir' dedi, ben daha kısa keseyim. İlk defa Yemen'e bu bombaları kimler attı, bunun cevabı bulunursa kanaate de varabileceğimizi düşünüyorum."

      'GÜVENLİ BÖLGEDE 'MÜLTECİLER İÇİN KONUT YAPALIM' DİYORUZ'

      Erdoğan daha sonra NTV muhabirinin güvenli bölgeyle ilgili sorusunu yanıtladı. Erdoğan, "450 kilometre batıdan doğuya konut yapalım diyoruz" açıklamasında bulundu.

      © AA /
      ABD, Suudi petrl devi Aramco'nun iki tesisinde 19 noktanın vurulduğu ve saldırıların batı-kuzey-batı yönünden geldiğine dair uydu görüntüleri yayımladı.

      Aramco saldırısına dair uydu görüntüleri yayımlayan Washington: Geliş yönü Yemen değil, İran'ın işi olduğuna şüphe yok

      The New York Times, ABC ve Reuters'e konuşan Trump yönetiminden yetkililer, Suudi Arabistan'ın doğusundaki iki petrol tesisine yönelik saldırıların yönü ve çapının, Husi işi olmadığına işaret ettiğini söyledi. ABD'li yetkililer, "İran'ın sorumlu olduğuna şüphe yok. Ne derseniz deyin, başka aday yok" iddiasında bulundu.
      Daha fazla
    • 20:21

      Putin: Suriye Ordusu'nu destekleyeceğiz

      Ruhani'nin ardından sözü alan Putin, üç ülkenin de Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunduğunu kaydetti. "Geçen yıl anayasa komitesinin oluşumu konusunda bir karar alınmıştır. Üç ülkenin diplomatları, titiz bir çalışmanın sonucunda listesi oluşturdular" diyen Putin, "Artık bu komite Cenevre'de hızlı bir şekilde çalışmaya başlamalıdır. Biz bunun için her türlü desteği vermeye hazırız" açıklamasında bulundu.

      'İDLİB'DEKİ DURUM ENDİŞE VERİCİ'

      İdlib'deki durumun endişe verici olduğunu belirten Putin, "İdlib, neredeyse tamamen El Kaide bağlantılı grupların elinde. Gerginliğin azalması için, terör tehdidini yok etmek için Suriye Ordusu'na kısıtlı harekatlarda destek vereceğiz. Bizim mutabakatlarımız terör örgütlerini kapsamamaktadır. Sivil halkın zarar görmemesi için her türlü adımı atmaya hazırız" diye devam etti. Putin, Erdoğan'ın Anayasa Komitesi'ne çok büyük bir katkı sağladığını da ifade etti.

      ‘AŞICIRILIK YANLILARI SURİYE ANAYASA KOMİTESİNİN ÇALIŞMALARINI BALTALAYABİLİR’

      Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, aşırıcılık yanlılarının Suriye anayasa komitesinin çalışmalarını baltalayabileceklerini, ancak Rusya, Türkiye ve İran’ın bu tehditleri önlemeye hazır olduklarını vurguladı.

      Rus lider, “Daha önce tehditleri sıralamıştım. Öncelikle bu süreci baltalamaya çalışan aşırıcılık yanlıları tarafından muhtemel provokasyonlar olabilir. Bu kişiler nihai bir çözüm istemiyor, onlar savaş üzerinden kazanç sağlıyor. Fakat bizim üçlümüz de bunun için var, bu tehditlerin önüne geçmek için” diye konuştu.

      ‘SURİYE’DEKİ ÇÖZÜM SONRASINDA ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜNÜN GERİ KAZANILACAĞINI ESAS ALIYORUZ’

      Putin, Moskova’nın Suriye’deki durumun çözüme kavuşturulmasından sonra ülkenin toprak bütünlüğünün geri kazanılacağını ve tüm dış güçlerin oradan çekileceğini esas aldığını belirtti.

      “Hepimiz Suriye Arap Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünden yanayız. Güvenliğin sağlanması ile ilgili konular çözüldükten sonra Suriye’nin toprak bütünlüğünün tamamen geri kazanılacağını ve tüm dış güçlerin oradan çekileceğini esas alıyoruz” diyen Putin, bölgedeki tüm ülkelerin kendilerini savunma haklarının olduğunu sözlerine ekledi.

      Türkiye ile ikili ilişkilere değinen Putin, şunları kaydetti:

      "Sayın Erdoğan ile ikili ilişkilerimizi değerlendirdik. Özellikle ekonomik konuları değerlendirdik. Geçen sene ticaret hacmimiz 25 milyar doları aşmıştı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve TürkAkım'dan bahsediyorum. İnsani ve kültürel alanlarda da iş birliğimiz geliştiriliyor. Türkiye'ye 6 milyon Rus turist gelecek. Rekor kıracağız."

      ‘RUSYA VE TÜRKİYE GELECEĞE DÖNÜK YENİ SİLAHLARIN TESLİMİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞMELERE DEVAM EDİYOR’

      Rusya ve Türkiye’nin askeri-teknik işbirliği alanında başarılı bir şekilde işbirliği yaptığına dikkat çeken Putin, iki ülke arasında geleceğe dönük yeni silahların teslimi ile ilgili görüşmelerin devam ettiğini kaydetti.

      ‘TRUMP’IN SURİYE’DEN ASKERLERİ ÇEKME KARARININ UYGULANACAĞINI UMUYORUZ’

      ABD askeri birliklerinin Suriye’deki varlıklarının yasalara aykırı olduğunu söyleyen Putin, Rusya’nın ABD Başkanı Donald Trump’ın birlikleri Suriye’den çekilmesi yönündeki kararının uygulanacağını umduğunun altını çizdi.

      Putin, “Amerikan silahlı kuvvetlerinin Suriye’deki varlıklarının yasalara aykırı olduğu herkesin malumu. ABD Başkanı Trump’ın Amerikan askerlerini Suriye’den çekilmesi yönündeki kararının sonuna kadar uygulanacağına istinaden hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı.

      SUUDİ ARABİSTAN ALTYAPI TESİSLERİNİ KORUMAK İÇİN RUSYA’DAN S-400 YA DA S-300 ALABİLİR

      Basın toplantısında Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile yapılan saldırılarla ilgili olarak bu ülkeye sağlanabilecek yardım ile ilgili soruyu yanıtlarken Putin, Riyad’a kendi topraklarını savunmak için Rusya’dan S-400 ya da S-300 hava savunma sistemleri satın almasını önerdi.

      Rus lider, “Suudi Arabistan’a yardım konusuna gelince, Kur’an-ı Kerim’de öz soyun korunmasının dışında herhangi bir şiddet türünün kabul edilemez olduğu belirtiliyor. Bu nedenle kendi soyunu, kendi ülkesini koruması için Suudi Arabistan yönetimine gerekli yardımı yapmaya hazırız, Suudi Arabistan’ın siyasi yönetiminin ise, zamanında Rusya’dan S-300 sistemlerini satın alan İran yönetimi ya da en yeni S-400 Triumf sistemlerini satın alan Cumhurbaşkanı (Erdoğan) gibi devlet olarak bilge bir karar alması yeterli olur. Bu sistemler Suudi Arabistan’ın altyapısına ait her türlü tesisi güvenilir bir biçimde koruyacak” açıklamasında bulundu.

      İran lideri Hasan Ruhani’nin ‘S-300 mü, yoksa S-400 mü almaları daha iyi olur’ şeklindeki sorusuna Putin, “Kendileri seçsinler” yanıtını verdi.

      PUTİN: RUSYA VE İRAN, ULUSAL PARAYLA İLGİLİ ÇALIŞMALARI ETKİNLEŞTİRECEK

      İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile ikili görüşmede, iki ülke arasında enerji, ulaşım ve sanayi alanlarındaki işbirliğini ele aldıklarını bildiren Putin, “Büyük projeleri hayata geçirmeye devam etme, doğrudan ödemeleri ulusal paraları kullanarak genişletme çalışmalarını etkinleştirme konusunda anlaşmaya vardık” dedi.

      © AA /
    • 20:14

      Ruhani: ABD, Suriye'yi bölmeye çalışmaktadır

      İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de, toplantının faydalı ve yapıcı olduğunu belirterek "Siyasi ve sahadaki gelişmeleri inceleyebildik. Ne mutlu ki üç ülke, bütün konularda görüş birliği içinde. Hepimiz Suriye'nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısı konusunda aynı görüşe sahibiz" dedi.

      Ruhani, "ABD, Suriye'yi bölmeye çalışmaktadır" açıklamasında bulundu. Suriye'de Anayasa Komitesi'nin tamamen oluştuğunu vurgulayan Ruhani, "Bir an önce çalışmalarına başlamasını ve anayasayı revize etmesini umut ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

      Ruhani, bir sonraki toplantıya İran'da ev sahipliği yapmayı umduğunu vurguladı.

      © AA /
    • 20:10

      Erdoğan: Suriye'de DEAŞ tehdidi ortadan kalktı, en büyük tehdit PKK ve uzantısı PYD

      Toplantı sonrası ilk açıklamayı Erdoğan yaptı. "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunması konusunda önemli kararlar aldık" diyen Erdoğan, "Görüşmeler verimli geçti. Sahada sükunetin tesisi ve mültecilerin dönebileceği şartların oluşması konularında yürüttüğümüz çalışmaları gözden geçirdik. İdlib'deki gerginlik, görüşmelerimizin odak noktalarından biriydi" dedi. 

      Erdoğan şunları kaydetti:

      "Sivil halkın ve garantör ülkelerin sahadaki askerlerinin güvenliği için birtakım kararlar aldık. Önümüzdeki günlerde hayırlı gelişmelerin yaşanacağını düşünüyoruz. Anayasa komitesinin üyeleri konusunda yapıcı ve esnek bir tutum sergiledik. Ortak çabalarımızla komitenin oluşumuna ilişkin pürüzler giderilmiştir. Bugünkü istişarelerimizde usul kuralları konusunda BM ile eşgüdümlü bir şekilde sonuçlandırarak, çalışmaların bir an önce başlamasını kararlaştırdık. Fırat'ın doğusu konusunu da istişare ettik. Halihazırda Suriye topraklarının 4'te 1'inden fazlası bölücü terör örgütlerinin hakimiyeti altında. Geldiğimiz nokta itibariyle Suriye'de DEAŞ tehdidi ortadan kalkmıştır. En büyük tehdit kaynağı PKK ve onun uzantısı PYD'dir. ABD ile 2 hafta içinde uzlaşamazsak kendi harekat planımızı uygulamaya başlayacağımızı buradaki dostlarımıza da anlattım."

      'ARTIK MÜLTECİLERİN DÖNÜŞÜNE YOĞUNLAŞMAMIZ GEREKİYOR'

      Artık mültecilerin dönüşüne yoğunlaşılmasının gerektiğini belirten Erdoğan, "Bu düşüncelerle Ankara zirvesinin Suriye'de barış, güvenlik ve istikrarın tesisine katkıda bulunmasını temenni ediyorum. Bir sonraki zirve toplantımıza İran'da ev sahipliği yapma arzusunu paylaşan Ruhani'ye teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini noktaladı.

      © AA /
    • 20:03

      Putin: Suriye Anayasa Komitesi'nin üyeleri üzerinde nihai mutabakat sağlandı

      Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya, Türkiye ve İran'ın garantör ülkeler olduğu Astana sürecinin Suriye'de çözüme en etkin katkı veren mekanizma olduğunu belirtti.

      Putin, Suriye Anayasa Komitesi'nin üyeleri üzerinde nihai mutabakat sağlandığını ifade etti. Rus lider, komitenin çalışmalarına hızlıca başlamasını sağlamaları gerektiğini kaydetti.

      Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumun endişe verici olduğunun altını çizen Putin, "Bu bölgedeki ve Suriye'nin diğer bölgelerindeki güvenlik sorunları, yalnızca egemenliğin ve toprak bütünlüğünün korunması ilkeleri esas alınarak çözülmeli. Suriye'nin nüfuz alanlarına bölünmesi kabul edilemez" dedi.

      Teröristlerin İdlib'den çıkarılması için Rusya, Türkiye ve İran'ın müşterek olarak ek önlemler alması gerektiğini belirten Putin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu anda en fazla endişe verici bölge, son dönemde terör örgütlerinin faaliyetlerini artırdığı İdlib gerilimi azaltma bölgesidir. Bu bölge, çeşitli aşırılık yanlıları için sığınma noktası olmamalı ve silahlı provokasyonlar düzenlenmesi için bir platform işlevi görmemelidir." Putin, Suriye'nin yeniden inşasına yönelik desteğin tüm Suriyelilere süreç politize edilmeden ve ön koşulsuz olarak verilmesi gerektiğini söyledi.

      "Başta BM ve ilgili kurumları olmak üzere uluslararası toplumun Suriye'ye insani destek konusuna aktif şekilde dahil olacağını, savaşta yıkıma uğrayan altyapının, okul ve hastanelerin yeniden inşasına büyük bir katkı sunacağını umuyoruz" diye devam eden Putin, bu desteğin politize edilmeden, ayrımcılık yapılmadan ve önkoşulsuz olarak sunulması gerektiğini vurguladı.

      Rus lider, bugünkü üçlü zirvenin verimli geçmesini ve varılacak mutabakatların Suriye'de barış ve güvenliğin yeniden tesisi açısından krizin nihai olarak çözülmesine katkı sunmasını umduğunu kaydetti. Putin, zirvenin Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün pekişmesini sağlayacağını, genel olarak Ortadoğu'da istikrarın sağlanmasına büyük katkı sunacağını düşündüğünü de vurguladı.

      © AA /
    • 18:56

      Ruhani: Askeri müdahalelerin işe yaramayacağını düşünüyoruz

      İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ederek başladı. "Ciddi bir şekilde vurguladığımız hususlara riayet edilmeli ve bu ülkeye yeniden huzurun hakim olması için gerekli tesisler sağlanmalıdır" ifadesini kullanan Ruhani, "Bu krizin barışçıl yöntemlerle çözülmesi, terörizmle mücadele, anayasa komitesinin kurulmasını destekleme, tutukluların ve kaçırılanların değişimi, insani yardımların iyileştirilmesi ve ülkenin yeniden kurulması açısından çabalar gösterildi" diye devam etti.

      "Değerli arkadaşlar, İran İslam Cumhuriyeti geçmişte olduğu gibi bugün de Suriye krizinin siyasi yollardan çözülmesi gerektiğini düşünmektedir. İran İslam Cumhuriyeti, askeri müdahalelerin işe yaramayacağını düşünüyoruz."İdlib mutabakatının beklendiği gibi gitmediğini belirten Ruhani, "En önemli gündem Suriye krizinin barışçıl bir yolla çözülmesi" diye konuştu. "Özgür ve bağımsız bir Suriye, başkalarına karşı kullanılmayan, işgal ve dış tehditlere uzak ve terörden arınmış, bütün vatandaşları eşit haklara sahip olan bir Suriye... Bu yolda sadece Suriye halkı kendi geleceği için karar vermeli ve başkaları onların iç işlerine karışma hakkını kendinde görmemeli" görüşünü dile getirdi. 

      Ruhani, "ABD'nin Suriye'de asker bulundurması meşru değildir" dedi ve ekledi:

      "Adana mutabakatının hayata geçmesi endişeleri giderir."

      © AA /
    • 18:51

      Erdoğan: Elimizi taşın altına daha fazla koymalıyız

      Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile gerçekleştirdiği Suriye zirvesi öncesi açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Üç ülke olarak iş birliğimizi derinleştirdik. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması konusunda tam bir mutabakat içindeyiz" dedi. 

      "Eğitimden sağlığa kadar Suriyeli sığınmacıların hayatlarını sürdürebilmeleri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

      "Cerablus, Afrin gibi güvenli hale getirdiğimiz yerlere dönen Suriyeli kardeşlerimizin sayısı 360 bini buldu. Büyük bir trajedinin önüne geçtik. Fırat'ın doğusundaki terör bataklığını da kurutarak çabalarımızı yeni bir seviyeye taşıyacağız. Zira Çobanbey'deki saldırı, bölücü örgütün vahşi yüzünü göstermiştir. Elimizi taşın altına daha fazla koymalıyız. Ülkemiz en meşakkatli dönemlerinde Suriye halkının yanında olmuştur. 3 milyonu aşkın Suriyeliyi hala topraklarımızda barındırıyoruz."

      © AA / Murat Çetinmühürdar
    Etiketler:
    İran, Rusya, Türkiye, Hasan Ruhani, Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın