06:13 10 Ağustos 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 24
    Abone ol

    Antalya'da çok sayıda kişiyi 'Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde istihbarat şefiyim' diyerek toplam 600 bin TL dolandırdığı iddia edilen ve savunmasında şizofren olduğunu savunan sanık, yeniden hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti, rapor istenmesine ve sanığın tutukluluk tedbirinin kaldırılmasına karar verdi.

    Antalya Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Konyaaltı Jandarma Komutanlığı ekipleri, Konyaaltı, Kemer ve Elmalı ilçelerinde kendisini 'Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde istihbarat şefi' olarak tanıtan, kamu görevlileriyle bağlantısı olduğu yalanını söyleyip dolandırıcılık yaptığı iddia edilen Birol D. için çalışma başlattı.

    Birol D’nin ilçe sakinlerini, kamu görevlileriyle bağlantılı olduğu yalanıyla ikna edip her türlü kamu arazisi tapusunu şahıs adına çıkartma, milli emlak ve mahkemelerde devam eden işleri olumlu sonuçlandırma gibi işlemleri yapabileceğini söyleyip dolandırdığı tespit edildi.

    'TBMM Başkanı eniştem'

    Vatandaşlara kendisini, 'istihbarat başkanı ve görevlisiyim', 'Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde istihbarat şefi ve Akdeniz bölge sorumlusuyum', 'TBMM Başkanı eniştem', 'Cumhuriyet Başsavcısı'nın da kardeşiyim' söylemleriyle kandıran Birol D.'nin, çok sayıda kişiden yaklaşık 600 bin lira aldığı öğrenildi.

    Birol D'nin evinde yapılan aramada 590 bin lira mevduatının bulunduğu bankaya ait cüzdan ele geçirildi. Jandarmada işlemleri tamamlanan Birol D., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

    'Şizofrenim, neler yaşandı hatırlamıyorum'

    Daha önce Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Birol D., savunmasında şizofren olduğunu iddia ederek, "Hastalığın etkisindeyken neler yaşandı hatırlamıyorum. Kendimi ne diye tanıttım, onu da bilmiyorum. Vesayet kararım söz konusu” ifadelerini kullandı.

    Birol D., 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Birol D., ağabeyi Remzi D. ve taraf avukatları katıldı.

    2014 yılından itibaren sanığın vasisi olduğunu ifade eden Remzi D., “Sanık kardeşimle beraber Antalya’ya tatile gitmiştik, ben böbrek rahatsızlığı nedeniyle İskenderun'a dönmek zorunda kaldım ancak kardeşim benimle gelmedi. Avukatı Şafak Baysal olduğunu biliyorum. Onun müdafilik görevini yürütmesine onayım vardır. Bu davada onu temsil edebilir. Ayrıca vasisi olduğum sanığın bankadaki paralarının müştekilere verilmesi hususunda avukatım Şafak Baysal yetkili olsun” dedi.

    İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında, sanığın kapalı bir kurumda müşahede altına alınarak rapor düzenlenmesi için, üç haftayı geçmemek üzere gözlem altına alınması gerektiğini, TCK’nın 32 maddesi (akıl hastalığı) kapsamında bir hastalığının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor aldırılması talebinde bulundu.

    Ruh sağlığı hastanesine sevkine karar verildi

    Manisa’da bulunan Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'ne iki defa gittiğini, kendisine şizofren hastası tanısı konulduğunu kaydeden sanık Birol D., "Cezaevinde ilaçlarımı düzenli kullanamıyorum bazen kendimi kaybedip düşüyorum. Tahliye olmam halinde ailem gelip beni hastaneye götürebilir” diye konuştu.

    Kararı açıklayan mahkeme heyeti, sanık Birol D’nin Adana Doktor Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilmesine, üç haftayı geçmemek üzere müşahede altına alınmasına, hastalığı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor istenmesine, sanığın bu aşamada tutukluluk tedbirinin kaldırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

    Etiketler:
    Jandarma, Tapu, TBMM, Tutuklama, Mahkeme, Şizofreni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Dolandırıcılık, Antalya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın