19:04 03 Mart 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 1340
    Abone ol

    Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "HDP sizce kapatılmalı mı?" sorusuna "Anayasal koşullar oluşursa kapatma kararı verilir. Anayasa Mahkemesi kararı verecek" cevabı verdi.

    HaberTürk TV'de Mehmet Akif Ersoy'un konuğu olan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, HDP'nin kapatılması ile ilgili açıklamalarda bulundu. Uçum son kararı Anayasa Mahkemesi'nin vereceğini söyledi.

    Uçum, gazeteci Veyis Ateş'in "HDP sizce kapatılmalı mı?" sorusuna "Anayasal koşullar oluşursa kapatma kararı verilir. Anayasa Mahkemesi kararı verecek. Tutum dikte edemem. Emin olun o karar herkesin kabul etmesi gereken bir karar olacaktır" diye yanıt verdi. 

    Uçum'un açıklamaları şöyle: 

    "Burada mesele bir siyasi aktörün ne dediği değil; siyasi aktörlerin tutumu sonuçlar üzerinden konuşma tutumudur. Burada mesele toplumsal birikim açısından siyasi birikim açısından gelinen nokta meselesidir. O dönemde eğer değişiklik geçseydi başka önlemler olacaktı. Belki biz parti kapatmayı değil o önlemleri konuşacaktık. O değişiklik yapılmadı parti kapatma bir önlem olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu konuşuluyor. Bugün kapatma meselesinin tartışılması bir demokratik siyasi partinin anti demokratik olur tartışması değildir. Bir partinin demokratik siyaset içerisinde kalması gerektiği halde o zorunluluk altında olduğu halde bir türlü terör vesayeti ile alakalı tutumunu net ortaya koyamaması tartışmasıdır. Böyle olduğu zamanda bu kapatma meselesi demokrasi alanının konusu olmaktan çıkar. Bu tamamen bir hukuk meselesine dönüşür. Türkiye terör vesayeti altında siyaset yapılmasına hele meclis çatısı altında yapılmasına artık daha fazla katlanamaz Bunun çözümü illa bir kapatma davası mıdır değil midir o ayrı bir konu. Terör vesayetinin sona erdirilmesi noktasında yüksek seviyeli bir mutabakat var. Bu mutabakatın hayata geçmesi noktasında çok farklı değerlendirmeler yapılabilir HDP radikal bir tutum değişikliğine giderse hakikaten terörle kendi arasına bir mesafe koyarsa kimse ona niye mesafe koydun diyebilir mi?"

    Gazeteci Veyis Ateş'in "HDP sizce kapatılmalı mı kapatılmamalı mı" sorusuna ise Uçum şöyle yanıt verdi: 

    "Anayasal koşullar oluşursa kapatma kararı verilir. Anayasa Mahkemesi kararı verecek. Tutum dikte edemem. Emin olun o karar herkesin kabul etmesi gereken bir karar olacaktır."

    'İletişim Başkanlığı'na hesap sormak, devlete hesap sormaktır'

    Uçum, muhalefetin İletişim Başkanlığı açıklamaları hakkında ise şöyle konuştu:

    ''İletişim Başkanlığı bu devletin bir kurumudur. Yeni sistemin getirdiği bir kurumdur. Cumhuriyet tarihimiz boyunca ilk kez devlet iletişimini son derece güçlü bir kurumsal yapıya oturtmuş ve bunu demokratik iradeye bağlamıştır. Tabii ki bu kurum birtakım faaliyetler yürütür. Esası bu kurum devletin iletişimini yürütüyor. Bugün Fahrettin Bey olur yarın Ahmet Bey olur, başkası olur. Sonuçta devletin ihtiyaçları üzerinden ortaya koyduğu yaklaşıma 'hesap vereceksiniz' demek devletten hesap sormak demektir. Yaptığı faaliyetleri eleştirebilirsin. Ama ben bu devlete hesap soracağım demek... Eleştirileri oradaki sorumluluk üstlenmiş aktörler üzerinden yapabilirsiniz, gerekli duyuruları yapabilirsiniz. Ama kurumsal olarak bu yapıları karşınıza alırsanız siz devleti karşınıza almış oluyorsunuz. 'Bu İletişim Başkanlığı devletin iletişim stratejisi açısından yanlış yapıyor' denebilirsiniz. 'Ben sizden hesap soracağım' demesi ne demek? Demokrasilerde hesap hukuk mecrasında sorulur, seçimlerle sorulur. Sen nerede hesap soruyorsun? Bunların zihniyetinde kendisi kontrol edemiyorsa o aygıt onun karşıtıdır. Hayır, o devlet o halka aittir. Bugün olan aktörler yarın olmayacaktır. Biz kurumsal yapıları koruyacağız. Pratiği eleştirebiliriz ama kurumları karşıya alamayız. Oradaki aktörlerle ilgili varsa iddianız ortaya koyun. O yüzden son derece kötü, karşıtlık üreten, başka referanslar izlenimi vermeye çalışan ciddi problemli bir açıklama olarak görüyorum.

    'İletişim Başkanı'nı refere ederek hesap verecek' demenin bir anlamı yok'

    Bizim bir şeyin ayırdında olmamız gerekiyor. Kurumlarda görev alanlar, seçilmiş pozisyonlarda, yargıda görev alanlar o pozisyonun prosedürüne göre pratik yürütürler. Burada şöyle yaklaşım içerisinde olamayız. Şu günkü yaklaşım kurumsal görüştür, şu günkü yaklaşım bireysel görüşümdür diyemeyiz. Yapılan eleştiri bireysel olarak kişiye yönelik değil. Kişinin yaptığı faaliyetlerle ilgili doğrudan kurumu eleştirmek. İnsanlar görevlerini yaparken, hizmetleri yerine getirirken objektif, adil, tarafsız olmak zorunda. Sonuçta insanlar sosyal pratik, duygu pratikleri içerisinde kendilerini ifade etme hakkına sahiptir. Bir yere birisini getirince mahkum etmiyorsunuz. Bazen roller karıştı diyelim, orada eleştirirsin. Kurumsal açıdan uygun olmadı diyebilirsin. Ama kalkıp orada bir steril aktör, steril pratik bekleyemezsin. Aynı şey yargı için söylenebilir. Yargıçlar işlerini yerine getirirken bağımsız ve tarafsızdırlar. Onun dışında bizden uzak bir ortamda yaşamıyor ki. İşini yaparken bağımsız ve tarafsız olmasını beklerim. Sapmalar olunca eleştirilerimi yaparım. Kalkıp İletişim Başkanı diye refere ederek, kurumu da göstererek hesap vereceksin demenin izah edecek bir tarafı yok.''

     

    İlgili konular:

    Gergerlioğlu’ndan 'HDP kapatılsın' çağrılarına tepki: MHP yüzde 10'un altına düşmüş bir parti, kendi hallerine baksınlar
    HDP Eş Genel Başkanı Sancar, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti: 'İYİ Parti ile görüşme isteğimiz devam ediyor'
    HDP Eş Genel Başkanı Sancar: Bölünme ve yeni parti gibi bir gündemimiz yok
    Etiketler:
    Parti kapatma, HDP, Mehmet Uçum, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın