Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
RADYO
Radyo Sputnik’in tüm programları.

'Avrupa'nın asıl sorunu IŞİD değil, yabancı düşmanlığı'

'Avrupa'nın asıl sorunu IŞİD değil, yabancı düşmanlığı'
Abone ol
Uluslararası ilişkiler uzmanı Ferhat Pirinççi’ye göre, Avrupa’nın güvenlik kaygısının altında, terör saldırılarının artması endişesinden ziyade, göçmenlerin gittikleri ülkelerin toplumsal dokusunu bozma ihtimali yatıyor.

Macaristan - sığınmacı - Sputnik Türkiye
Macaristan: Mülteciler arasında Avrupa'ya sızan teröristler tespit ettik
Avrupa'nın çözüm bulmaya odaklandığı göçmen krizinin altında endişe yaratan bir konu da terör ve güvenlik sorunu. Geçen gün İngiliz Sunday Express gazetesi, bir IŞİD casusuna dayandırdığı haberinde, yaklaşık 4 bin IŞİD militanının insan kaçakçıları tarafından 'masum göçmenler' arasında Avrupa'ya sokulduğunu yazdı. Bu da akıllara ‘Avrupa'da bir güvenlik zafiyeti mi var?’ sorusunu getirdi.

Uluslararası ilişkiler uzmanı ve Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkez (ORSAM) Danışmanı Doç. Dr. Ferhat Pirinççi, RS FM'de yayınlanan ‘Dünya Panorama’ programında Avrupa'da terör tehdidi ve güvenlik endişesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'IŞİD MİLİTANLARININ BÜYÜK KISMI AVRUPA KÖKENLİ’

IŞİD - Sputnik Türkiye
'Binlerce IŞİD'ci, sığınmacı kılığında Avrupa'ya sokuldu'
Sunday Express’in iddiasını yorumlayan Pirinççi'ye göre, IŞİD'cilerin Suriyeli mülteci kılığında Avrupa'ya girmesi trajikomik. IŞİD’in silahlı gücü içerisinde azımsanmayacak derecede yabancı savaşçı olduğunu söyleyen Pirinçci, bu militanların Avrupa kaynaklı olduğunu anımsatarak şöyle devam etti:

“Bu iddialar göçmen karşıtlığını diri tutmak için ortaya atılıyor. Şu nokta gözden kaçmamalı: IŞİD her ne kadar başta Suriye'de aktif olsa da ona biat eden başka örgütler var. Bunun yanı sıra örgütle gönül bağı kurmuş  ya da sempatizanı olan fakat sahada aktif olarak savaşmayan kişiler var. Şu anda özellikle Batı Avrupa'da IŞİD'e katılımları organize eden, yardımlar toplayan ya da insan kaçakçılığını tertipleyen gruplar mevcut. Dolayısıyla bu işin sadece Avrupa'ya göç eden sığınmacılarla açıklanamaz”

'AVRUPA, GÖÇMENLERİ ETNİSİYEYE VE DİNİNE GÖRE AYIRIYOR'

Güney Asya'daki göçmen trajedisi - Sputnik Türkiye
'Sığınma hakkı için Hıristiyan oluyorlar'
Pirinççi'nin dikkat çektiği bir diğer konu ise yine gazete manşetlerinde yer bulan, ‘Avrupa sığınmacıları kabul ederken etnik köken ve dini inanç ayrımı yapıyor’ iddiaları oldu. Avrupa'nın baştan beri göçmenlere yönelik açık kapı politikası uygulamadığını hatırlatan Pirinççi, bazı ülkelerin mültecileri kabul ederken din ve etnik köken kriterini göz önünde bulundurduğunu kaydetti:

“Avrupa zaten mültecilere yönelik politikalarını açıkça ortaya koydu. Suriye krizi yeni bir kriz değil. Bu süreç 2011 yılında tırmanışa geçti. Bu noktada işin en büyük yükünü Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak çekti. Avrupa ülkeleri açık kapı politikası uygulamadılar. Avrupa Birliği (AB) bir göç politikası oluşturmadan önce bazı ülkeler dini ve etnik köken kriterlerine göre sığınmacı alımı yapmaya başlamışlardı. İhtiyaç sahibi bir Suriyeli olmak yeterli bir kriter değildi. Hıristiyan ya da kalifiye eleman olanların önceliği vardı. Bu işin güvenlik boyutuyla ilgilenselerdi, IŞİD’le mücadele kapsamında faaliyete geçmiş olmaları gerekirdi.”

'İSTİHBARAT PAYLAŞIMIYLA YABANCI SAVAŞÇI SAYISI AZALDI'

Makedonya sınırında kaçakların Avrupa yürüyüşü - Sputnik Türkiye
Avrupa iltica başvurularının yüzde 70’ini reddediyor
Pirinççi, Avrupa'dan gelip Türkiye veya Lübnan üzerinden IŞİD'e katılmaya çalışan yabancı savaşçıların sayısında da bir azalma olduğunu söyledi. Pirinççi’ye göre bunun nedeni ise Avrupa ve Suriye'ye komşu ülkeler arasında istihbarat paylaşımının artması:

“IŞİD'le mücadelede bir kamuoyu farkındalığının oluşmasıyla  bir istihbarat işbirliği doğdu. IŞİD'e yabancı savaşçı katılımlarının daha çok Türkiye ve Lübnan üzerinden olduğu iddia ediliyor. Fakat Charlie Hebdo saldırısına kadar istihbarat birimleri arasında yakın bir işbirliği yoktu. Türkiye, kendi imkanları ve sınır tedbirleri ile kişilerin IŞİD'e katılma olasılıklarını belirliyordu. Oysa bu ülkeler istihbarat paylaşımında bulunduktan sonra IŞİD'e yabancı savaşçı katılımında bir azalma söz konusu oldu.”

“Avrupa’nın güvenlik kaygısının altında terör saldırılarının artması endişesinden ziyade, göçmenlerin gittikleri ülkelerin toplumsal dokusunu bozma ihtimali yatıyor” diyen Pirinççi, bu noktada Avrupa'daki yabancı düşmanlığı ve İslamofobi'ye dikkat çekti.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала