Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
GÖRÜŞ

Cuma son gün: Hayvanseverler yasaklı ırklar için sürenin uzatılmasını istiyor

© AAAdana'da başıboş gezen 3 pitbull cinsi köpek hayvan barınağına götürüldü
Adana'da başıboş gezen 3 pitbull cinsi köpek hayvan barınağına götürüldü - Sputnik Türkiye, 1920, 12.01.2022
Abone ol
Özel
Yasaklı ırk köpeklerin kısırlaştırılması ve kayıt altına alınması için 14 Ocak son gün. HayKonFed Genel Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, bu sürenin uzatılması gerektiğini söyleyerek “Süre uzatılmazsa bu hayvanlar katliama ve ölüme terk edilecek, 6 ay daha uzatılmalı” dedi.
Türkiye’nin gündemine Gaziantep’te iki tane pitbullun saldırmasıyla ağır yaralanan 4 yaşındaki Asiye Ateş’le giren yasaklı ırk köpeklerin kısırlaştırılması ve kayıt altına alınması için son tarih 14 Ocak olarak belirlendi. Söz konusu yasaklı ırklar; Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa, American Staffordshire Terrier ve American Bully iken, bu köpeklerin belediyeler tarafından denetimlerinin yapılması da istendi.
7332 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre de, bu köpek türlerini veya bunların melezlerini üreten, sahiplenen, sahiplendiren, barındıran, besleyen, takas eden, sergileyen, hediye eden ve bunların Türkiye’ye girişini, satışını ve reklamını yapana hayvan başına 11 bin Türk lirası idari para cezası verilmesi öngörülüyor.
Aynı zamanda yine bu kanuna göre, kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu köpekler kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamaz, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamaz. Bu cins köpekleri sokağa terk etmenin cezası ise 30 bin lira olarak belirlendi. Ancak hayvanseverler ve sivil toplum kuruluşları, son kayıt tarihi olarak belirlenen 14 Ocak’a tepkili. Zira, kayıt işlemi yapılmayan köpekler belediye barınaklarına alınacak. Sivil toplum kuruluşları ise seslerini sosyal medyada duyurmaya çalışıyor.

‘14 Ocak yanlış bir tarih, katliam getirir’

Konuyu Sputnik’e, Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HayKonFed) Genel Başkan Yardımcısı Haydar Özkan ve Hayvan Severler (HaySev) Derneği Başkanı Defne Yazıcıoğlu değerlendirdi.
14 Ocak’ın yanlış bir tarih olduğunu söyleyen Özkan, “Kanun yapılırken, hazırlanırken bunu defalarca dile getirdik. Bunun katliam getireceğini kanun yapılırken de dile getirdik. Çünkü 14 Temmuz'da hamile kalan ve 2 aylık doğum müddeti tanınan, doğduktan sonra da 4 aylık gelişme müddeti tanınan hayvanlar, kısırlaştırılır ve kayıt ettirilir dediler. Ama bu hayvan eğer 15 Temmuz'da doğduysa verilen süre 14 Ocak’ı geçtiği anda bu hayvana kısırlaştıramıyorsunuz ve sokağa bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Bu hayvanın ölümü demektir” dedi.

‘Bu tarih hayvanların sokağa bırakılmasına neden oluyor, yakalandıkları zaman da belediyelerin ‘ölüm kampına’ gönderilecekler’

“Belediyeler düzenli kısırlaştırma yapsaydı bunlar zaten yaşanmazdı” diyen Özkan, “Hiçbir belediyede bu düzenli kısırlaştırma olmadığı için bugün 1 aylık, 2 aylık 3 aylık olan hayvanların hiçbirini kısırlaştıramıyorsunuz. Yazık hayvana, 2-3 aylık hayvanı nasıl kısırlaştıracaksınız? Bu olamayacağı için de insanlar sokağa bırakmak zorunda kalıyorlar, sokağı bıraktığınız anda da belediyelerin ‘ölüm kampı’, olan barınaklara gidecek hepsi. Düşünebiliyor musunuz? Elinizdeki 1 aylık yavruyu kısırlaştırmadığınız için sokağa bırakmak zorundasınız. Vicdanen ne kadar sıkıntılı bir durum. İnsanları buna sevk etmek ne kadar büyük bir vicdansızlık? Bunu daha önce belirttik. Bu katliamların, bu ölümlerin yaşanmaması için yetkililerin bir an önce süreyi uzatması gerek. Eğer bu yapılmazsa resmen hayvan katliamı olur bu iş” ifadelerini kullandı.

‘Türkiye’de yalnızca 234 belediyenin barınağı var, bu hayvanlar 1 metrekarelik beton hücrelere kapatılıyor’

Barınakların sayısının da yeterli olmadığını söyleyen Özkan, şu ifadeleri kullandı:
“Ülkede 1389 belediye var. Bunların ise sadece 234’ünde barınak var. 1200 belediyede barınak diye bir şey yok düşünebiliyor musunuz? Yasaklıları koydukları birer metrekarelik beton hücreler var. Bu hücrelerde bu hayvanlar nasıl hareket eder, nasıl koşar, nasıl özgür olur? Hayvanlar birer metrekarelik ölüm evlerine hapsediliyor. Yani resmen ölsün deniyor ve bunların çoğunda da hayvanlar hayata küsüyor. Görüntülerin benzerlerini çok kez görmüşsünüzdür.”

‘Süre uzatılmazsa bu hayvanlar katliama ve ölüme terk edilecek, 6 ay daha uzatılmalı’

Özkan yapılması gerekenin petshop ve internet üzerinden bu hayvanların satışını durdurmak gerektiği olduğunu söyleyerek, “Belediyelerin çoğu yalnızca bu yasaklar için süre dolana kadar yani 14 Ocak'a kadar ücretsiz kısırlaştırma yaparak çip takmaya başladı” dedi ve ekledi: “Süre uzatılmazsa bu hayvanlar resmen katliama ve ölüme terk edilecek. Doğru olan bu sürenin 6 ay daha uzatılmasıdır.”

'Daha dün bir pitbull bir hafta önce terk edildiği barınakta yemek yemeyi reddettiği için öldü, yani intihar etti'

Yazıcıoğlu ise zamanın kısa olması ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle insanların köpeklerin vazgeçmek zorunda bırakıldığını söyleyerek "Vazgeçmemek için uğraşanlar içinse birçok sorun var, çipleme, kısırlaştırma, karnenin çıkarılması gibi. Tüm bu nedenlerle, pek çok insan baktıkları ve 'yasaklı' tabir edilen ancak bize göre yasaklı bir gereken ırktaki hayvanlarını sokaklara salmaya başladılar. Burada çok önemli bir hata yapılıyor. Bu durum nedeniyle hem bu hayvanlara yazık hem de sokaklarda daha fazla hayvan olmasına neden oldu. Üstelik salınan köpeklerin çoğu 'yanlış insanlar tarafından yetiştirilmiş' köpekler. Zaten kötü niyetle üretmek, dövüştürmek vs. gibi amaçlarla bu ırklara bakan insanlar zahmete girmeye bile tenezzül etmiyorlar. Bu hayvanların barınaklara ki ülkemizde sağlıklı, doğru bakım ve yaşam şartlarını sağlayan barınak bir elin parmağını geçmez kapatılması, orada hem terk edilmiş olmanın verdiği bunalım, hem ortamın yarattığı stres nedeniyle, hayvanların ölmesine neden oluyor. Daha dün bir pitbull bir hafta önce terk edildiği barınakta yemek yemeyi reddettiği için öldü, yani intihar etti. Bu bilinçsiz, önü sonu düşünülmemiş bir süreç ve olan yine bir kere daha hayvanlara oluyor" ifadelerini kullandı.

'Kötü köpek yok, kötü sahip var, kötü niyetle yetiştirilirse emin olun Golden Retriever da canavara dönüşür'

Bu sürenin uzatılması için sürekli görüşmeler yapıldığını söyleyen Yazıcıoğlu, şu ifadelerini kullandı:
"Üstelik yaptırımda birçok hata var, en azından bunların düzeltilmesi gerek. Kısırlaştırma için çok küçük hayvanlar var, hamileler var, yaşlı olanlar, ilaç kullananlar var. Bu hayvanlara hiçbir ayrıcalık tanımadan adeta katletmek üzere yapılmış olan bu düzenleme akla hayale sığacak gibi değil. Ayrıca birçok ülke bu hayvanları yasaklı statüsünde görmüyor, peki neden Türkiye inat ediyor? Çünkü maalesef hükümetimiz esas meseleyi fark edemiyor. Kötü köpek yok, kötü sahip var. İnsanlarla son derece uyumlu yaşayan hayvanların başında köpekler geliyor, ancak sahibi onu kötü niyetlerle yetiştirir, döver, çiğ etle besler, saldırgan komutlar öğretir ve asosyal yetiştirirse, emin olun Golden Retriever’ı da canavara dönüştürebilirsiniz."
Yazıcıoğlu "Ülke çapında tüm hayvanlara yönelik şiddetin başlangıcı ve sonucu insanlar, hayvanlar sadece yaşamak istiyor ama ülkemizde nedense onları yok etmekten adeta keyif alanlar, sokaklarda düz vatandaşlar bile silahla köpek vurmaya başladılar, hayatlarına rahatça devam ediyor. Bugün suçu olmayan köpeği öldürmeye devam eder, onu kötü niyetle büyüten insanı cezalandırmazsak, dövüş, üretim gibi yasa dışı olaylara göz yummaya devam edersek emin olun, sadece masum köpekleri katletmiş olmakla kalmayacağız, aynı zamanda katil ve suçluların özgüven sahibi olmasına ve dolayısıyla yarın öbür gün bizlere saldırmalarının da önünü açmasına izin vermiş olacağız" diye ekledi.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала