18:02 16 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Erdoğan-Putin-Ruhani

    ‘Putin, Erdoğan ve Ruhani geleceği planlıyor, Trump’ın planladığı şeyse kaçış’

    © REUTERS /
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 113

    Rusya Devlet Finans Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nden Doçent Doktor Gevorg Mirzayan, Sputnik için kaleme aldığı makalede Rusya, Türkiye ve İran liderlerinin Ankara’da gerçekleştirdiği üçlü zirveyi ve Batı’nın bu görüşmeyle ilgili tutumunu değerlendirdi.

    The Washington Post’un ‘İran, Rusya ve Türkiye Suriye’nin geleceğini planlıyor, Trump ise oradan çıkış arıyor’ başlıklı makalesine dikkat çeken Mirzayan, söz konusu başlığın Batı’nın Ankara’daki zirveye tutumunu mükemmel bir şekilde yansıttığını aktardı.

    İran, Rusya ve Türkiye’nin yeni Ortadoğu’nun sınırlarını çizdiğini söylemenin daha da isabetli olacağını söyleyen Mirzayan, yazısına şöyle devam etti: “Aslında bunu şimdilik oldukça şematik şekilde yapıyorlar. Moskova, Ankara ve Tahran ‘terörle mücadele bahanesiyle yeni bir gerçekliği inşa etmeye yönelik tüm denemelere karşı koymaya’ anlaştı (orta Suriye’de askeri varlık gösteren ABD’ye selam), Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü, ayrıca komşu ülkelerin ulusal güvenliğini baltalayan bölücülük çabalarına karşı koymaya hazır olduklarını ifade etti (ABD’nin desteklediği Suriyeli Kürtlere selam). Elbette ki Suriye’de diyalog gerekliliğini de ortaya koydular. Suriye’deki zaferini birileriyle paylaşmaya en az ihtiyaç duyan İranlılar dahi ‘Suriye krizinin siyasi yöntemlerle çözülmesi gerektiğini’ söylüyor.

    'ERDOĞAN İRAN'A VE RUSYA'YA GÖSTERDİKLERİ 'ANLAYIŞ' İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ'

    Aslında üçlü zirvenin amacı, çok fazla faktörlü Suriye operasyonundaki pozisyonların teyit edilmesiydi. Neyse ki şimdilik Moskova, Tahran ve Ankara, Suriye’de pek fazla karşı karşıya gelmiyor. Rus Hava-Uzay Kuvvetleri Suriyelilere ve İranlılara orta Suriye’deki bölgeleri kontrol altına almada yardım ediyor (Şam, kısa bir süre önce militanların en donatılmış kalelerinden biri olan Doğu Guta’nın kontrolünü geri aldı), aynı zamanda (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan, Afrin’deki Kürt meselesini çözüyordu ve hem İran’a, hem de Rusya’ya operasyon süresince gösterdikleri ‘anlayış’ için ayrı ayrı teşekkür etti. Bunun yanında da TSK’nın Suriye’nin kuzeyindeki harekâtının tüm bölge Kürt militanlardan temizleninceye ve bir sonraki hedef Menbiç olarak belirleninceye kadar devam edeceğini de sözlerine ekledi.

    'TRUMP MCGURK'U FİİLEN YALANLAMIŞ OLDU'

    Konu burada daha ilginç bir hal alıyor. Gerçek şu ki, yakın zamana kadar Menbiç, Amerikalıların kontrolündeydi. Birçok güç ABD’nin Suriye'deki varlığına karşı çıktı ve Amerikan askerleri, gerilla ya da terörist saldırıların sonucunda Suriye topraklarında giderek daha sık ölmeye başladı. Bu nedenle zirvenin arifesinde (ABD Başkanı Donald) Trump, gerçek bir işadamı gibi, ‘kayıpları sabitleyip’ IŞİD’e karşı kazanılan kesin zafer nedeniyle orduları Suriye’den çıkarmaya başlama niyetini ortaya koydu. Bunun yanında da, ABD Başkanı’nın halka seslenişine dakikalar kala ‘Suriye’deki misyonumuz, IŞİD’e karşı zafer kazanmak. Bu misyon hala tamamlanmış değil, fakat onu mutlaka tamamlayacağız’ diyen IŞİD ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’u da fiilen yalanlamış oldu.

    'KÜRTLERİ SAVUNMA MİSYONU MACRON'A DEVREDİLDİ'

    Kürtleri savunma misyonuysa genç ve hırslı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a devredildi. Ancak, Fransızların koruduğu Menbiç’e karşı bir askeri operasyon başlatmanın, kentin Amerikalıların koruması altındayken yapılabilecek bir operasyona göre Eroğan için çok daha kolay olduğu ortada.

    Ancak Suriye’deki misyon tamamlandıktan sonra ne olacak? İngiliz The Times'ın doğru olarak belirttiği gibi, zirvenin konusu sadece Suriye'nin geleceği değil, aynı zamanda üç katılımcı arasındaki güçlendirici bağlardı ve (İranlı ortaklara saygılarımla birlikte) Rus siyaset uzmanlarının özellikle ilgisini çeken şey, Moskova ile Ankara arasındaki ilişkiler.

    'ERDOĞAN RUS-TÜRK İTTİFAKININ 'ÇELİK GİBİ GÜÇLENDİĞİNİ' SÖYLÜYOR'

    Öte yandan Erdoğan, tüm dış güçlerin provokasyonlarına rağmen Rus-Türk ittifakının ‘çelik gibi güçlendiğini’ söylüyor. S-400 sistemlerinin teslimi önümüzdeki yıl, Akkuyu NGS’nin açılışıysa 2023’te planlanıyor. Erdoğan zirve sırasında dahi Putin’i özellikle ayrıştırdı, basın konferansının başında ona ‘sevgili dostum’ dedi, İranlı mevkidaşınaysa ‘Saygıdeğer Bay’ olarak seslendi.

    Ancak, hiç kimsenin bu konuda fazladan hayal kurduğu söylenemez. Ülkelerimiz arasında uç nokta bölgelerinde yeterince siyasi çelişkiler mevcut.

    Bu nedenle şimdi bilgili siyasetçiler stratejik ittifaklara değil, taktik işbirliğine vurgu yapıyor. Bu konuda en önemli katkıyı elbette hem Rusya, hem de Türkiye ile ilişkilerini etkili bir şekilde bozmayı beceren Batı sağladı.

    'BATI İLE ANKARA ARASINDAKİ İHTİLAF TAKTİK DEĞİL, STRATEJİK'

    Batı (AB ve ABD) ile Ankara arasındaki ihtilaf sadece Kürt meselesiyle sınırlı değil, ihtilaf taktik değil, stratejik. Washington, Erdoğan'ın Müslüman dünyasındaki emellerini kabul etmeyecek, Avrupa’ysa nihai kuruluşundan sonra Ankara'nın kararlarını etkilemeyeceği, Türkiye'de oluşturulan siyasi rejime şiddetli bir biçimde karşı çıkıyor.

    Bunların sonucu, Türklerin Batı’nın ‘kırmızı çizgileri aşması’ olarak kabul ettiği, önceki yıl 15 Temmuz’da gerçekleşen başarısız darbe girişimi oldu. Aynı zamanda Moskova, birçok habere göre Erdoğan’a çok yardım etti.

    Tabii ki uluslararası ilişkilerde minnet duygularına yer yok, Türkiye daima oyununu tüm cephelerde sürdürmeye çalışacak. Ancak (Türkiye’nin iç işlerine karışmayan ve Ankara’nın Suriye’deki çıkarlarını dikkate almaya hazır olan) Rusya’nın tutumu, Türk yönetiminin ileride de ikili ilişkilerde büyük değer vermeye devam edeceğinin bir teminatı.

    İlgili konular:

    Peskov: Putin ve Erdoğan, Türk tarım ürünlerinin sevkiyatını konuştu
    Erdoğan, Putin’le fotoğraf çekiminde duruma müdahale etti
    Putin, Erdoğan ve Ruhani: Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlıyız
    Erdoğan ve Putin 20 ay içinde 9. kez bir araya geliyor
    Etiketler:
    Rusya-Türkiye-İran üçlü toplantısı, Gevorg Mirzayan, Vladimir Putin, Hasan Ruhani, Recep Tayyip Erdoğan, Donald Trump, Suriye, ABD, İran, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın