20:44 22 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Minsk görüşmeleri

    Minsk'ten çıkan ateşkes kararı, diplomasi zaferi mi?

    © REUTERS /
    Avrupa
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 10
    Abone ol

    Selçuk Çolakoğlu, Erkin Ekrem ve Hasan Ali Karasar Minsk Zirvesi'nden çıkan ateşkes kararını Sputnik Haber Ajansı'na değerlendi. Uzmanlar sonuçtan umutlu olmakla beraber nihai çözüm açısından bir takım çekinceler taşıyor.

    Belarus'un başkenti Minsk'te dün akşam başlayan Ukrayna müzakerelerinden ateşkes kararı çıktı. Rusya, Ukrayna, Almanya ve Fransa liderleri arasındaki müzakereler yaklaşık 15 saat sürdü. Ateşkes kararını açıklayan Rusya Devlet Başkanı VladimirPutin'in verdiği bilgiye göre, Ukrayna'nın doğusunda 15 Şubat'tan itibaren ateşkes ilan edilecek ve taraflar ağır silahlarını çatışma bölgesinden çekecek. Taraflar arasında 50 kilometrelik bir tampon bölge oluşturulacak. Tüm savaş esirleri 19 gün içinde serbest bırakılırken Donbass'ta yaşayan nüfusun çıkarlarını gözeten anayasa reformu yapılacak. Öte yandan Donbass'a özerklik verilmesi ya da federasyon statüsüne geçiş konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadı.

    Peki ağır silahların geri çekilmesi, savaş esirlerinin serbest bırakılması gibi üzerinde anlaşılan konular barış için yeterli mi? Rusya'nın uzlaşmadaki yeri ve önemi nedir? Önümüzdeki süreçte krizin çözümü için ne tür gelişmeler beklenebilir?

    USAK Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Selçuk Çolakoğlu, Dış Politika Uzmanı Doç. Dr. Erkin Ekrem ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Hasan Ali Karasar müzakereden çıkan ateşken kararını Sputnik Haber Ajansı'na değerlendirdi.

    "ARTIK SERİNKANLI TARTIŞILABİLİR"

    Kararı uluslararası bölge güvenliği açısından son derece önemli bulan Prof.Dr. Selçuk Çolakoğlu, "Karar, soruna diplomatik çözüm bulmak açısından çok önemli. Tansiyon düşürücü bir etkisi oldu. Bundan sonra bu sorunun ayrıntıları daha serinkanlı bir şekilde tartışılabilir. Çözüm için neler yapılacağı konusunda tarafların pozisyonu daha net ortaya çıkar.  Nihai çözüm bulmadıktan sonra elbette sorun devam edecek. Fakat bu ateşkes sivil kayıpların artmaya başladığı bu dönemde kayıpların önüne geçilmesi açısından ve sorunun daha trajik hale gelmesinin önlenmesi açısından çok önemli bir kazanç.  Uzlaşma maddelerine baktığımızda gördüğümüz,  sorunun diplomatik yollarla çözülebilecek olması" dedi.

    Nihai bir barış anlaşmasına ulaşılmadan krizin bittiğini söylemenin erken olacağını belirten Çolakoğlu,  krizin diplomatik sahada tutulmasıyla anlaşma zemininin sağlanabileceğini söyledi ve şunları ekledi: "Fakat olur da çatışmalar tekrar tırmanırsa bu kez anlaşma zemini de kaybolur ve kriz bölgesel olmaktan çıkar. Şu an gelinen noktada diğer ülkelerin endişeleri izole edilebilir ve barışçıl çözüm bulunabilir. Putin'in katıldığı toplantıdan  ateşkes kararı çıkması önemli. Batı'nın Putin'in barış taraftarı olmadığı konusunda yaklaşımları vardı. Bu karar oluşan olumsuz algıları kırabilecek nitelikte".

    "PUTİN'İN ZİRVEYE GİTMESİ SONUCUN BELİRTİSİYDİ"

    Doç. Dr. Erkin Ekrem, kararın beklenen bir sonuç olduğunu ifade ederek, durumu şu şekilde yorumladı:

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin
    © AFP 2019 / SERGEI GAPON
    "Artık her iki tarafın da bir noktada uzlaşması gerekiyordu. Putin'in görüşmeye gitmeyi kabul etmesi böyle bir sonuç çıkacak olmasının belirtisiydi. Fakat tabii ki bazı konular tam olarak çözülmüş değil. Ukrayna bu görüşmeden pek de memnun değil. ABD'nin bu görüşmenin sonucundan memnun olup olmadığı da bir mesele. Rusya'ya yönelik ambargolar kalkacak mı? ABD'nin askeri gösterisi kesilecek mi? Görüşmenin içeriğini tam olarak görmediğimizden temkinli yaklaşıyoruz. Doğu Ukrayna'nın taleplerine önem verilmek zorunda. Öte yandan Rusya'nın da Ukrayna konusunda etkisini sağlaması gerekiyor ki Avrupa ya ve ABD ye karşı koyabilmesin. Batıdan çok Ukrayna ile Rusya arasındaki ilişki normalleşirse belki daha umutlu çözüme varabiliriz."  

    "OLGUNLUKLA OLUŞTURULMUŞ BİR DİPLOMATİK HAREKET"

    Doç. Dr.Hasan Ali Karasar ise kararı Rus diplomasisinin imza attığı en önemli başarılardan birisi olarak nitelendirdi. "İki ülkenin müzakereye gitmesinin ardında ateşkesi sonucu çıkması olgunlukla oluşturulmuş bir diplomatik hareket. Merkel ve Hollande'ın etkilerini de unutmamak lazım tabii. Bu çatışmanın kangrene dönüşmemesi için ellerinden geleni yapıyorlar" diye konuşan Karasar, daha önce de ateşkes ilan edildiğini hatırlatarak şu yorumu yaptı:

    "Önceki ateşkes kararları alınırken sahada doğrudan etkisi olan kişiler yer almıyordu. Bu sefer ülke liderlerinin ve uluslararası kamuoyunun da oldukça yüksek düzeyden desteğini alan bu ateşkesin sürmesini umut ediyorum.  Karşılıklı diyaloğun devam edeceği bir mekanizmanın kurulmuş olması çok önemli. Ateşkes akan kanı durduracak.  Ama uzun vadede karşılıklı talepler bir şekilde yerine getirilmezse durum donmuş bir muharebe olacak devam edecektir. Önemli olan bu donmuş çatışmanın yıllara yansımaması. O masa da oturmak Putin için büyük bir özverinin göstergesiydi. Bence bu bütün dünyaya ve sahada çatışan taraflara büyük bir mesajdı."

    İlgili konular:

    Ukrayna'daki ateşkesin ardından dolar düştü
    Ukrayna'da savaş karşıtı ifadelere 5 yıl hapis gündemde
    Avrupa, Ukrayna krizinde ne kadar dürüst?
    Etiketler:
    Minsk Zirvesi, USAK, Selçuk Çolakoğlu, Hasan Ali Karasar, Erkin Ekrem, Minsk, Donbass, Ukrayna
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın