08:35 21 Kasım 2019
Canlı Yayın
     Fransa'nın eski cumhurbaşkanı Jacques Chirac

    Eski Fransa Cumhurbaşkanı Chirac hayatını kaybetti

    © REUTERS / PHILIPPE WOJAZER
    Avrupa
    URL'yi kısaltın
    0 85
    Abone ol

    Fransa'nın 86 yaşındaki eski cumhurbaşkanı Jacques Chirac hayatını kaybetti. 1995-2007 yılları arasında Fransa Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan Chirac ülkenin yakın tarihine yön veren isimlerin başında geliyor

    Ailesi, Fransa'nın eski cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın 86 yaşında hayatını kaybettiğini duyurdu. 

    SARKOZY: HAYATIMIN BİR BÖLÜMÜ YOK OLDU

    Eski cumhurbaşkanlarından Nicolas Sarkozy, yayımladığı mesajda Chirac'ı 'ne bağımsızlıktan ne de Avrupa'ya bağlılığından asla taviz vermeyen bir akıl hocası' olarak niteledi. Sarkozy, "Hayatımın bir bölümü yok oldu" dedi.​

    CHIRAC KİMDİR?

    Tam adı Jacques René Chirac 29 Kasım 1932'de Paris'te dünyaya gelmişti.

    Siyasi hayatına 1965'de Sainte-Fereole'de il genel meclis üyesi olarak başlayan Chirac, milletvekilliği yaptıktan sonra 1977'de Paris Belediye Başkanı olmuştu.

    Chirac, François Mitterrand Cumhurbaşkanlığı döneminde 1986'de başbakanlık görevine getirilmişti.

    1995'de cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu aşırı sağcı Jean-Marie Le Pen'e karşı kazanan Chirac, 12 yıl boyunca cumhurbaşkanı olarak görev yapmıştı.

    IRAK İŞGALİNE KARŞI ÇIKMIŞTI

    Fransa'nın en önemli siyasi figürlerinden biri olan Chirac'ın en dikkat çeken kararlarından biri, dönemin ABD Başkanı George W. Bush'un 2003'te Irak'ı işgal etme kararına karşı çıkması oldu.

    'TÜRKİYE'NİN AB'YE GİRMESİ ARZU EDİLMİYOR AMA UZUN VADEDE GERÇEKLEŞEBİLİR' DEMİŞTİ

    Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde de önemli rol üstlenen Chirac, 2004'te gazetecilerin Türkiye'nin olası üyeliği konusundaki sorularına şu yanıtı vermişti: "Birincisi Türkiye’nin üyeliği arzu ediliyor mu, özellikle prensipte arzu ediliyor mu? İkincisi, Türkiye’nin üyeliği bugün mümkün mü? Benim kanıma göre Türkiye’nin Avrupalı olma yeteneği (vokasyonu) vardır. Ama Avrupa Birliği'ne girmesi için gerekli kriterleri bugün henüz tamamlamamıştır. Çok önemli bir konu olduğu için detaylarıyla açıklanmaya değerdir.

    Şimdi birinci soru ‘Türkiye’nin üyeliği arzu ediliyor mu? Türkiye’nin kısa vadede Avrupa Birliği'ne girmesinin arzu edilmediği kesin bir gerçektir. Ama kanımca bu uzun vadede olabilir. Tabii ki bu ülkede bugün izlenen pozitif gelişmeler teyit edilirse bu gerçekleşebilir.

    Niçin uzun sürede üyeliği arzu edilir, iki nedenle. Birincisi Türkiye’nin Avrupalılık yeteneği vardır. Buna geçen yüzyılın bütün tarihi şahit olmuştur. Tabii François-1 e kadar uzanmayacağım ama Türkiye’nin kaderi daima Avrupa’ya bağlı olmuştur ve bu ülke her zaman Avrupa medeniyetleriyle birlikte olmuştur (işbirliği yapmıştır).

    Türkiye bugün NATO, Avrupa Konseyi, OECD ve özellikle Avrupalı diğer kurumların en önemli ve özverili üyesidir. Diğer taraftan 40 yıldan fazla zamandır, 1963 te Türkiye bir gün Avrupa Birliği’ne girmeye karar vermiştir. Bu 1963'te oluyor."

    Türkiye’nin AB ile üyelik müzakere süreci resmi olarak 3 Ekim 2005’te başlamıştı.

    2011'DE YOLSUZLUK DAVASINDA HÜKÜM GİYMİŞTİ

    Chirac, 1977 ve 1995 yılları arasında Paris Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, kendi partisinin üyelerine çalışmadan belediye bütçesinden maaş ödettiği gerekçesiyle suçlanmıştı. Paris Mahkemesi, 2011 sonunda Chirac'ı yolsuzluk suçundan iki yıl tecilli hapis cezasına mahkum etmişti.

    'AFRİKALI'YA HEM ÖVGÜ HEM ELEŞTİRİ

    Afrika ile yakın ilişkileri nedeniyle 'Afrikalı' lakabı da takılan Chirac, eski sömürgeler üzerinde fazla etkisi olduğu gerekçesiyle eleştiriliyordu.

    NETANYAHU ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDA KALMIŞTI

    Chirac'ın, dönemin başbakanı İzak Rabin suikaste uğradıktan bir yıl sonra 1996 Ekim'de İsrail'e düzenlediği ziyaret de kariyerine damga vuran olaylar arasında yer almıştı. Kudüs'ü ziyareti sırasında Chirac, Filistin halkıyla yakın temas kurmasını engelleyen, etrafında adeta etten duvar ören İsrailli güvenlik güçlerine çok sert tepki göstermişti.

    Chirac, Filistin halkını ve gazetecileri iterek kendisinden uzaklaştırmaya çalışan İsrailli güvenlik güçlerine "Yeter artık! Ne yapmamı istiyorsunuz? Ziyaretimi yarıda kesip Fransa'ya mı döneyim?" ifadeleriyle bağırmıştı.

    Kameralar karşısında yaşanan ve aradan 23 yıl geçmesine rağmen hala unutulmayan bu olay karşısında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Fransız liderden özür dilemek zorunda kalmıştı.

    Etiketler:
    Benyamin Netanyahu, George W. Bush, İsrail, Türkiye, AB, Irak, Jacques Chirac, Fransa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın