02:28 18 Aralık 2017
Ankara+ 5°C
İstanbul+ 10°C
Canlı Yayın
    Eksen

    ’Türkiye, muhalifleri Nusra’ya karşı Ahrar’da birleştiriyor’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 12

    Astana’daki sürecin sahayı hareketlendirdiğini söyleyen Suriye uzmanı gazeteci Hasan Sivri, “Saha içerisindeki en güçlü gruplardan biri olan Nusra’ya karşı, en güçlü ikinci grup Ahrar'uş Şam’a tüm bu grupları katmak çok kolay bir hamle değil. Burada bence dış bir gücün, bunun da Türkiye olduğu çok açık anlaşılıyor” dedi.

    Suriye'de ateşkes için Rusya, İran ve Türkiye'nin garantörlüğünde Kazakistan'ın başkenti Astana'da başlatılan süreç sahayı hareketlendirdi. Astana'ya katılan muhaliflerin de IŞİD ve Nusra ile savaşmayı kabul etmesiyle sahada, özellikle de İdlib'de gruplar arasında çatışmalar ve geçişler hızlandı. Kaide'yle bağlarını kopardığını ilan edip adını Fetih el Şam olarak değiştiren Nusra, görüşmelerde kendisi aleyhine adım attıkları gerekçesiyle ülkenin kuzeybatısındaki ÖSO'cu gruplara karşı taarruz başlattı. Son olarak ÖSO bünyesindeki altı örgüt ise Ahrar'uş Şam'a katıldığını ilan etti. Suriye sahasında yaşanan hareketliliği ve Astana'daki sürecin yansımalarını gazeteci Hasan Sivri ile konuştuk.

    'ORTAK OPERASYON KARARI SAHAYI HAREKETLENDİRDİ'

    Astana'daki devletler arasında yürütülen süreç ile İdlib'teki cihatçı gruplar arasında alevlenen çatışmanın birbiriyle bağlantılı olduğunu söyleyen Sivri, "Astana'da üç farklı rolü olan üç ülkenin ateşkes konusundaki kararlılığı söz konusu oldu ve hem hükümet hem muhalefeti temsil eden gruplar adına bir anlaşma sağlandı. Bunun için de terörist sayılan örgütlerin, IŞİD ve Nusra başta olmak üzere, bölgelerinin tespit edilmesi ve ateşkesin genişletilmesi gibi maddeler imzalandı. Bu terör örgütlerinin tespit edilmesi ve onlara karşı ortak operasyon düzenlenmesi biraz sahayı hareketlendirdi" yorumunu yaptı.

    'ASTANA'DAKİ ANLAŞMANIN NUSRA'YI VURACAĞI AÇIK'

    Sivri sahanın Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde giriştiği Fırat Kalkanı'ndan önce de biraz hareketlenmeye başladığına dikkat çekerek "Rusya ile Türkiye arasındaki yakınlaşmadan sonra Nusra ve diğer gruplar arasında gerginlikler başladı. Çünkü terör örgütü olan Nusra'nın artık gözden düşeceği belliydi o zamanlarda. Bu Astana'daki anlaşma ile Suriye'de rolü olan üç ülkenin terör örgütlerine karşı iki tarafı da desteklemeleri eninde sonunda Nusra'yı vuracak. Bu savaş bunun savaşıdır. Burada Beşar Caferi'Nin açıklamalarından da anladığımız kadarıyla bu uzun biraz zaman alacak" değerlendirmesini yaptı.

    'CİHATÇI GRUPLAR SAVAŞA HAZIR'

    Silahlı cihatçı grupların birkaç gün önce İdlib'de, yayınladıkları açıklamalara işaret eden Sivri, "Kullandıkları tarihlere de bakarsak aslında onların da bu savaşa hazır olduklarını görüyoruz. Mücahitler ordusu mesela radikal unsurlara karşı savaşacağını belirten onlara istemediğini söyleyen açıklamalar yaptı. Ahrar uş Şam ya da ona bağlı bazı gruplar da benzer açıklamalarla Nusra'nın artık harici olduğunu belirtti" dedi.

    'YENİ BİR ILIMLI MUHALİF OYUNU OYNANABİLİR'

    Beşar Caferi'nin ifadesiyle süreçte 'yeni bir ılımlı oyunu da yapılabileceğine' dikkat çeken Sivri, "Çünkü Nusra ve Nusra'ya benzer onlarca örgüt olduğunu biliyoruz. Bu örgütlerin şu anda birbirinden ayrılıp diğerine biat etme gibi süreçleri var. Son iki üç günde artık bunun hızına yetişilmiyor. Kimin hangi örgütten ayrıldığına zaten 6 yıllık süreçte sahayı yakından takip edenler de birbirine karıştırmaya başladı. Şimdi bu süreç çok daha karmaşık hale geliyor. Çünkü artık savaş Suriye'nin orta sahasında ve batısında bitti ve kuzeye doğru, hem Rojava meselesinin hem de cihatçı/ılımlı meselesinin çözüleceği noktaya doğru gidiyor. Burada kendine ilerde yer bulmak isteyen ılımlı gruplar ile biraz tonu daha katı olan cihatçıların kafasının karışık olduğunu görüyoruz" tespitini yaptı.

    'GRUPLAR ARASI GEÇİŞTE DIŞ MÜDAHALE ETKİSİ VAR'

    Suriye'de savaşan 6 önemli grubun Ahrar'uş Şam'a katıldığını açıklamasının arkasında Türkiye'nin etkisi olduğunu düşünen Sivri, "Yani saha içerisindeki en güçlü gruplardan biri olan Nusra'ya karşı, yine en güçlü ikinci grup olan Ahrar uş Şam'a bütün bu grupları katmak çok kolay bir hamle değil. Çünkü bu gruplar arasında çok ciddi çatışmalar vardı. Birbirilerine yönelik suikast iddiaları suçlamaları vardı. Burada bence dış bir gücün, bunun da Türkiye olduğu çok açık anlaşılıyor, hem Halep'te hem İdlib'de baskı yaptığı ve Nusra'ya karşı Ahrar'uş Şam'da birleştiği görülüyor. Hem ABD'lilerin eğittiği hem de diğer ılımlı grupları ezen Nusra'ya karşı bu gruplar kendi başlarına kalmak istemiyor da olabilir. Fakat bu birleşme bir dış gücün eliyle olduğunu düşünüyorum. Bu da Astana'daki anlaşmadan sonra geldi. Bu hazırlığın ne kadar gerçek olduğunu da gösteriyor bize" yorumunu yaptı.

    'TÜRKİYE Şİİ GRUPLARI TARTIŞMAYA AÇMAK İSTEYECEK'

    Önümüzdeki süreçte bu savaşın uzun süreceğini öngören Sivri, ‘ılımlı' muhaliflerin sahadaki diğer yabancı unsurları Astana'daki masada gündeme getiremesine dikkat çekerek, "Bunlardan ‘Nusra'yı evet terör örgütü olarak kabul ediyoruz ve savaşacağız' açıklaması geldi. Ama diğer yabancı militanların da tartışmaya açılmasını istediler. Tabi Tahran ile Şam bunu kesinlikle reddeti ve tartışmaya bile açmadı. Burada kast ettikleri İran ve Şii grupları. Bu tür tartışmalar biraz zaman alacaktır. Türkiye bu tür grupları Nusra'ya karşı bir araya getirirken bir yandan da İran'a karşı artık bu Şii grupların tartışmaya açılmasını isteyecek" dedi.

    'RUSYA GERÇEK BİR GARANTÖR POZİSYONUNA GİDİYOR

    Rusya'nın pozisyonunun çok önemli olduğunu ifade eden Sivri, "Rusya artık Suriye hükümetini destekleyen ve özellikle askeri varlığı ile ayakta tutan bir güç noktasından, artık biraz daha objektif bir yerde, gerçek bir garantör pozisyonuna doğru gidiyor. Özellike Türkiye ile birlikte IŞİD'e karşı ortak operasyon düzenlemesi Türk uçaklarına destek vermesi de Rusya'ya bu pozisyonu veriyor. Bu da ileriki süreçlerde etkili olacak. Burada tabii Rusya'nın hükümet ve Şam ile anlaşmalarını daha alt bir seviyeye çektiği söz konusu değil. Hatta daha üst seviyeye çıkardığına dair anlaşmalar var" değerlendirmesinde bulundu.

    'ASTANA'DA ASGARİ ŞARTLAR SAĞLANDI'

    Geçen hafta Şam ile Moskova arasında Tartus'taki üste 11 tane kalıcı savaş gemisine sahip olacağına dair bir anlaşma imzaladığına dikkat çeken Sivri, "Burada biraz Rusya ile İran Rusya ile Şam arasındaki ilişkilere de oynuyorlar aslında. Rusya'nın muhalifler tarafından böyle görülmesi kendisine daha çok yol verecektir. Cenevre'de ya da diğer yerlerde yapılan başarısızlıkla sonuçlanmış süreçlerden daha farklı bir durumla karşı karşıyayız. Üç ülke de belirli şartlarda bir anlaşma sağladı. ABD yeni yönetiminin de belirli bir pozisyonu olacaktır. Ama asgari şartlar sağlandı diye düşünüyorum" tespitini yaptı.

    'SURİYE'NİN KUZEYİNDE TÜRK-RUS KOORDİNASYONU ETKİLİ'

    Körfez ülkelerinin mevcut durumdan, özellikle de İran'ın bölgedeki varlığından ötürü rahatsız olduğunu söyleyen Sivri, özellikle Suudi Arabistan'ın hem Irak hem Suriye hem de Yemen'de savaşan bir ülkenin yıprandığını ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Suudi Arabistan'ın güdümünde olan İslam Ordusu'nun bu aralar daha çok Türkiye ile birlikte hareket ettiğini görüyoruz. Arabistan'ın sesi pek çıkmıyor. Biraz da Türkiye ile Rusya arasındaki koordinasyondan ötürü olduğunu düşünüyorum. Suriye'nin kuzeyinin de daha çok Türk-Rus koordinasyonu ile etki altında olduğunu düşünüyorum. Körfezin bu yüzden ben çok bir rolü kaldığını düşünmüyorum. Cihatçılar arasındaki savaşta Körfez'in ve Körfez şeyhlerinin rolü ortaya çıkacaktır. Çünkü biraz Nusra destekçisi bir Körfez'den bahsediyoruz özellikle tonlama açısından. Buradaki savaşta Nusra yanlısı bir pozisyon alındı. Ama sesleri çıkmıyor. Daha çok ılımlı gruplar için bir birleşme çağrısı yapılıp duruluyor. Bu da altı yıldır yapılan ama bir türlü hayata geçirilemeyen birşey biliyoruz. Suriye'nin kuzeyinde cihatçılar arasındaki savaşın daha da derinleşeceğini görüyoruz. İdlib'te Suriye ordusu ve müttefiklerinin bir süre izleyeceği bir savaş göreceğiz. Körfez'in de burada pek birşey söyleyebileceğini sanmıyorum."

    Etiketler:
    Suriye Barış Görüşmeleri, Astana Görüşmeleri, Hasan Sivri, Kazakistan, Suriye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın