18:13 16 Ağustos 2017
Ankara+ 30°C
İstanbul+ 28°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Ankara, Trump yönetiminden çekiniyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 209132

    Almanya Başbakanı Angela Merkel'i 'İslamcı terör' ifadesinde düzelten Ankara'nın, yeni ABD yönetimine dair olumlu beklentisinin söndüğünü söyleyen gazeteci Deniz Zeyrek'e göre 'Donald Trump'tan çekiniliyor.'

    ABD'de Donald Trump yönetiminin göreve gelmesi sonrası beklentiler, AB ile gerilen ilişkiler, Yunanistan'la yeniden ısınan Kardak krizi, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ziyareti derken Ankara’nın gündemi hayli yoğun. Ankara kulislerini yakından takip eden Hürriyet gazetesinin eski temsilcisi ve yazarı Deniz Zeyrek ile dış politika gündemini değerlendirdik.

    'TRUMP'IN GELİŞİYLE YARATILAN OLUMSUZ HAVA DEVAM ETMİYOR'

    Deniz Zeyrek’e göre, ABD’de Donald Trump göreve gelmeden önce hükümete yakın yazarlarında görülen ‘umutlu hava’ artık esmiyor. Trump’ın işe koyulmasıyla birlikte dünyanın ‘sağını solunu şaşırır’ hale geldiğini belirten Zeyrek, özellikle Batılı liderler açısından Trump etkisi için şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Bugün bir yorum vardı, fotoğrafla birlikte verilmişti. Merkel’in demokrat dünyanın lideri mertebesine yükseldiğini anlatıyordu. Yani bu ortaya çıkan tabloda Merkel gerçekten de diğerlerine nazaran daha Avrupalı ve demokratik değerlere daha bağlı bir profil çiziyor. Halbuki Merkel göreve geldiği andan itibaren sağın sembolü haline gelmişti ve radikal görüşleri savunmuştu. Öyle bir noktaya geldik ki, Theresa May, Donald Trump bunların arasında Merkel solda kaldı.”

    Trump’ın etkilerinin tahmin edilememesinden ötürü dünyada liderler üzerinden reaksiyon gösterilemez hale gelindiğini anlatan Zeyrek, örnek olarak da Trump’ın Avustralya liderinin suratına telefon kapattığı konuşmasını verdi: "Çünkü Avusturalya Başbakanı ile telefonda görüştü. Telefonu kapattı yüzüne ve sonra da sertleşmek lazım artık diye bir ifade kullandı. İran ile ilgili bir soru soruldu. Bütün seçenekler masada dedi. Bunlar ABD gibi bir ülkenin başındaki insanın ağzından çıkınca çok anlam kazanan cümleler. O ülkenin dış politikasını şekillendiren cümlelere de dönüşüyor."

    'MERKEL'E MÜDAHALE EDİLDİ AMA…'

    Ankara’daki izlenimin Trump yönetiminden bir tür ‘çekinme’ olduğunu yönünde olduğunu söyleyen Zeyrek, “Çünkü Trump yönetiminde bir potansiyel var. Şimdi dün basın toplantısında ‘İslamcı terör’ ifadesini kullandı Merkel. Cumhurbaşkanı anında müdahale etti. İslam dini ile terör ifadesini birlikte anmayın diye.Trump’ın tüm ekibine bakıyorsunuz, hepsi radikal İslam hassasiyeti olan insanlar. Öyle ki Müslüman Kardeşler’i bile radikal gören insanlar. Dolayısıyla bu ciddi bir ayrışma noktası. Bugüne kadar dünyadaki bütün Müslümanların, mazlumların hakkını savunan bir Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyoruz” anımsatması yaptı.

    'DİPLOMATİK DAVRANMAK LAZIM'

    Diyalog kapısı aralandığı takdirde Erdoğan’ın Trump’ı ikna edip sempatisini kazanabileceğini düşünen Zeyrek, diplomatik davranmak gerektiğini, zıtlaşmanın Trump’ın reaksiyon göstermeye itebileceğini söyledi.

    Beyaz Saray, İsrail’i yeni yerleşimler konusunda uyarmasına dikkat çeken Zeyrek, “Buradan acaba Trump devleti tanımaya başladıkça dozu düşürecek mi? gibi bir sinyalleri de geliyor. Ama diğer taraftan da Avustralya başbakanının başına gelen dünyada bugün herhangi bir ülkenin liderinin de başına gelebilir. Bunun aksinin garantisi yok. Biraz sabırlı olmak lazım. Ben de Ankara’da bunu görüyorum. Özellikle Cumhurbaşkanlığı’nda.. Eleştirilere rağmen aceleci davranıp karşı karşıya gelmeye neden olacak bir söylem pek de kullanmak istemiyorlar” değerlendirmesi yaptı.

    'MERKEL DE SEÇİME GİDİYOR, ANLAR'

    Başbakan Binali Yıldırım ile Merkel’in basın toplantısında, başbakanın ‘Sayın Merkel de seçime gidiyor. Benim de onun seçiminde oy kullanmaya hakkım yok’ sözlerine dikkat çeken Zeyrek, “Orada tabi Kılıçdaroğlu’na da mesaj göndermiş oldu. Yıldırım’ın kafası biraz mühendis gibi çalışıyor. Asıl ince mesaj Merkel’in seçime gitmesine vurgu yapmasıydı. Dolayısıyla Merkel bırakacaktı, sonradan kalmaya karar verdi. Bunları alt alta koyup yazdığınız zaman, ibre milliyetçi ve yabancı düşmanlığının taban bulduğu alan AfD’ye doğru kaymış durumda. Merkel’in başarılı olabilmesi için diğer taraftan oy alması lazım. Mültecilerin yanında yer alan tek Avrupalı lider görüntüsü çiziyor” tespitini yaptı.

    Merkel’in Türkiye’ye gelmeden önce demokrasi, insan hakları gibi konulara değinmesi konusunda çok ciddi bir toplumsal muhalefetle karşılaştığına vurgu yapan Zeyrek, Merkel de sonuçta kendi iç siyasetini takip ediyor. Kendi yerel gündemini ön planda tutuyor. Yoksa ben şunu biliyorum, bu tarz liderlerin temel profilidir. Bunu Trump NYT’da yaptığı bir röportajda da çok açık bir şekilde ifade etti. Biz müttefiklerimize ihtiyacımız var. Onların insan hakları vs gibi konularda da iç işlerine karışmayı çok istemeyiz’ dedi. Sağ iktidarların bakış açısını bu değerler belirlemiyor. Onlar daha çok ‘ihtiyacımız var’ ya da ‘çıkarlarımız var’ yaklaşımıyla ilişki kuruyorlar” dedi.

    'ANKARA HAMAS VE İHVAN’I SAVUNURSA…'

    Trump’ın yönetiminden bir danışmanın "Radikal İslamla mücadelenin en önemli yollarından biri de ılımlı İslam’dı” şeklinde ifadeleri olduğunu söyleyen Zeyrek, “Eğer Erdoğan ve Türkiye’deki iktidarı ılımlı İslam kategorisinde görürlerse, işbirliğini sürdürürler. Ama Ankara Hamas’ı savunur, Müslüman Kardeşleri ön plana çıkarmaya çalışırsa ya da Suriyeli muhalif gruplar içinde ABD’lileri ihtiyatla yaklaştığı bazı grupları koruma ve kollama gibi bir yola girerse, bu Türkiye’deki ılımlı İslam konusunda soru işaretleri yaratır” değerlendirmesini yaptı.

    'KARDAK, YUNAN BAKANIN ÇELENK ATMASI ÖNCESİNE DENK GETİRİLDİ'

    Zeyrek, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının Kardak’ı ziyaret etmesinin ardından Atina-Ankara arasındaki ilişkilere de değindi. Komutanların Kardak’tan geçme tarihinin özel olarak seçildiğini söyleyen Zeyrek, şu bilgileri paylaştı: “Bu komuta kademesinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na destek vermek için planladığı bir şey.  Yani bir gemi üzerinde Genelkurmay Başkanı ve diğer kuvvet komutanları bölgede bir tur atması gibi birşey. Bunun o tarihte yapılmasının nedeni, büyük ihtimalle Yunanistan Savunma Bakanı’nın bugün ya da dünkü çelenk atması meselesinin öncesine denk getirildi diye düşünüyorum ben. Bu çelenk attıktan sonra yapılsaydı, daha çok ses getirirdi. Bu subayların iade edilmemesiyle bunun yapılması arasında doğrudan çok fazla bağ kurulamaz. Ama eğer Yunan Savunma Bakanı, Kardak açıklarına çelenk attıktan sonra Türkiye’de komutanlar bu gemiyle geçişi yapsaydı o zaman kriz daha da derinleşebilirdi. Onun için özellikle takvimin seçildiği izlenimi var.”

    'ANKARA’NIN GÜNDEMİNDE ATİNA İLE KRİZ YOK'

    Ankara’da gerek sivil gerek askeri bürokrasinin gündeminde Yunanistan ile bir kriz olmadığının altını çizen Zeyrek, “Bunu bakanların açıklamalarında görebilirsiniz. Komutanların ziyaretini ise şöyle görmek lazım. Son 1 yıl içinde Yunanistan Savunma Bakanı ve komutanlar, İzmir’in dibindeki Kaş’ın dibindeki adalarda 31 üst düzey ziyaret yapmışlar. Bunlar da bir ses çıkmamış da, ki Türk komutanlar çıkınca ordan neden çıktı? Burada bir şey var. Bugün Yunan Savunma Bakanı’nın gündeminde böyle bir konu var. Onun da Yunan hükümeti tarafından karşılık bulmadığını gözlemliyoruz. Özetle ben bir Kardak krizi beklemiyorum. Tüm makamlar bu işin biraz Yunan Savunma Bakanı tarafından kaşındığını, ama buna alet olunmayacağını söylüyorlar” dedi.

    İlgili konular:

    Ünlü ekonomistler Acemoğlu ve Üçer: Ankara'nın 'Trump sevinci' yersiz
    ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi: Trump, Gülen'in iade sürecini hızlandırabilir
    'Ankara, Trump için o kadar sevinmesin'
    Trump ile Ankara'nın Suriye politikası örtüşüyor mu?
    ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi: Trump’ın seçilmesi Erdoğan açısından olumlu
    Etiketler:
    Müslüman Kardeşler, Hamas, Binali Yıldırım, Donald Trump, Deniz Zeyrek, Theresa May, Angela Merkel, Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan, İsrail, Almanya, Avrupa, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın