21:35 18 Aralık 2017
Ankara+ 3°C
İstanbul+ 8°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Sahici olmayan üretilmiş bir kriz'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 41

    Gazeteci Deniz Zeyrek'e göre Türkiye ile Hollanda arasında yaşananlar 'sahici olmayan üretilmiş bir kriz.' Hollanda'nın bu krizde bazı uluslararası yasaları da ihlal ettiğini belirten Zeyrek, yine de bakan ziyaretlerinin sıradan vatandaşla aynı olmadığını ve evsahibi ülkenin bilgisinde yapılması gerektiğini ekledi.

    Türkiye ile Hollanda arasında AK Partili bakanların başkanlık seçimi propagandasını bu ülkede yapmak istemesiyle başlayan kriz dinmiyor. Krizin uluslararası ilişkiler ve diplomatik boyutlarını Hürriyet gazetesi yazarı, gazeteci Deniz Zeyrek ile konuştuk.

    Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan krizin çok sahici bir kriz olmamakla beraber, daha çok ‘üretilmiş bir kriz’ olduğu yorumunu yapan Zeyrek, "Hollanda açısından da böyle.  Ben yabancı televizyonlara da bakıyorum. Gördüğüm kadarıyla herkes en başta Hollanda’nın tavrını eleştiriyordu. Sonra bu eleştirilerin takibinde de şöyle bir analiz yapılıyordu: ‘Hollandalılar seçime gidiyor. Irkçı lider çok güçlendi. Eğer birinciliği ona kaptırırlarsa, bu domino etkisi yaratır. O domino etkisini biz durduralım. Bu yükselen ırkçılığa dur diyelim. ‘ Ama baktığın zaman bundan 2 ay önce Wilders’in milliyetçi hatta faşizan söylemlerine tepki gösteren Rutte’nin gazeteye verdiği ilanın o çizgiye geldiğini gösteriyor kendisinin de. Türk yetkililerin orada böyle bir dönemde bulunması ve meydanlarda gövde gösterisi yapması, oy kaybettirir diye düşündü ve buna müsade etmedi. Aynı şey Fransa’da, Almanya’da da var. Bu noktaya kadar Hollanda’nın yanlış kararlar verdiğini söylüyorlar” değerlendirmesini yaptı.

    ‘TABLO ÇOK KISA SÜRE İÇERİSİNDE DEĞİŞTİ'

    Yapılan değerlendirmelere rağmen çok kısa süre içerisinde tablonun değiştiği gözlemini paylaşan Zeyrek,  “Çavuşoğlu CNN’de ‘Onlar izin vermese de ben gideceğim’ diye bir açıklama yaptı. Bunu sonra Rutte basın toplantısında anlattı, ‘Biz görüşüyorduk gelmesinin koşullarını ama böyle bir üslup kullanınca durum değişti. Biz de bu kararları aldık’ gibi bir tablo koydu. Aile Bakanı Almanya’daydı. Hollanda’daki sınır polisi birinde Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın olduğu birkaç Türk konvoyunu kendi kara sınırlarında buluverdi. Yani bildirilmemiş, herhangi bir hazırlık talep edilmemiş vs. Onlar da bu orantısız tepkiyi gösterdiler. Hem sayın bakana yöneltilen tepki çok orantısızdı. Hem ona gösterilen tepkiye tepki gösteren Türklere yönelik tepki çok orantısızdı. Böyle bir tablo ile karşılaştık. Batı’da Hollanda’ya yönelik eleştiriler birdenbire gitti. Türkiye’nin, ‘Biz istemeseniz de geliriz ‘ ya da ‘Biz mülteci anlaşmasını iptal ederiz’ açıklamalarına yönelik bir ortak tepkiye dönüştü” dedi.

    ‘HOLLANDA BAZI ULUSLARARASI YASALARI İHLAL ETTİ'

    Hollanda’nın bazı uluslararası yasaları ihlal ettiği yorumunu yapan Zeyrek, “Mesela orada bulunan Türk konsolosa yapılanlar Viyana Sözleşmesi’ne aykırı. Yani diplomatik bir dokunulmazlık söz konusu, hiçbir suç işlememiş ama 3 saat gözaltında tutuluyor. Oradaki, Rotterdam’daki konsolosluk Türkiye toprağı sayılır o sözleşmeye göre. Oraya erişimin engellenmesi, dışarıyla iletişiminin kesilmesi de bir ihlal sayılabilir.  Yani AGİT ve BM’ye bu konsolosluğa ve konsolosa yapılan kötü muameleler olumsuzluklar taşınabilir” diye konuştu.

    Türklere yönelik polisin orantısız güç kullanımının da normal şartlar altında Avrupa müktesebatında soruşturulması gereken bir durum olduğunu söyleyen Zeyrek, “Ankara’dan oradaki vatandaşlara, ‘Siz buradaki işlerin üzerine gidin, biz size destek olacağız’ der. Yani ne olabilir? Hukuki süreçlerin masrafları karşılanabilir ya da avukatlar yönlendirilebilir. Ama netice itibariyle Türkiye bunu yapmasa da ben Hollanda’da herhangi bir vatandaşın başvurusu üzerine polis teşkilatının, içişleri bakanlığının bu tür soruşturmalar yaptığını biliyorum. Çünkü o köpek manzarası dünyanın her yanında bir ihlal sayılıyor. Zaten bütün dünyada gazetelerin birinci sayfasına o fotoğrafın girmesi de bundan kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

    ‘BAKAN ZİYARETİ İLE SIRADAN BİR VATANDAŞIN ZİYARETİ AYNI ŞEY DEĞİL'

    Buna karşın bir bakanın gitmesi konusunda Hollanda’nın kendisini çok rahatlıkla savunabileceğinin altını çizen Zeyrek, “Yani bu sıradan bir vatandaşın gelmesi değil, protokol gerektiren, güvenlik gerektiren, program gerektiren bir ziyarettir. Dolayısıyla da keyfiyete bağlı değil. İkili çalışılarak gerçekleşir bakanların ziyareti. Sonuç itibariyle onların güvenliğini sağlamak da Hollanda’nın görevi. Allah göstermesin, bir Türk bakan Hollanda’dayken bir güvenlik sorunu yaşansa Hollanda’nın asıl onun bedelini ödemesi gerekir” tespitinde bulundu.

    ‘SEÇİMLERİN BİTMESİYLE KRİZLER DE BİTER'

    Zeyrek, “konjonktürel ve yapay görünen kriz” diye tanımladığı Hollanda ile Türkiye arasındaki krizin Avrupa’da ve Türkiye’de yapılacak seçimlerin ardından son bulacağı görüşünde. Bu gerginliğin daha da uzatılmayacağını ifade eden Zeyrek, “16 Nisan olduğunda Türkiye’de, Hollanda’da 16 Mart olduğunda, Almanya da Fransa seçimi geçtiğinde sağduyu yeniden hakim olur. Avrupa’daki halkların gözünde Türkiye ile ilgili bir karşıtlık yaratılmaması önemli. Bu gerçekleştiği takdirde, çünkü devletler ve liderler arasında yaşanan sorunlar giderilebiliyor, ama Türkiye’nin Avrupa’daki algısı değişirse onu düzeltmek çok pahalıya patlayabilir Türkiye’ye” dedi.

    ‘TÜRKİYE'YE YÖNELİK ELEŞTİREL BAKIŞTA MUTABAKAT VAR'

    Almanya Başbakanı Angela Merkel
    © REUTERS/ HANNIBAL HANSCHKE
    Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenlilerle ilgili, geçici sürede yaratılacak atmosferin daha sonra kalıcı sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunan Zeyrek, “Bütün bunları iyi hesaplamak lazım. Yani evet, kısa vadede bir takım olumlu neticeler elde edilebilir. Ama uzun vadede ortaya çıkacak sıkıntıları dikkate almak lazım. Eskiden ırkçılar Türkiye’ye yüklendiğinde karşılarında solcuları, sosyalistleri, liberalleri bulurlardı. Artık demokrasi, insan hakları gibi gerekçelerle onlar da Türkiye’nin karşısındalar. Orada maalesef tam bir mutabakat var, Türkiye’ye yönelik eleştirel bakışta. Bu da Avrupa’nın geneline yayılan, blok halinde karşımıza çıkan kararların temel nedeni. Biraz da olayın o boyutuna bakmak lazım. Hollanda’nın da Türkiye’yi eleştirdiği şeyi yapmaması lazım, yoksa absürt bir tablo ortaya çıkar” diye konuştu.

    İlgili konular:

    Erdoğan'dan Hollanda'ya: Senin uçakların bakalım Türkiye'ye nasıl gelecek?
    Türkiye'ye dönen Bakan Kaya: Hollanda'da dün özgürlükler askıdaydı
    Hollanda: Türkiye, diplomatlarımızın güvenliğinden sorumludur
    Avrupa Konseyi'nden Türkiye-Hollanda gerginliği için diyalog çağrısı
    Etiketler:
    AGİT, BM, Fatma Betül Sayan Kaya, Deniz Zeyrek, Mevlüt Çavuşoğlu, Rotterdam, Hollanda, Almanya, Fransa, Avrupa, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın