19:57 18 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    Gazeteci Fehim Işık: Şengal saldırısı Trump'a bir mesaj

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 62
    Abone ol

    Gazeteci Fehim Işık'a göre Türkiye'nin Sincar (Şengal) operasyonu, ABD yönetimine Erdoğan-Trump görüşmesi öncesi ‘planlarınızı etkileyebilirim' mesajı. Operasyonu Bağdat ve IKBY'deki partilerin kınadığını ancak KDP'nin ‘açıklama istese bile fazla tepki vermediğini' anımsatan Işık'a göre, Ankara ‘son anda bilgi vermiş olabilir'.

    Referandum sonrası merakla beklenen Türkiye'nin dış politikasındaki ilk hamle Irak'ın kuzeybatısındaki Sincar (Şengal) bölgesi ile Suriye'nin kuzeyindeki Karaçok'ta PKK hedeflerine hava harekatı oldu. Hükümete yakın medya kaynaklarının önceden sinyallerini verdiği bu hava operasyonlarının ABD ile koordineli yapılmaması ve sonrasında gelen açıklamalar eşliğinde tartışmalar devam ediyor.

    Türkiye'nin Suriye ve Irak'a dönük olası ikinci harekatı, sonuçları ve sahadaki gelişmeleri gazeteci-yazar Fehim Işık ile konuştuk.

    'KARA OPERASYONU YAPILACAĞI ÖNGÖRÜM VARDI'

    Fehim Işık'a göre "Türkiye'nin ABD ile pazarlık yapmak üzere bölgede korumak ve güçlendirmek istediği kozları var." Işık, Türkiye'nin Sincar ve Karaçok'a yönelik operasyonlarını, öncesindeki öngörüleri ve gerçekleşenler üzerinden, ‘planlara dahil olma girişimi' olarak değerlendirdi: "Türkiye'nin özellikle Rojava'ya bir saldırı, askeri operasyon düzenleyebileceği düşünüyordum. Doğrusu bu türden, 26 uçağın katıldığı bir hava saldırısı biçiminde olacağını düşünmedim. ABD'nin ya da uluslararası koalisyonun böylesi bir operasyona onay vermeden, Türkiye'nin uçaklarını kaldırıp o bölgeyi bombalamasının çok kolay olacağına inanmıyordum. Bir kara operasyonu şeklinde yapılacağı öngörüm vardı. Şengal bölgesine dönük de aynı görüşlerim vardı. Şimdi operasyondan sonra da kanaatim değişmedi."

    ‘PLANLARINIZI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİRİM MESAJI'

    Türkiye'nin bölgeye daha güçlü yerleşmek için bazı kozlar kullanabileceğini belirten Işık, "Türkiye o bölgeye uzun süreli bir operasyondan öte, ABD Başkanı Trump üzerinden ya da Rusya ile birlikte uzlaşarak veya küresel güçlerin yapmak istediği planın içerisinde, kendisini daha güçlü yerleştirmek için bu türden kozları kullanabilecek. Yani ‘Siz beni dâhil etmezseniz, ben de bu tür davranışlarla planlarınızı olumsuz etkileyebilirim' diyebilecek bir pozisyon içerisine giriyor" şeklinde konuştu.

    Ancak Işık, Türkiye'nin operasyonu sonrası ABD'den gelen ‘bilgilerinin' veya ‘saldırılarda onaylarının' olmadığı açıklamalarına karşın, "Ben (bunun) o kadar kolay olduğu inancında değilim" yorumunda bulundu.

    ‘HUKUKU İLGİLENDİREN KONULAR SİYASET İLE ÇÖZÜLMEYE ÇALIŞILACAK'

    Trump-Erdoğan görüşmesi öncesinde iki tarafın da diplomasi masasında ellerindeki kozları güçlendirmeye çalıştığına dikkat çeken Işık, "Bu kozların hepsi masa üstünde görüşülerek, hukuku ilgilendiren bu konular hukuk dışı yöntem olan siyaset, yani diplomasi ile çözülecek" ifadelerini kullandı.

    Türkiye'nin Suriye'deki bazı gruplarla ilişkilerine dair birçok konunun uluslararası alanda gündeme geldiğini vurgulayan Işık, şöyle konuştu: "Özellikle Suriye krizinin başlangıcından bu yana, Türkiye'nin oradaki bazı cihatçı gruplarla ilişkilerini ortaya çıkardığı silah alışverişinden tutun, o grupların maddi olarak desteklenmesine kadar, diğer taraftan Halep, İdlib ve benzeri yerlerde kullandıkları kimyasal silahlara kadar, hepsi gündeme geldi. Bunların hepsi sonuçta kamuoyuna çok açık bir şekilde yansımasa da uluslararası alanda, diplomasi masalarında, BM'de sümen altı edilmiş de olsa görüşülen bilinen konular. Bir diğeri ise, Türkiye açısından son aşamada özellikle Reza Zarrab davasında ortaya çıkan ilişkilerin, Erdoğan'ın birebir bu işe dâhil edilmesinin hatta Zarrab'ın avukatlarının gelip Ankara'da Erdoğan ile görüşmesinin açığa çıkmasının sorun olacağı çok belli. Bizzat Erdoğan'ın kendisi de mayısta Trump ile yapacağı görüşmede masadaki konulardan birinin de Zarrab davası olacağını söylüyor."

    'ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE KÜRTLER, SİYASİ ÇÖZÜM SÜRECİNDE ELLERİNİ GÜÇLENDİREBİLİR'

    Kürtlerin ‘Rojava'da özellikle Tabka ve Rakka operasyonunda ciddi anlamda öne çıkmasının, Türkiye'yi ilgilendirdiğine vurgu yapan Işık, "Önümüzdeki dönemde Kürtler, Suriye'de muhtemel bir siyasi çözüm sürecinde ellerini güçlendirebilir. Bölgede kendi yönetimlerini bugünkünden daha tanınır, daha farklı ve daha kabul edilebilir bir biçimde oluşturması Türkiye'nin istediği bir şey değil" görüşünde.

    ‘VUR-KAÇ OPERASYONUYDU'

    Ankara'nın bölgede planları lehine değiştirmek için bölgede yerel güçlerden de faydalandığını belirten Işık, "Bir taraftan birlikte olduğu ÖSO'cu gruplar, diğer taraftan Güney Kürdistan'da özellikle KDP ve Barzani yönetiminin buna sessiz kalması söz konusu" anımsatması da yaptı. Ancak 'uzun süreli bir işgal operasyonuna girişmenin, Türkiye'nin kaldırabileceği bir durum olmadığını' da vurgulayan Işık, "Bunu Türkiye'yi yönetenler de biliyor. Bu harekât bir vur-kaç harekâtıydı bence. Bugünden sonra da birkaç vur-kaç operasyonu yapabilirler" diye de ekledi.

    ‘ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİ ŞEKİLLENDİRECEK'

    Türkiye'nin bölgede ABD'ye problem olabileceği ve hesaplarını alt üst edebilecek yönelimlere girebileceği öngörüsünün tersinin de aynı oranda geçerli olabileceğine vurgu yapan Işık, sahada Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğinin mayısta Erdoğan-Trump görüşmesinin şekillendireceği kanaatinde: "Eğer Trump'ın gerçekten bir Suriye planı varsa ve o planı ABD'de kabul ettirebilmesi için önemli bir plan olarak ortaya serilmesi lazım. Çünkü Trump da ABD'de sıkıntılı. Yani Trump bilindik başkanlardan farklı bir tutum takınan biri ve kendi planlarının yaşama geçmesini de, aynı zamanda başkanlığı açısından da prestij meselesi olarak görüyor. Burada Erdoğan'ı zora sokacak dosyalardan geriye adım attırır ama diğer taraftan da kendisinin hazırladığı bir Suriye ve Irak planı varsa, Erdoğan'ı veya Türkiye'yi de dâhil edebilirse daha farklı bir politikayla da karşılaşabiliriz."

    'ZARRAB VE ATİLLA BIRAKILIRSA, TÜRKİYE ÜZERİNDEN FARKLI BİR POLİTİKAYLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ'

    Türkiye'nin zaten 2011'den bu yana Suriye krizindeki tüm politikalarının çöktüğünü anımsatan Işık, ancak ABD'nin de Esad ile ilgili politikalarını gözden geçirdiği ve geçmiş söylemleri yerine Rusya ile ortak politika üretmek istediğini savundu. Işık şöyle konuştu: "Dolayısıyla ABD Türkiye'yi burada bu sürecin içerisine kendi politikaları ekseninde dâhil edip, onun Rusya ile olan kozunu da elinden alarak ama diğer taraftan Türkiye ve Erdoğan'ı rahatlatacak bazı adımlar atması da olasıdır. Mayıs'taki görüşmeden sonra, eğer Zarrab ile Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı (Mehmet Hakan Atilla) bırakılır, o dosya diplomatik olarak çözülür ve Türkiye'ye gelirse, Türkiye üzerinden çok daha farklı bir politikayla karşı karşıya kalabiliriz."

    'SURİYE'DE NASIL BİR YÖNETİM OLACAĞI NETLEŞMEDİ'

    Işık, Suriye'de nasıl bir yönetim olacağı, bu yönetimde Kürtlerin, Sünnilerin ve diğerleri ile ABD ve Rusya'nın üslerinin durumunun henüz netleşmediğine de dikkat çekip, "Diğer taraftan İran'ın ve Hizbullah'ın varlığı, Türkiye'nin desteklediği cihatçı grupların yaklaşımı, terörist olarak görülenlerin durumu da netleşmedi. Türkiye'nin de, ABD'nin de birbirlerine karşı kozları çok farklı. Fakat sonuçta bunu kullanmak için diplomatik bir sürecin içerisinde girdiklerini söyleyebiliriz. Bu tür saldırılar da, bu diplomatik sürecin bir parçası olarak görülmelidir" ifadelerini kullandı.

    ‘KDP DE AÇIKLAMA BEKLİYOR AMA…'

    Şengal saldırısı sonrası Bağdat'taki merkezi hükümetten bildik tepkiler geldiğini söyleyen Işık, "Irak başından beri Türkiye'nin askeri varlığına karşı ve bütünlüğüne zarar verdiğini çok açık bir şekilde dillendiriyor" derken, Irak'ın kendi iç sorunları sebebiyle etkili olmadığını anımsattı. Işık, diğer yandan Irak Kürdistanı ve Peşmerge Bakanlığı'ndan gelen tepkilere son olarak Irak Güvenlik Ajansı denilen istihbarat örgütünün başında bulunan ve Mesut Barzani'nin oğlu Mesrur Barzani'nin eklendiğini belirtip, "O da Türkiye'den açıklama beklediğini ifade etti. Şimdiye kadar Kandil'e yönelik hava operasyonları yapıldığı ve sorun yaşanmadığı manasında bir sözcük söyledi. Fakat ‘Şengal'e operasyon beklemiyorduk, Türkiye'nin bize bir açıklama yapması lazım. Açıklama istedik fakat şimdiye kadar gönderilmedi' diye bizzat söyledi" diye devam etti.

    ‘KÜRTLER BİLGİ PAYLAŞIR DİYE SON ANDA BİLGİ VERİLMİŞ OLABİLİR'

    Fehim Işık, Erdoğan'ın operasyonla ilgili ABD, Barzani ve diğer bölgesel yönetimlerin bilgilendirdiği açıklamasına rağmen peşmerge ve yerel birliklerde yaşanan can kayıplarını ise ‘Kürtlerin bilgiyi paylaşabileceği' kaygısıyla çok kısa süre önce verilmiş olmasına bağladı.

    "Operasyon bilgisinin iki saat önce verildiğine dair öngörüler var" diyen Işık, şu bilgileri paylaştı. "Operasyon bölgesinde beş peşmergesi yaşamını yitiren, altı peşmergesi yaralanan bölgedeki peşmerge komutanı da bilgisinin olmadığını söylüyor. Gece 02:12'de bombalar yağmaya başladığını ifade ediyor. Burada şunu düşünmek lazım; eğer bilgi verilmişse peşmerge birliklerine neden bilgi vermediler? Öte yandan YBŞ'lilerin oradan çekildiğine ve bombardımandan haberdar olduklarına dair bir iddia vardı. Peşmerge komutanı bu iddiayı yalanladı ve haberlerinin olmadığını ve onların bulunduğu bölgelerin de bombalandığını belirtti. Bu bilgi çok kısa süre önce verildi. Bu Türkiye açısından şu anlama geliyor; KDP ile bir yakınlığı var ama bu operasyon bilgisini çok önceden verirse, bu bilgi hava operasyonu yapacağı alanlara da ulaşacak ve önceden tedbir alacaklar."

    'BOMBALANAN KİŞİLER, PKK DEĞİL BÖLGEDEKİ EZİDİLERİN OLUŞTURDUĞU BİRLİKLER'

    Işık yine de KDP'nin bu operasyona diğer partiler kadar tepki göstermediğini de anımsatırken, "Yani bir şekilde PKK'yi sebep gösteren bir açıklama yapıldı ve hemen arkasından PKK bu bölgeden çekilirse bu tür operasyonların gerekçesi kalmaz noktasına getirdi. Buradaki sorunun yalnız başına PKK olmadığı herkes tarafından biliniyor. Zaten en nihayetinde bombalanan kişiler de PKK'liler değil. O bölgedeki Ezidilerin oluşturduğu direniş birlikleri, yani Şengal'in insanları" diye konuştu.

    ‘ŞENGAL SALDIRISININ GEREKÇESİ KOMİK'

    Türkiye'nin Irak'taki çelişkilerden yararlanarak, iç çatışmaları kullanarak uluslar arası arenada operasyonlarına meşruiyet kazandırmaya çalıştığını da savunan Fehim Işık, "Diyarbakır'daki Polis Okulu'nun altındaki tüneli gerekçe gösteriyorlar. O tünelin kazıcılarının, sınırdan tünel kazarak içeriye girdiğini söylüyorlar fakat sınır ile Diyarbakır arasındaki mesafe 400 km. Sunulan bu gerekçeler de alabildiğine komik duruyor ama sonuçta NATO'ya karşı da bu türden bir kalkan oluşturmaları lazım. Çünkü NATO bu tür müdahalelerde, ancak kendisi açısından güvenlik problemi olduğunda Türkiye'nin müdahalesini haklı bulabilir" ifadelerini kullandı.

    ‘KARAÇOK BİLİNÇLİ SEÇİLDİ'

    Hava operasyon düzenlenen diğer bölge olan Karaçok dağı ve çevresinin ise ‘çatışmasız ve sakin bir bölge olduğunu' söyleyen Işık, şu yorumları yaptı: "2011'den bu yana orada hiç mermi patlamadı ve çatışmadan kaçan sivil yerleşimciler de, Rojava'nın o bölgesi güvenli olduğu için, oraya geçiyorlardı. O bölgede medya merkezleri, radyolar var ve Türkiye'den Kürtlerin de Silopi'den, Cizre'den, Nusaybin'den izleyebileceği yayınlar yapıyorlardı. Bu o bölgenin hedef alınmasının sebeplerinden biri. Öte yandan, Karaçok güvenli bir bölge olduğu, ciddi anlamda savaş alanı olarak görülmediği için hedef seçildi. Bu bölgenin bilinçli olarak seçildiğine inanıyorum. TSK kendisi açısından en kolay ve en risksiz bir alan gördüğü için Karaçok'u bombaladı."

    İlgili konular:

    ABD'den TSK operasyonu açıklaması: Saldırılar koalisyon tarafından onaylanmadı
    TSK'dan Kuzey Irak'a hava harekatı
    Suriye, TSK operasyonunu kınadı
    McGurk'tan TSK harekatıyla ilgili açıklama: Kaygıyla takip ediyoruz
    Rusya'dan TSK operasyonu açıklaması: Irak ve Suriye'deki saldırılar kabul edilemez
    TSK'nın hava harekatına ABD’li yetkiliden tepki: Türkiye’nin asla ortağımız olamayacağını gösteriyor
    Etiketler:
    Şengal Savunma Birlikleri (YBŞ), Peşmerge Bakanlığı, IŞİD karşıtı koalisyon, TSK, Peşmerge, Kürdistan Demokrat Partisi, PKK, NATO, reza sarraf, Mesrur Barzani, Reza Zarrab, Donald Trump, Fehim Işık, Mesud Barzani, Recep Tayyip Erdoğan, Karaçok Dağı, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Rojava, Şengal, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın