18:35 27 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 168
    Abone ol

    ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu’nun Türkiye’nin harekatlarını hedef alan çıkışının arka planını değerlendiren güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, “ABD ve Fransa Suriye’nin kuzeydoğusu ile Irak’ta farklı eksenlere oturmuş yapıları birleştirerek hem Irak hem de Suriye’yi siyasi olarak parçalamayı hedefliyor ve bunu gerçekleştiriyor” dedi.

    ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu (USCIRF), Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey Irak’ta PKK’ya yönelik gerçekleştirdiği ‘Pençe-Kartal’ ve ‘Pençe-Kaplan’ operasyonlarına "derhal durdurun" şeklinde sert bir tepkide bulundu. USCIRF, açıklamasında söz konusu operasyonlarda Ezidilerle Hristiyanlara yönelik ihlaller olduğunu iddia etti. Ancak ABD'den gelen bu çıkış tepkisiz kalmadı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy "Dini özgürlükleri savunma iddiasındaki bu kuruluşun ABD tarafından da terör örgütü olarak tanınan PKK’nın Irak’ta, uzantıları PYD/YPG’nin de Suriye’de kendi bölücü siyasetini ve terör yöntemlerini benimsemeyen Kürtler dahil bölge halklarına yönelik zulmünü görmezden gelerek ülkemizin terörle mücadelesini eleştirmesi ve PKK’nın kara propagandasına alet olması en hafif tabirle utanç vericidir" diye konuştu. 

    ‘Amerikan komisyon adeta PKK’nın dilini kullanıyor’

    ABD’nin Türk Dışişleri'nin sert tepkisini toplayan bu çıkışının ne anlama geldiğini, güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, Sputnik'e değerlendirdi. Ağar, komisyonun “azınlıkların haklarını korumayı bahane ederken adeta PKK’nın diliyle konuştuğuna işaret ediyor ve “Irak’la Suriye’nin kuzeydoğusu da dahil edilerek, o bölgelerde azınlıkların haklarına hassasiyet gösterme bahanesi arkasına sığınan ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu, resmen terör örgütü PKK’nın jargonunu kullanıyor. Zira PKK, o bölgedeki dini, mezhebi ve etnik farklılıkları tamamen kendi menfaatine kullanan bir örgüt. PKK’nın Ezidiler üzerinden ‘bir demokrasi kahramanı’ gibi sunulması asla kabul edilemez. PKK’nın çıkarları için sözde azınlık hakkı savunuculuğuna girişmek yerine doğru olan Ezidilerin, bu örgüt tarafından nasıl istismar edildiğini konuşmaktır” dedi. 

    ‘Araplar, Süryaniler, bölgenin pek çok bileşeni kullanılıyor’

    Ağar “Ortada süregelen bir sorun var ve orada öne çıkan iki aktör var. Bunlar; ABD ve Fransa. Olup biten ise bu iki aktör marifetiyle Suriye ve Irak’ın siyasi parçalanmaya çalışılması. ABD ve Fransa bunun Suriye’nin kuzeydoğusu ile Irak’ta farklı eksenlere oturmuş yapıları birleştirmeye çalışarak başarmaya çalışıyor. Malum, yakın zamanda ENKS ile PYD’nin görüşmeler yaptığını ve tarafların mutabakata vardığını açıkladılar. Bunu yapmak, bölgedeki Arapları, Süryanileri ve diğer bileşenleri yok saymaktır. Zira bölgede yalnızca Kürtler yok. Üstelik PYD’nin muhatap alınması, Kürtlerin de aynı diğer bileşenler gibi kullanılmasına sebebiyet veriyor. Çünkü PYD sanki Kürtlerin temsilcisiymiş gibi sunuluyor. ABD şu an ‘Haksızlığa da sebep olsa güçlüyüm ve istediğimi yaparım’ tutumu içinde. Bu yanlış bir tavır ve bu da her zaman sürdürülebilecek bir tutum değil" diye ekledi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    MSB: Pençe-Kartal Operasyonu ile teröristlere ait barınak, sığınak ve mağaralardan oluşan 81 hedef imha edilmiştir
    MSB 'Pençe-Kaplan Operasyonu'na katılan komandoların videosunu paylaştı
    Çavuşoğlu: Süleymaniye'den de bize tehdit oluşturuyorlar, Pençe Harekatı o bölge de temizlenene kadar sürecek
    Türkiye'den Pençe-Kaplan Operasyonu'nu kınayan ABD'li kuruluşa tepki
    Bahçeli'den Pençe-Kaplan Harekatı açıklaması: Haftanin'e Türk kahramanlığının mührü vurulmuştur
    Etiketler:
    ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu (USCIRF), Pençe-Kaplan Operasyonu, TSK, Dışişleri Bakanlığı, Hami Aksoy, Kürtler, Ezidiler, Abdullah Ağar, PKK, PYD, ENKS, Irak, Suriye, Fransa, ABD, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın