19:07 27 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Röportajlar
    URL'yi kısaltın
    1177
    Abone ol

    Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Burak Özügergin, Sputnik Yunanistan servisinin sorularını yanıtladı. Özügergin, Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilimle ilgili olarak, "Çözüm 'birbirimizle konuşabilmek'tir, 'birbirimiz hakkında konuşmak' değildir. Biz sahiden Yunanistan'la iyi komşuluk ilişkilerine sahip olmak istiyoruz" ifadesini kullandı.

    Sputnik Yunanistan'ın sorularını yanıtlayan Büyükelçi Burak Özügergin, Türkiye-Yunanistan ilişkilerini değerlendirdi. Özügergin'in açıklamaları şöyle:

    Son aylarda Türk-Yunan ilişkilerindeki gerilim arttı. En son örnek Türk hükümetinin resmi gazetesinde yayınlanan, Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Yunan kıta sahanlığı bölgelerindeki arama izni başvurularıydı. Türkiye, kınanmış bir anlaşma çerçevesinde sondaj yapmaya devam etmek isterken Yunanistan, haklarının ihlalini protesto ediyor. Türkiye, yine de devam edecek mi?

    "Sınır konuları, Kıbrıs sorunu, hidrokarbon arama ve işleme, Libya ve bölgenin tümü dahil olmak üzere Doğu Akdeniz konularındaki tutumlarımız iyi bilinir ve şeffaftır. Çeşitli nedenlerle ve birkaç düzeyde, sınırları uluslararası hukuk ilkeleri ve mevcut ilgili içtihatlar doğrultusunda tanımlanan kıta sahanlığımız üzerinde arama ve sondaj faaliyetleri planladığımızı duyurduk. Kıta sahanlığımızın koordinatları halihazırda Birleşmiş Milletler’e iletildi. Bununla beraber Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün de, tanıdığı ve diplomatik ilişkileri bulunan tüm muhatap kıyı devletleriyle deniz yetki alanlarının eşit sınırlandırılması da dahil olmak üzere karara bağlanmamış tüm sorunlara tam, adil ve barışçıl kararlar almak için hazırdır. Nitekim, uluslararası hukuka uygun olarak deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda bir diyalog başlatmaya hazır olduğumuz, Yunan tarafına en üst düzeyde iletildi. Ancak tekliflerimiz bugüne kadar yanıtsız kaldı. Size uluslararası hukukta işbirliği yapma yükümlülüğünün tek taraflı bir koşul olmadığını hatırlatırım."

    'İki ülkenin üstesinden gelemeyeceği kadar büyük bir sorunu yok'

    Yunanistan, sondaj devam ederse güçlü bir tepki vereceğini açıkladı. Hatta Yunanistan Başbakanı’nın ulusal güvenlik danışmanı, televizyonda “Gerekirse Türkiye’ye askeri yanıt vereceğiz” dedi. Ege’de bir sıcak çatışmadan endişe duyuyor musunuz?

    "Komşuların sadece görüşmekle kalmayıp aynı zamanda birbirlerini dinlemeleri için asla çok geç değil. Çözüm 'birbirimizle konuşabilmek'tir, 'birbirimiz hakkında konuşmak' değildir. Biz sahiden Yunanistan’la iyi komşuluk ilişkilerine sahip olmak istiyoruz. İki ülkenin üstesinden gelemeyeceği kadar büyük bir sorunu yok.Esasında Libya ile mutabakat muhtırasını imzalamadan önce Türkiye, ilgili tüm tarafları tekrar tekrar hakkaniyetli bir uzlaşı için müzakerelere davet etmişti ve hâlâ müzakerelere hazır durumdadır. İşbirliği çağrılarına sessiz kalamazsınız ve ülkeler kaçınılmaz olarak ulusal çıkarlarını korumak için adımlar attığında şikayet edemezsiniz. Az önce söylediğim gibi, burada yaşanan tam olarak buydu."

    'Türkiye, göç konusunda payına düşenden fazlasını yapıyor'

    Yakın zamanda açılan bir diğer cephe Evros. Aslında, özellikle son günlerde, geçtiğimiz şubat-mart aylarında Yunan-Türk sınırlarında yaşananları andıran bir hareketlilik oldu. Üstelik Edirne’de binlerce mültecinin toplandığı bilgisi var. Bu bilgi ve ayaklanma endişelerini nasıl yorumluyorsunuz?

    "AB’deki bazılarının, savaş veya diğer felaketler nedeniyle kendi ülkelerinden kaçmak zorunda kalan bahtsız ve perişan insanların durumunu görmezden gelmeleri acınası. Göç, müşterek bir çaba gerektiren ortak bir sorundur. Türkiye, son 10 yılda payına düşenden fazlasını yapıyor. Diğerleri probleme sahte bağlılıktan sunmaktan fazlasını yapmadığı halde bizden kapasitemizi zorlamaya devam etmemiz istenmemeli. İdeal olarak uluslararası toplum, kaynak ülkelerdeki olumsuz koşulların üstesinden gelmek için toplu olarak çalışmalıdır. Bu kısa vade elde edilmezse mültecilere, kapımıza geldiklerine en azından insan onuruna yakışır şekilde davranmalıyız. Türkiye bunu yapıyor. Aynı şeyi AB’den de beklemeye hakkımız olduğuna inanıyoruz."

    'Birbirimize komşu gibi davranmaya başlarsak, çok daha fazla mesafe kat edeceğimize inanıyorum'

    Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile işbirliğiniz nasıl? Yakın zamanda Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştınız ve burada size protesto notası verilmişti. Yunan hükümeti ile aranızdaki iletişim kanalları açık mı?

    "Büyükelçiliğimizin Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ve diğer tüm Yunan kurumlarıyla diyaloğu sıkı ve düzenli. Yunanistan Dışişleri servisi ve meslektaşlarımız, profesyonellikleriyle ülkelerine değer katıyorlar. Umarım elçiliğimi eşit derecede güvenilir muhatapları olarak görüyorlardır. Kovid-19 karantinası süresince konsolosluklardaki sayısız vaka da dahil olmak üzere Yunan makamlarıyla çeşitli teknik konularda çok yapıcı bir şekilde koordinasyon sağladık. Diğer yandan, Türkiye ile Yunanistan arasında çeşitli alanlarda uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar olduğu doğru. Ancak uluslararası hukukun parametreleri dahilinde bu konuları tartışmak için iyi kurulmuş kanallarımız da var. Birbirimize rakip veya hatta düşman olarak davranmak yerine komşu gibi davranmaya başlarsak, çok daha fazla mesafe kat edeceğimize gerçekten inanıyorum. Ülke sınırları konusunda, daha önce bunun siyasi değil teknik bir sorun olduğunu ve uzmanların dahlini gerektirdiğini belirtmiştim. Uzman ekiplerimizin işlerini tamamen telaşesiz yapmalarını sağlayabileceğimizi umuyoruz."

    'Ayasofya, bir bütün olarak Türkiye ve insanlığın önemli bir hazinesi'
    Ayasofya’da okunan dua, kısa süre önce hem Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan hem de Yunanistan muhalefetinden öfkeli tepkiler aldı. Bu tepkilere nasıl cevap verirsiniz? Dışişleri Bakanvekili Varvitsiotis Miltiadis üstelik bunun ‘gereksiz bir meydan okuma olduğundan’ söz etti. Gerçekten gereksiz miydi?

    "Ayasofya, bir bütün olarak Türkiye ve insanlığın önemli bir hazinesi. İstanbul’un tarihi bölgeleri veya topraklarımızdaki herhangi bir yerin, kültürel mirasımızın bir parçası olarak bugün açık olarak Türkiye’nin gerekli özeni, titizliği ve dikkati sayesinde hayatta kalmaya devam ettiği noktasını ıskalamayın. Onları korumaya devam edeceğimizi söylemeye gerek yok. Ancak, Yunanistan’dan daha azını beklemiyoruz."

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Ayasofya, Göçmen, Edirne, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Burak Özügergin, Doğu Akdeniz, Yunanistan, Türkiye, Atina
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın