17:58 11 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Yasin Aktay

    Aktay: Türkiye bütün yumurtalarını AB sepetine koymuş bir ülke değil

    © AA / Erçin Top
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 73
    Abone ol

    Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki gerginliği değerlendiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, bu tür birliklere üye olmanın dünyanın şartı olmadığını, uzaklaşma, kopma, donma süreçleri yaşanmasının da 'dünyanın sonu' olmadığını kaydetti.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, Türkiye-AB ilişkilerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde yapacağı Rusya ve ABD gezilerini Sputnik'e değerlendirdi.

    ‘AVRUPA'DA İSLAM VE TÜRKİYE KARŞITLIĞI TIRMANIYOR'

    Avrupa'nın niyetlerini ve kendi içindeki dinamiklerini de iyi okumak gerektiğini kaydeden Aktay, Avrupa'nın kendi içinde yükselen bir sağ ve o sağın talep ettiği İslam karşıtlığı, Türkiye karşıtlığının her geçen gün tırmandığını söyledi. Aktay, "Bununla Avrupa kendisi nasıl başedecek? Bu yükselen sağın, yükselen İslamofobinin Türkiye'ye karşı ortaya çıkaracağı antipatinin veya negatif tutumların AB'nin tutumunu ne kadar etkileyeceğini göreceğiz" dedi.

    ‘BU TÜR BİRLİKLERE ÜYE OLMAK DÜNYANIN ŞARTI DEĞİL'

    AK Partili Yasin Aktay'a göre Türkiye, baştan itibaren AB'ye üye olmak konusunda samimi bir çaba içerisinde ve birliğin gerektirdiği bütün şartları yerine getirme konusunda elinden geleni de yaptı. "Bir çok üye, aday ülkelerin yaptığından çok daha fazlasını yaptığı halde bugün geldiğimiz durum ortada" diyen Aktay, bu tür birliklere üye olmanın da dünyanın şartı olmadığını ifade etti. Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ‘EVLİLİKLERDE DE SORUNLAR ÇIKIYOR, ABARTILMAMASI GEREKİR"

    "Böyle bir uzaklaşma veya kopma, donma süreçleri yaşandığında da bu da dünyanın sonu değil. Elbette ki bu tür değerlendirmeler, bu tür gelişmeler her zaman beklenebilecek gelişmelerdir, evliliklerde de bir takım sorunlar çıkıyor. Bunun çok da fazla abartılmaması gerekiyor."

    'TÜRKİYE AB'YE YÜK OLMAK ÜZERE ÜYE OLMAYA ÇALIŞAN BİR ÜLKE DEĞİL'

    "Ama şunu herkesin bilmesi gerekiyor. Türkiye AB'ye yük olmak üzere AB'ye üye olmaya çalışan bir ülke değil. Şu anda Türkiye kendi ayaklarının üzerinde rahatlıkla durabilen bir ülke. Avrupa ülkelerinden bir çoğundan, ekonomik anlamda da siyasi anlamda da toplumsal avantajları anlamında da çok daha güçlü bir ülke konumunda şu anda. Türkiye, AB'ye üye olurken aslında AB'ye çok şey kazandıracağının aslında hem kendisi farkında hem AB farkında. Aslında AB, Türkiye ile yollarını ayırmaya kalkıştığında kendisinin de çok şey kaybedeceğinin değerlendireceğini düşünüyorum."

    'ŞU ANDA AB'NİN BİR CAZİBESİ ZATEN KALMAMIŞ DURUMDA'

    "Şu anda AB'nin bir cazibesi zaten kalmamış durumda neredeyse" diyen Aktay, İngiltere'nin AB'den çıktığını, büyük ihtimalle Fransa'da da çıkma gibi bir durumun söz konusu olabileceğini söyledi. Aktay, "Bir çok Avrupa ülkesi şu anda AB'nin bir geleceği olmadığı yönünde bir kanaati her geçen gün daha da pekiştiriyorlar ki, yükselen sağ aslında aynı zamanda AB'den duyulan rahatsızlığın da ifadesidir. Yani Avrupa'da Türkiye'yi istemeyenler aynı zamanda AB'nin de geleceğini istemiyorlar, AB'nin kendisini istemiyorlar, bu birlik konseptinin kendisini istemiyorlar. Dolayısıyla bu muhalefet sadece Türkiye'ye karşı bir muhalefet değil, aynı zamanda birliğin kendisine karşı da bir muhalefet" diye konuştu.

    'BÖYLE BİR BİRLİKTEN KOPTUĞUMUZDA KAYBEDECEK OLAN TÜRKİYE DEĞİL, AB OLUR'

    AK Parti Sözcüsü Yasin Aktay, hareketli ve dinamik bir sürecin yaşanmakta olduğunu, bu hareketli ve dinamik süreç içerisinde Türkiye'nin de güvenceleri olduğunu söyledi. Aktay, "Türkiye güvencesiz, Türkiye bütün şartlarını, bütün yumurtalarını AB sepetine koymuş bir ülke konumunda değil. Şu anda böyle bir birlikten koptuğumuz zaman kaybedecek olan Türkiye değil, AB olacaktır" dedi.

    'AB KENDİ İÇİNDE ÖZELEŞTİRİSİNİ YAPIP KENDİSİNİ DEĞERLENDİRMELİ'

    Referandum sürecinde AB'nin sürükleyici üyelerinin hemen hepsinin neredeyse devlet düzeyinde ‘Hayır' kampanyasına destek verdiğini savunan Aktay, ‘Hayır' kampanyasına verilen desteğin zaman zaman Türkiye'nin kendi içindeki terörist unsurlara da verilen desteğe dönüşmüş olduğunu acı bir biçimde müşahede ettiklerini söyledi. Bunun kendilerini çok üzdüğünü kaydeden Aktay, "Türkiye içerisinde bir siyasi çekişmeye taraf olmak ayrı bir problem, tarafların içerisinde yer alan bu taraflara destek veren terör örgütlerine de açık ve aleni bir şekilde destek vermek ayrı bir problem" diye konuştu.

    AB'nin referandumda taraf olurken bir görüşü savunmakla kalmayıp kendi ilkelerinden feragat edecek şekilde, kendi ilkelerini askıya alma pahasına ‘Evet' kampanyasını yürütecek olanların ifade özgürlüğünü askıya almak gibi bir garabeti de yaşadığını ileri süren Aktay, "Aslında AB'nin bizden özür dilemekten bize kendini affettirmekten önce, kendi içinde öz eleştirisini yapıp, basit bir konuyla sınanan Avrupa değerlerinin nasıl ayaklar altına alınmış olduğunu kendisinin değerlendirmesi gerekiyordu" dedi.

    Öte yandan, Türkiye açısından önümüzdeki günlerde yoğun bir diplomasi trafiği yaşanacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sırasıyla Hindistan, Rusya, Çin, ABD ve AB liderleriyle temaslarda bulunacak. Erdoğan'ın 3 Mayıs'ta Soçi'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve 16-17 Mayıs tarihlerinde de ABD Başkanı Donald Trump ile bir görüşme yapması bekleniyor. Bu görüşmelerin ana gündem maddelerinden biri de Suriye olacak.

    'RUSYA İLE SURİYE KONUSUNDA İHTİLAFLAR HALİNDEYİZ'

    Bu konuya da değinen Aktay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya ziyaretini değerlendirirken, Suriye konusunda Türkiye ile Rusya'nın tam bir anlaşma içinde olduğunu söylemenin zaten mümkün olmadığını söyledi. Aktay, "Biz Türkiye ile Rusya'nın arasının iyileştiğini memnuniyetle görsek de şu gerçeğin farkındayız; Suriye konusunda, Suriye'de uygulanan politikalar konusunda çok büyük ihtilaflar halindeyiz. Orada en azından birbirimize saygı duymak ve birbirimizin hassasiyetlerine saygı duyacak belli bir asgari düzey tutturmaya çalışıyoruz. Yoksa, Rusya'nın halen orada (Suriye Devlet Başkanı Beşar) Esad'ı destekliyor olması doğrusu Türkiye'nin içine sinebilen bir durum değil" dedi.

    'ESAD, RUSYA İLE ARAMIZDA İHTİLAF KONUSU OLMAYA DEVAM EDECEK'

    'Esad'ın Suriye'de kendi halkını katleden bir diktatör bir cani olduğunu' savunan AK Partili Aktay, "Bu, bizim Rusya ile aramızda hep bir ihtilaf konusu olan bir konu olmaya devam edecektir" dedi. Esad'ın 'meşruiyetini yitirmiş bir lider, yönetici olduğunu' öne süren Aktay, Esad'ın 'aslında fiilen zoraki biçimde ayakta tutulmaya çalışıldığını' söyledi. Aktay, "Yani kendi halkıyla başbaşa bırakıldığında kendi halkı onu itiyor, onu deviriyor. Ama ne yazık ki zoraki bir destekle ayakta tutulmaya çalışılıyor" diye konuştu. Rusya'nın büyük bir ülke olduğunu, biraz daha insan hakları konusunda belli bir hassasiyeti taşımasını beklediklerini kaydeden Aktay, "Bir büyük ülkeye yakışır bir hassasiyette onu aslında davet etmek istiyoruz" dedi.

    'RUSYA İLE ARAMIZDA AYRILIK OLSA BİLE DİYALOĞU KOPARMAMAK LAZIM'

    Peki bu görüş ayrılığına rağmen Türkiye ile Rusya, Suriye konusunda nasıl bir işbirliği yapabilir, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in Soçi'de yapacakları görüşmeden neler bekleniyor? AK Partili Yasin Aktay, bu soruyu ise şöyle yanıtladı: "Netice itibariyle şunu görüyoruz. Aramızda ayrılık olsa bile diyaloğu koparmamak lazım. Diyaloğu koparmak daha kötü neticelere yol açıyor. Neticede bir takım hassasiyetler konusunda birbirimizi uyarabilecek durumunda olmamız bir imkandır. Diplomatik imkanlar, kanallar her halükarda açık tutulması gerekiyor. O mülahazarayla zaten bir süre kopmuş olan ilişkilerimizi tekrar düzeltmek durumunda kaldık. Tabi bölgenin iki gücü, iki önemli devleti, bunların her halükarda birbirlerine yakın bir diyalog içerisinde olması geleceğin daha güvenli daha elverişli bir Ortadoğu'nun inşasında önemli bir durum."

    'ABD İLE YENİ BİR SAYFA, O KÖTÜ DURUMDAN DAHA KÖTÜ OLMAMASINI UMUYORUZ'

    AK Partili Yasin Aktay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile yapacağı görüşmeyi değerlendirirken de Trump'un göreve başladığı günden itibaren çok da rahat bırakılmadığını söyledi. Aktay, "Onun da iktidara gelişinden rahatsızlık duyan çevreler, kendi bürokrasisi, kendi yargısı, dolayısıyla bir hayli frenleniyor. Dolayısıyla kendi siyasetini henüz ortaya koyamadı bilebildiğimiz kadarıyla. Ama yeni bir sayfa olması dolayısıyla yeni bir başlangıç ve daha olumlu. Çünkü eskisi bayağı bir kötüydü, o kötü durumdan daha kötü olmamasını umuyoruz Türkiye-ABD ilişkilerinin" dedi.

    'OBAMA DÖNEMİNDE FAYDA ETMEDİ, TRUMP DÖNEMİNDE YOLUN BAŞINDAYIZ'

    Türkiye-ABD ilişkilerinin Obama zamanında kötüleştiğini, ABD'nin dostluk ve müttefiklik kurallarına uymayan bir takım ihlaller yaptığını ifade eden Aktay, Suriye'de Türkiye'nin ‘terörist örgüt' olarak nitelendirdiği PYD'ye verilen desteği de buna örnek olarak gösterdi. Aktay, "Bir terör örgütü olan DEAŞ ile mücadele konusunda NATO müttefiki olarak Türkiye ile yeterli bir diyalog içine girilmektense başka bir terör örgütü muhatap alındı, beslendi ve büyütüldü" dedi. Burada aslında bir NATO müttefiki olmanın gereklerine uymayan bir durumun söz konusu olduğunu ifade eden Aktay, Türkiye'nin bütün görüşmelerinde bu uyarılarını ABD'ye karşı yaptığını söyledi. Aktay, "Obama döneminde bir fayda etmedi, Trump döneminde yolun başındayız henüz, bunun kar edeceğini düşünüyoruz, buna dair ilk işaretler aslına bakarsanız olumlu, bu olumluluğun devam etmesini bekliyoruz ve bu konuda bir netice almayı bekliyoruz" diye konuştu.

    'BİZ ASLINDA ABD'Yİ FETÖ'YE KARŞI UYARIYORUZ'

    Türkiye ile ABD ilişkilerindeki bir diğer konunun Fethullah Gülen olduğunu vurgulayan AK Partili Yasin Aktay, Türkiye'ye karşı bir darbe teşebbüsünde bulunmuş, 249 insanı şehit etmiş, 2 binin üzerinde insanı yaralamış, Türkiye'ye karşı zincirleme bir suç şebekesi haline dönüşmüş FETÖ'nün ABD'de çok rahat hareket edebildiğini, orada kurulu bir sisteminin var olduğunun bilindiğini belirtti. "Bu sistem aslında ABD'yi de tehdit eder" diyen Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizi tehdit eden bir terör örgütünün ABD'yi tehdit etmemesi söz konusu olamaz. Biz aslında ABD'yi FETÖ'ye karşı uyarıyoruz. Yani bırakınız bize verdiği zararı, bize verdiği zarardan dolayı bize teslim etmeyi, bu size zarar verecek. Şu anda ABD'ye karşı bir silah kullanmamış olması bir takım terör eylemlerine girişmemiş olması ileride girişmeyeceği anlamına gelmiyor. Çünkü başka ülkelerde girişmiş. Kendi ülkesinde, Türkiye'de girişmiş. Aslında biraz kazdığınız zaman başka başka ülkelerde bir takım darbe teşebbüslerinin altında önemli roller oynamış olduğu da biliniyor. Sadece Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iade etmesinden bahsetmiyoruz, böyle bir örgütün ABD'de çok kolay yuvalanabiliyor olması ciddi bir sorun. Biz aslında mevzuyu sadece FETÖ'nun, Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesi üzerinden çok daha ileri bir düzey olarak düşünüyoruz ve bu konudaki uyarılarımızı yapıyoruz ABD'ye. Uyarılarımızın Trump döneminde bu ziyaret esnasında biraz daha olumlu olacağını sanıyoruz."

    'YENİ OPERASYON İÇİN RUSYA-ABD GÖRÜŞMELERİ ÖNEMLİ, ANCAK…'

    Türkiye'nin Suriye'de gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı harekatı bitti. Başta Rakka olmak üzere yeni operasyonlar olup olmayacağı tartışmaları ise sürüyor. Peki Türkiye bu konudaki tavrını Rusya ve ABD ile yapılacak temaslardan sonra mı netleştirecek? AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, bu konudaki soruları ise şöyle yanıtladı: "Elbette ki bu görüşmeler önemli olacak. Her iki görüşme önemli olacak. Neticede, Suriye'de biz kendi güvenliğimizi şu anda güvence altına almak gibi bir durumla karşı karşıyayız. Şu anda Suriye'de bizim güvenliğimizi tehdit eden bir sürü terör örgütü var. Başta DEAŞ ve PYD olmak üzere. Ama irili ufaklı başka terör örgütleri de bize karşı harekete geçmiş durumda. ABD kendi güvenliğini sağlamak için okyanusun öbür tarafından gelip operasyon yapabiliyorsa Türkiye'nin çok çok daha fazla hakkı var. Çünkü Türkiye, terörden herkesten daha fazla muzdarip. Yani Suriye'de mücadele eden, Suriye'de savaşmakta olan gelip Suriye'de hak iddia edenlerin hepsinden çok daha fazla terörden muzdarip olmuş bir ülkedir."

    İlgili konular:

    Türkiye- Avrupa ilişkileri için kritik hafta
    Avrupa'dan Türkiye ile AB müzakerelerinin durdurulması için bir çağrı daha
    Avrupa Halk Partisi Grup Başkanı Weber, Türkiye-AB müzakerelerinin sonlandırılması için tarih verdi
    Etiketler:
    FETÖ, Avrupa Birliği, Yasin Aktay, Donald Trump, Beşar Esad, Recep Tayyip Erdoğan, Barack Obama, Avrupa Birliği, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın