05:18 17 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

    Çavuşoğlu: İran ve Rusya, rejimi durdurmalı

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 1018

    Suriye hükümetini İdlib'de ateşkesi ihlal etmekle suçlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,"İran ve Rusya, rejimi durdurmalı" görüşünü dile getirdi ve "Garantör olduysanız ki, oldular, rejimi durdursunlar. Bu, basit bir hava saldırısı da değil. Rejim ilerliyor İdlib içinde. Burada niyet farklı" dedi.

    Anadolu Ajansı'nın (AA) editör masasına konuk olan Çavuşoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) ateşkes gözlem görevi için İdlib'e yerleşmeye devam ettiğini ifade etti.

    'BÖYLE VAHŞİ BİR YÖNTEM OLMAZ'

    Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

    "Biz buradaki terör gruplarının temizlenmesi için önerimizi herkesle paylaştık. 'O şehrin tamamını bombalayalım, yok edelim.' Böyle vahşi bir yöntem olmaz. Bunlar olacaksa Astana'yı neden başlattık? Soçi'yi neden konuşuyoruz? Cenevre'nin de bir anlamı olmaz" diye konuştu. 

    'İDLİB'DE NİYET FARKLI'

    Suriye'nin garantörünün İran ve Rusya olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, "İhlallere bakıyorsunuz yüzde 95'i rejim veya rejimi destekleyen gruplar tarafından. Amaç ne? Bu süreçten faydalanarak rejimin ılımlı muhalefeti, sivilleri yok etmesi mi?" dedi.  Çavuşoğlu, "İran ve Rusya sorumluluklarını yerine getirmeli. Garantör olduysanız ki, oldular, rejimi durdursunlar. Bu, basit bir hava saldırısı da değil. Rejim ilerliyor İdlib içinde. Burada niyet farklı" ifadesini kullandı.

    'AMAÇ SOÇİ İSE TERS TEPER'

    "Eğer buradaki amaç bu saldırılarla bazı gönülsüz muhalif grupların Soçi'ye gitmesini sağlamaksa, o da ters teper" diyen Çavuşoğlu, Soçi'de sivil kanadın katılımıyla yapılacak görüşmelerden sonuç alınması için çatışmaların durması gerektiğine dikkati çekti.

    'SÜREÇ BALTALANIR'

    Soçi'de yapılacak Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin katılımcıları üzerinde Rusya ve İran ile mutabakatın sağlanıp sağlanmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, kongreye kimlerin katılacağını Türkiye, İran ve Rusya'nın birlikte istişare edeceğini, kararlaştıracağını ve Türkiye'nin bu konudaki çekincelerini ilettiğini hatırlattı. Çekincelerin mutabakata bağlandığının altını çizen Çavuşoğlu, üç ülkeden herhangi birinin itiraz ettiği bir grubun katılmayacağını söyledi. Çavuşoğlu, "Teröristlerin davet edilmemesini ilettik. YPG'nin olduğu yerde olmayacağımızı söyledik. Soçi'de terör örgütleri olursa süreç baltalanır" ifadesini kullandı.

    'TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KİM KENDİNE TEMSİLCİ SEÇER?'

    YPG'nin Kürtlerin tek temsilcisi olduğu düşüncesinin doğru olmadığına vurgu yapan Çavuşoğlu, "Terör örgütünü kim kendisine temsilci seçer. Ancak radikal unsurlar ya da baskıyla bunlara boyun eğmek zorunda kalanlar" diye konuştu. 

    'RUSYA VE İRAN DESTEK VERMESE REJİM SALDIRAMAZ'

    Bakan Çavuşoğlu, Rusya ve İran'ın Suriye hükümetiyle ilişkilerine dair bir soruya, ılımlı muhalefetin siyasi kanadında çok ciddi sorunlar olmasa da sahada bazı sorunlar olduğunu iddia ederek, "Esasen rejimin bu saldırıları konusunda ve ateşkesi ihlal etme konusunda Rusya'nın ve İran'ın bir bahanesi olamaz. Çünkü onlar destek vermediği sürece bu saldırılar olamaz" yanıtını verdi.

    'ABD HATALARINI DÜZELTMEZSE İLİŞKİLER DAHA DA ZARAR GÖRÜR'

    ABD'nin PYD'ye silah desteğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, ABD'den bu konuda farklı açıklamalar geldiğini, sahadan da karışık bilgiler geldiğini belirtti. Çavuşoğlu, "Burada bizim arzu ettiğimiz durum henüz oluşmadı. Fetullah Gülen'in iadesi ile ilgili süreç ve Amerika'nın YPG'ye silah vermesi şu anda bizim ilişkilerimizi zehirleyen en önemli iki konu. Amerika hatalarını düzeltmezse zaten ilişkilerimiz daha da zarar görebilir" dedi. 

    'AİLE İÇİNDE TERÖRİST OLAN BİR KİŞİNİN ETKİSİZ HALE GETİRMEK İÇİN BÜTÜN AİLE BOMBALANMAMALI'

    Bir aile içinde terörist olan bir kişinin etkisiz hale getirilmesi için bütün aileyi bombalamanın insani olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, "Bazı konularda mesela, Rusya 'rejimi ikna edemiyoruz' diyor. Mesela 'Siz rejimi kabul etmiyorsunuz ama YPG/PKK konusunda da rejim sizinle aynı düşünüyor, onlar da bunlarla aynı müzakere masasında olmak istemiyor. Bu konuda onları ikna etmek istiyoruz, edemedik. Onlara da öneri getirdik' diyorlar. Dolayısıyla bunları anlıyoruz ama saldırılarla ilgili konularda Rusya ve İran ağırlığını koyduktan sonra rejim bunları yapamaz" dedi.

    Suriye'de 7 yıllık süreçte dengelerin çok değiştiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Rejimi tanımıyoruz, rejimi burada savunmak için söylemiyorum ama doğru bilgileri de vermemiz gerekiyor. Tam anlamıyla, bu 7 yıllık süre içinde rejimle YPG arasında tam bir iş birliği olduğunu söyleyemeyiz" dedi.

    'REJİMLE YPG'NİN ARASI İYİ DEĞİL'

    Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Afrin için "Bir gece ansızın gelebiliriz" sözünün hatırlatılması ve olası operasyonun bölgeyi tümüyle mi, yoksa kısmen mi kapsayacağına ve örgütün Afrin'in rejime devretmiş gibi göstermesinin ya da gerçekten devretmesinin Türkiye'nin operasyon planını engelleyip engellemeyeceği şeklindeki soruya, "Her şeyden önce burada bir devir teslim yok. Zaten şu anda renkli haritaya baktığın zaman kimin nereyi kontrol ettiği belli. Bu tür dedikodular çıkıyor ama, şu anda rejimle YPG'nin arasının iyi olduğunu söyleyemeyiz" yanıtını verdi.

    YPG-IŞİD ANLAŞMASI: 'HAYAT ŞARTLARI TİCARET YAPMAYA ZORLUYOR'

    Sahada YPG ile IŞİD arasındaki mutabakatı hatırlatan Çavuşoğlu, bir yandan da çatışma ortamındaki hayat şartlarının grupları birbiriyle ticaret yapmaya bile zorladığını söyledi. Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

    "Burada bir devir teslim yoktur, bir. İkincisi, burası bizim için tehdittir. Buradan hem Türkiye'ye yönelik saldırılar, tacizler devam ediyor, hem de Fırat Kalkanı Operasyonu bölgesinde bulunan askerlerimize, güvenlik güçlerimize ve ılımlı muhalefete yönelik tacizler geliyor. Dolayısıyla burası bir tehdit ve burada teröristler var. Elbette siviller ve farklı gruplar da var ama burada bir YPG/PKK mevcudiyeti de var. Buranın mutlaka bunlardan temizlenmesi gerekiyor. O sebeple sayın Cumhurbaşkanımız 'Bir gece ansızın gelebiliriz' dedi. Bu, kuru kuruya söylenmiş bir söz değildir. Bu konudaki çalışmaları askerlerimiz, istihbaratımız, özel harekat hepsi çalışmaları planlamaları yapıyorlar, yaparlar. Dolayısıyla gerekli görüldüğü zaman, uygun bulunduğu zaman ansızın biz buraya müdahale edebiliriz tıpkı Fırat Kalkanı'nda olduğu gibi."

    'BİZ BAŞKANLIĞA GEÇTİK, FAYDASINI GÖRÜYORUZ'

    Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs'ta 'başkanlık sistemi'nin tartışıldığını söylerken şu değerlendirmede bulundu:

    "KKTC'de de başkanlık sistemi tartışılıyor. Olabilir. Önemli olan demokrasinin işlemesidir. Önemli olan güçler ayrılığıdır. Biz başkanlık sistemine geçtik. Bunun şimdiden faydasını görüyoruz, gördük."

    'TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI'

    Avrupa Birliği (AB) ile ilgili yumuşa sinyalleri veren Çavuşoğlu, "Bir 50 yıl daha beklenilmesin. Bizim de tahammülümüz kalmadı, milletimizin de tahammülü kalmadı" diye konuştu.

    "Avrupalılara şunu söyledik. Bizimle ilişkilerinizi sağlıklı götürebilmeniz için bizi eşit ortak olarak görmek zorundasınız" diyen Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Sigmar Gabriel ile hemen hemen her gün irtibatta olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, Gabriel'in kendisini Almanya ziyaretinde evinde ağırladığını anımsatarak, Türk kültüründe de yeri olan bu tür davranışlara iki ülke halkının da karşılıklı güven tesis etmek için ihtiyacı olduğunu belirtti. 

    'MACRON'UN SÖYLEDİĞİ ŞU…'

    Bakan Çavuşoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "Türkiye'nin AB üyelik süreci normal bir şekilde ilerliyormuş gibi bir ikiyüzlülüğün terk edilmesi gerekiyor" sözlerini de şöyle değerlendirdi:

    Erdoğan Macron Paris
    © AFP 2018 / LUDOVIC MARIN
    "Macron'un söylediği şu: 'Avrupalılar ikiyüzlülük yapıyor size. İşin zor kısımlarını medeni bir şekilde söylemiyorlar. Daha sonra bu seçim zamanında Türkiye karşıtlığına dönüşüyor. Dolayısıyla AB üyelik süreciyle ilgili şu anda fasılların açılması da zor. Dolayısıyla illa buna odaklanmayıp ilişkilerimizi diğer alanlarda geliştirelim.' Biz zaten esasen epeyce bir zamandır AB'ye şunu söylüyoruz. Cumhurbaşkanımız, başbakanımız sık sık dillendiriyor. Bizimle ilgili karar vermek istiyorsanız verin. Biz tam üyelik için başvurduk. AB üyeliğine inandığımız için tam üyelik için müzakerelere başladık. Bir anlaşma imzaladık. Ahde vefa var. Dolayısıyla 'Biz illa öyle istemiyoruz, böyle istiyoruz' diyorsanız bir karar verin."

    'AVUSTURYA İLE İLİŞKİLERİ NEDEN GERGİN TUTALIM?'

    Avusturya Dışişleri Bakanı Karin Kneissl'i 25 Ocak'ta eşiyle birlikte Büyükada'da ağırlayacaklarını dile getiren Çavuşoğlu, "Türkiye ile ilişkileri düzeltme konusunda samimi olduğunu hissediyorum. Biz de böyle bir yaklaşım olduğu zaman Avusturya ile ilişkilerimizi neden gergin tutalım?" dedi. 

    EGE ADALARI TARTIŞMASI

    Ege Adaları ile ilgili devam eden tartışmalara da değinen Dışişleri Bakanı, "AK Parti iktidarları döneminde ve Kardak krizi sonrası hiçbir ada Yunanistan'a verilmemiştir" görüşünü dile getirdi.

    BAĞDAT ZİYARETİ

    Bağdat-Erbil hattı arasında arabuluculuk talepleri geldiğini söyleyen Çavuşoğlu, "21 Ocak'ta Bağdat'a gideceğiz. İkili konular yanında bunu da görüşeceğiz" açıklamasında bulundu.

    İlgili konular:

    'Suriye ordusu, İdlib'deki Ebu Duhur hava üssüne çok yaklaştı'
    İdlib'de bomba yüklü araç saldırısı: En az 20 ölü, 30 yaralı
    ‘Suriye ordusu, İdlib’de stratejik öneme sahip bir yerleşimi Fetih el Şam militanlarından kurtardı'
    Etiketler:
    Dışişleri Bakanlığı, Mevlüt Çavuşoğlu, İdlib, İran, Suriye, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın