00:53 18 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    ‘Türkiye’nin Suriye politikasında Rusya’yla uzlaşma var’

    Sputnik
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 55
    Abone ol

    Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanı Prof. Dr. Hasan Ünal ve 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Başkanı Doç. Dr. Serhat Erkmen, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesini ve bu görüşmenin Suriye’ye olası yansımalarını Sputnik’e değerlendirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Soçi’de yaptığı görüşmenin ardından Türkiye’nin Suriye politikasının nasıl bir seyir izleyeceği tartışılıyor.

    Erdoğan ve Putin, Soçi'de görüştü
    © AFP 2019 / Alexander Zemlianichenko
    Uzmanlar, Türkiye ve Rusya’nın Suriye’de işbirliğinin artacağını belirtirken Suriye’de ilan edilen çatışmasızlık bölgelerinin, ülkedeki savaşın şiddetinin azaltılmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti.

    Prof. Dr. Hasan Ünal, “Türkiye’nin Ortadoğu’da başta Suriye olmak üzere Rusya’yla politikalarında büyük bir uyum ve uzlaşma var” derken Doç. Dr. Serhat Erkmen, Türkiye ile Rusya arasındaki Suriye konusundaki ortak noktaların, Türkiye ile ABD arasında olandan fazla olduğunu ancak Türkiye'nin halen Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın geleceği konusunda Rusya ile aynı noktada olmadığını ifade etti.

    'TÜRK-RUS İLİŞKİLERİNİ YENİDEN TOPARLAMAYA YÖNELİK BİR GÖRÜŞME OLDU'

    Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanı Prof. Dr. Hasan Ünal, Putin-Erdoğan görüşmesini ve görüşmenin Suriye’ye olası etkilerini Sputnik’e değerlendirdi.

    Putin ve Erdoğan’ın mesajlarının önemli olduğunu, özellikle Han Şeyhun’daki kimyasal saldırının sorumlularının cezalandırılması yönünde iki liderin fikir birliğine vardığını kaydeden Ünal, “Bu görüşmenin kimyasal saldırı iddiasından bu yana bozulduğunu gözlemlediğimiz Türk-Rus ilişkilerinin yeniden toparlamaya yönelik önemli bir görüşme olduğunu düşünüyorum. Çünkü Rus tarafı ısrarla bunun bir provokasyon olduğunu ve konuyla ilgili uluslararası örgütlerin burada inceleme yapması gerektiğini söylüyordu, ki doğru olan da budur. Fakat Türkiye, Batılı ülkelerle birlikte hemen işin başında Suriye hükümetini bu konuda lanetleme yolunu seçmişti. Dünkü görüşmenin olumlu taraflarından biri bence bu. Bu konuda da iki taraf arasında en azından bir görüş birliğine yaklaşan bir ilerleme olduğunu görüyorum. Ama genel olarak Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin Suriye meselesi yüzünden yeniden bozulmaya doğru gitmesini engelleyen bir görüşme olarak görüyorum” diye konuştu.

    'ÇATIŞMASIZLIK ORTAMININ DEVAMI AÇISINDAN YERİNDE BİR ÖNERİ'

    Suriye’de kurulması öngörülen çatışmasızlık bölgeleriyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Ünal, “Buradaki çatışmasızlık ortamının devamını sağlaması açısından doğru ve yerinde bir öneri olabilir. Ancak bu, şu sorunu ortadan kaldırmıyor; her an yeni bir provokasyon olabilir, bir yerde bir kimyasal saldırı olur, Beyaz Miğferliler bunu Suriye ordusunun yaptığını iddia edebilirler, Batılı ülkeler ortalılığı velveleye verebilirler. Ateşkesin, çatışmasızlık ortamının devamı açısından yerinde bir öneri bu. Bu arada Rakka’ya operasyon yapılıyor ve IŞİD artık büyük ölçüde etkisiz hale getiriliyorsa o da olumlu bir gelişme. Fakat esas sorun üzerinde bir uzlaşmaya gidilmesi lazım” diye konuştu

    'SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE YAPILAN VURGU ÖNEMLİ, ANCAK TÜRKİYE SURİYE HÜKÜMETİNİN MEŞRUİYETİNİ DE KABUL ETMELİ'

    Ünal, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, Türkiye açısından hayati öneme sahip olduğunu, Türkiye’nin de ısrarla Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptığını ifade ederken şöyle konuştu:

    “Ancak Türkiye’nin Suriye politikasında öyle unsurlar var ki bu esas konuyla uyumlu değil. Eğer Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana isek o zaman bir an önce uluslararası meşruiyeti olan Suriye hükümetiyle birlikte hareket edelim. Bu hükümetin Suriye topraklarında etkili egemenlik kurmasına çalışmak lazım. Onu yapmıyoruz, onu yapmadığımız sürece de Suriye bölünmüş, parçalı bir şekilde devam ediyor. Ateşkesin devamlılığına uğraşıyoruz. Ancak ateşkes devam ettiği takdirde parçalı, bölünmüş durum daha da kemikleşir demektir. Bütün bu tür çatışmalarda ateşkes ortamları, parçalanmışlığı, bölünmüşlüğü kemikleştirir. Ondan sonra onun üzerine inşa edilecek bir barış anlaşması da sahadaki mevcut durumu göz önüne alarak parçalanmışlığın, bölünmüşlüğün üzerine inşa edilir. Bu da tehlikelidir. O zaman Suriye federal bir yapıyla ortaya çıkar. Ortadoğu’da hiçbir federasyonun ayakta kalacağını zannetmiyorum. Dolayısıyla Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yapması çok yerinde. Ancak Türkiye’nin Suriye politikalarının da tam olarak hizmet eder şekle gelmesi önemli.”

    'TÜRKİYE’NİN POLİTİKALARINDA RUSYA’YA BÜYÜK BİR UYUM VE UZLAŞMA VAR'

    Türkiye’nin ABD ile kapsamlı ve uzun vadeli işbirliği yapabilmesi mümkün olmadığını, ABD’nin PYD’ye verdiği destek başta olmak çoğu konuda Türkiye’nin karşısında yer aldığını ifade ederek “Bu gerçeği göz önüne aldığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Türkiye’nin Ortadoğu’da başta Suriye olmak üzere Rusya’yla politikalarında büyük bir uyum ve uzlaşma var. Çünkü Ruslar da Suriye’yi bölmek istemiyorlar, Ortadoğu’da bir Kürt devleti kurulsun istemiyorlar, en azından şu an itibariyle. Dolayısıyla burada iki ülkenin çıkarları örtüşüyor” dedi.

    'RUSYA İLE İŞBİRLİĞİ, TÜRKİYE’Yİ ABD’YE KARŞI DAHA DA GÜÇLÜ KILAR'

    Türkiye’nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad konusunu bir “saplantı” haline getirdiğini dile getiren Ünal, “Bu saplantıdan da çıkamıyor. Bu devam ettiği sürece de bu durum, Türkiye-Rusya ilişkilerine zarar veriyor ve iki ülke ilişkilerini her an zehirleme potansiyeline sahip. İkisi beraber olduğunda, hem ABD’nin politikaları dikkate alındığında, hem de bu saplantı dikkate alındığında düşünün; Türkiye PYD unsurlarına karşı bir hava harekatı yapıyor, buna hem ABD hem Rusya karşı çıkıyor. Burada sıkıntı Rusya tarafında değil, Türkiye’nin politikalarını zehirleyen bu saplantıda. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Ama şu çok açık ki Türkiye, ABD ile kapsamlı ve uzun vadeli bir işbirliği yapamayacak durumda ABD’nin bölgeye yönelik politikalarından dolayı. Rusya ile işbirliği, Türkiye’yi ABD’ye karşı daha da güçlü kılar. Fakat iş gelip o Esad saplantısına dayandığında Türk dış politikası bir anda altüst olabiliyor” diye konuştu.

    'İDLİB’DEKİ GRUPLAR ARASINDA NASIL AYRIM YAPILACAĞI TARTIŞILMALI'

    21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Başkanı Doç. Dr. Serhat Erkmen de Putin Erdoğan görüşmesini ve bu görüşmenin Suriye’ye olası yansımalarını Sputnik’e değerlendirdi.

    Suriye’de çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasının, Suriye’deki savaşın şiddetini azaltabileceğini ifade eden Erkmen, muhalifler ile terörist gruplar arasında yapılacak ayrımın zorluğuna dikkat çekti. Erkmen, “El Kaide’ye bağlı olduğu düşünülenler ile bunun dışında kalanlar arasında bir ayrımdan bahsediliyor. Bu ayrım İdlib’de kolaylıkla yapılabilecek mi, bunun tartışılması lazım. İdlib özelinde çizginin bir tarafında Özgür Suriye Ordusu, bir tarafında El Kaide’ye bağlı gruplar şeklinde kolay bir ayrım yapabilecek durumda olduğumuzu sanmıyorum. Bunun uygulaması safhasında belki gruplar arasında bir anlaşma, ya da bazı grupların oradan kendiliğinden çekilmesi beklenebilir, ya da bunların oradan çıkartılması beklenebilir ki bu da zaten belki İdlib’de genel bir çatışmanın azalmasının beklendiği evrede aslında İdlib’de kısa vadede yeni bir çatışmayla karşı karşıya kalmamız anlamına da gelebilir. Dolayısıyla hattın nereleri kapsayacağı şeklide detaylar ortaya çıkmadan çok kesin konuşulmaması gerektiği görüşündeyim. Ama elbette haritalar netleştikten sonra oradaki birtakım grupların bu sürece bakışlarının netleşmesinden sonra daha iyimser şeyler söyleyebiliriz” diye konuştu.

    'TÜRKİYE’NİN RUSYA İLE ORTAK NOKTALARI ABD İLE OLANLARDAN FAZLA'

    Putin-Erdoğan görüşmesiyle Türkiye’nin Suriye politikasının tekrar Rusya’ya yakınlaştığı yorumlarını da değerlendiren Erkmen, “Türkiye ile Rusya arasındaki Suriye konusundaki ortak noktalar, sanırım Türkiye ile ABD arasında olandan fazla. Afrin civarında olup biten gelişmelerin Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri hiç etkilemediğini, ya da çok sınırlı bir şekilde etkilediğini söyleyemeyiz. Bu, Türkiye’yi epey yaraladı. Özellikle Sincar bölgesinde yapılan operasyondan sonra ABD askerlerinin orada PKK’lılarla birlikte vermiş olduğu poz gerçekten yenilir yutulur cinste bir şey değildi. O anlamda bakıldığı zaman ortada sanıldığından daha fazla sorun olduğunu söylemek pek yanlış değil” dedi.

    'GEÇMİŞE GÖRE YAKINLAŞTILAR AMA HER ŞEY HALLOLMUŞ DEĞİL'

    Türkiye ile Rusya arasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın geleceği konusunda bir uzlaşma sağlanmış olmadığını da ifade eden Erkmen, “Bu ölçekte bakıldığında daha üzerinde uzlaşılması gereken birtakım şeyler olduğu ortada. Geçmişe göre yakınlaştılar mı, burası açık zaten. Hem Suriye’nin geleceği, hem de şu anda çatışan taraflar üzerinde nasıl bir politika izlenmesi gerektiği konusunda geçmişe göre bir uzlaşı olduğu kesin. Ama her şey halloldu mu, benim birtakım çekincelerim var” diye konuştu.

    'SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KONUSUNDA TÜRKİYE VE RUSYA’NIN BİRBİRİNE İHTİYACI VAR'

    Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda Türkiye’nin öteden beri aynı noktada olduğunu, Rusya’nın da Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptığını ifade eden Erkmen, “O anlamda iki devletin ortak bir politika izliyor olması çok şaşırtıcı değil. Ama belki Suriye’nin toprak bütünlüğünden tarafların anladığı şeyler farklı olabilir. Eğer toprak bütünlüğünden anlaşılan şeyler birbirinden farklıysa demek ki geçmişteki birtakım uzlaşı olduğu düşünülen noktalarda uzlaşı yoktu. O da işin diplomatik boyutuydu. O anlamda baktığınız zaman iki devlet arasında Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması konusunda uzlaşı olması bence Suriye için de iyi bir gösterge. Bu söylemsel olarak yeni değil, pratikte de iki devletin birbirine en çok ihtiyacı olan konuların başında bu geliyor. Fakat benim açımdan değişik olan şey şu; Suriye’nin birtakım çatışmasızlık bölgelerine bölünmesi acaba kısa vadede çatışmayı sona erdirmeye yönelik bir politika gibi görülürken uzun vadede Suriye’de sanılanın aksine birtakım etki sahaları oluşturup ülkenin toprak bütünlüğüne zarar verir mi, bunun iyi düşünülmesi gerekiyor” diye konuştu.

    Etiketler:
    YPG, IŞİD, Hasan Ünal, Serhat Erkmen, Recep Tayyip Erdoğan, Soçi, Suriye, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın