21:44 17 Kasım 2019
Canlı Yayın
    ABD Deniz Kuvvetleri 6. Filo bayrak gemisi USS Mount Whitney Akdeniz

    ‘ABD, Rusya ve İran’la birlikte bölge barışına katkı sağlayan Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de sıkıştırmanın peşinde’

    © AP Photo / Efrem Lukatsky
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 156
    Abone ol

    ABD Senatosu’na sunulan ve Güney Kıbrıs’ı silahlandırmaktan Yunanistan’a yönelik askeri desteğe; Türkiye’nin S-400 alımından, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlere kadar pek çok kilit konuyu kapsayan tasarıyı, ANKA Enstitüsü Başkanı Rafet Aslantaş ve TÜRKSAM Genel Sekreteri A. Gencehan Babiş, Sputnik’e değerlendirdi.

    ABD'li senatörler Bob Menendez ve Marco Rubio tarafından ABD Senatosu'na sunulan Doğu Akdeniz tasarısının yankıları sürüyor. Tasarının Ankara açısından önemi, metnin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik çıkarları ve Rusya'dan S-400 alımını doğrudan hedef alıyor olması. Zira, "Doğu Akdeniz'de güvenlik ve enerji işbirliklerinin geliştirilmesi ve diğer amaçlarla" hazırlandığı işaret edilen tasarıda, ABD, İsrail, Yunanistan ve GKRY arasındaki enerji işbirliğini kolaylaştırmak için bir ‘ABD-Doğu Akdeniz Enerji Merkezi' kurulmasına yer veriliyor.

    TÜRKİYE VE RUSYA DOĞRUDAN HEDEFTE

    Tasarı, Türkiye ve Rusya'yı da doğrudan hedef alır nitelikte. Metinde "İdare, ABD Kongresi'ne, Doğu Akdeniz'deki ülkelerle güvenlik ve enerji işbirliğinin artırılması ve Rusya ile diğer ülkelerin faaliyetleri hakkındaki raporlarla birlikte bir strateji sunmalı" deniyor. Türkiye'nin S-400 satın alımına da değinilen metinde "S-400 hava savunma sistemini Rusya Federasyonu'ndan satın alma planlarını sürdürdüğü sürece, F-35'lerin Türkiye'ye transferi engellenmeli. Türkiye Rusya Federasyonu'ndan S-400 hava savunma sistemi satın alma planlarını sürdürürse Amerika Birleşik Devletleri yasaların buna göre bu satışla ilgili yaptırım olarak F-35 uçağının Türkiye'ye transferini engelleyecektir" sözlerine de yer veriliyor.

    GÜNEY KIBRIS VE YUNANİSTAN'A EĞİTİM VE MİLYON DOLARLARCA ASKERİ YARDIM

    Memendez ve Rubio'nun ABD Senatosu'na sunduğu rapordaki kilit maddelerden birisi de, Güney Kıbrıs'a yönelik silah satışının önünün açılmasına yönelik madde. Tasarıda "Kıbrıs Cumhuriyeti'ne silah satışlarına yönelik yasak kaldırılmalı" deniyor. Yine aynı metinde Yunanistan'a askeri alanda 3 milyon dolarlık bir yardım yapılması da mevcut. Ayrıca, Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim (IMET) programı kapsamında hem Yunanistan hem de Güney Kıbrıs'a yönelik 2 milyon dolarlık destek verilmesine de işaret ediliyor. Peki, ABD'deki bu tasarı Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik hedef ve kazanımlarını mı hedefliyor? Konuyu ANKA Enstitüsü Başkanı Rafet Aslantaş ve Türkiye Stratejik Analizler Merkezi (TÜRKSAM) Genel Sekreteri A. Gencehan Babiş Sputnik'e değerlendirdi.

    ABD, DOĞU AKDENİZ'DEKİ KARARLILIK GÖSTEREN TÜRKİYE'YE KARŞI ‘ALTERNATİF İŞBİRLİKLERİ ARAYIŞINDA'

    TÜRKSAM Genel Sekreteri Babiş'e göre söz konusu rapor, ABD'nin Doğu Akdeniz'deki denklemi yeniden şekillendirme çabasıyla açıklanabilir. Babiş "Bu tasarı, bölgesel denklemlerin yeniden şekillendirilmesiyle alakalı. Çünkü işin hem enerji hem de jeostratejik boyutu var. Ben bu raporun, Mavi Vatan tatbikatıyla Doğu Akdeniz'de herhangi bir oldubittilere izin vermeyeceğini askeri olarak net bir şekilde belli ettiği bir dönemde, Türkiye'ye yönelik bir frenleme amacı güttüğü kanaatindeyim" değerlendirmesinde bulundu.

    Raporun, Türkiye-ABD ilişkilerinin rayında gitmediği bir dönemde hazırlandığının altını çizen Babiş "Bu dönemde ABD'nin Türkiye'ye alternatif arayışlara girdiğini görebiliyoruz. East-Med projesinin hayata geçirilmeye çalışması buna örnek. Doğu Akdeniz'deki rezervlerin Avrupa'ya ulaştırılmasına yönelik bu projesine ve ABD'nin son dönemde İsrail'le çok yakın olan ilişkilerine baktığımızda ben olup biteni, İsrail-ABD-Yunanistan üçlüsünün yanlarına Güney Kıbrıs'ı da alarak Türkiye'yi bölgeden dışarı itme çabası olarak okuyorum. Çünkü Türkiye elini TANAP, TAP ve TürkAkım projeleriyle güçlendiriyor. Dolayısıyla bu projelerin yanında ABD artık Doğu Akdeniz yolunu tercih ederek ve aslında oradaki ülkeleri biraz da mobilize ederek Batı'nın enerji ihtiyacının karşılanmasını ve alternatif olarak biçimlendirmeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.

    ‘RAPOR, ABD'NİN TÜRKİYE'YE S-400 ALIMI SEBEBİYLE ENGELLER ÇIKARMAYI SÜRDÜRECEĞİNİ GÖSTERİYOR'

    Raporun ABD'nin Türkiye'ye yönelik baskıyı sürdüreceğine işaret ettiğini söyleyen Babiş "Bu raporun içerisinde de S-400'lerin olması, aslında Türkiye'nin S-400'lerin alınması sürecinde ABD'nin karşısına birçok engel çıkartacağının da sinyallerini veriyor. ABD'den ittifak hukukuna uygun hiç bir şey alamayan Türkiye, yüzünü Rusya'ya dönüp, Rusya'dan S-400 aldı. Türkiye'nin S-400 alımı bir sebep değil, sonuçtur. S-400, Türkiye-Amerika ilişkilerindeki onarılmaya çok da istek duyulmayan bozukluğun işaretidir" diye konuştu.

    ‘TÜRKİYE'Yİ PEK ÇOK KONUDA KARŞISINA ALAN ABD ŞİMDİ DE GÜNEY KIBRIS'A YÖNELİK SİLAH AMBARGOSUNU KALDIRIYOR'

    Türkiye'nin bulunduğu coğrafya gereği S-400 alının önemine değinen Babiş "Türkiye, tipik bir Avrupa ülkesinin bulunduğu bir coğrafyada değil. Güneyinde Doğu Akdeniz'de ciddi bir nüfus mücadelesi var. Irak'ta ciddi bir istikrarsızlık süreci hala tam onarılmış değil. Suriye'de ise bir karmaşa halinde. Ermeni diasporasının tarihi manipüle etme çabası, işin cabası. Bunları topladığınız zaman Türkiye'nin kendini koruma ihtiyacı ortaya çıkıyor. Türkiye özellikle YPG ve FETÖ konularında ABD'den şimdiye dek net bir şey alamadı. Tersine, 1.5 yıl önce Türkiye'nin devlet yetkililerine silah ambargosu kararı alan ABD'nin gündeminde şimdi de Güney Kıbrıs'a ambargo kaldırmak var" dedi.

    ‘RUSYA VE İRAN'LA BİRLİKTE BARIŞA KATKI SAĞLAYAN TÜRKİYE'YE KARŞI ABD ÖNCÜLÜĞÜNDE ÜÇLÜ KURULMAYA ÇALIŞILIYOR'

    Meselenin enerji boyutu olduğunun da altını çizen Babiş "TürkAkım, TAP, TANAP'ın alternatifi olarak Doğu Akdeniz'den bir East-Med projesi geçirilmeye çalışılıyor. Öte yandan, Türkiye Suriye'de Batı ittifakından yavaş yavaş sıyrılarak alternatif bazı oluşumlar içerisine girdi ve bunları kalıcı barış üretimi için kullanma çabasından olduğunu görüyoruz. Bunu hem Astana hem Soçi zirvelerinde gördük. Dolayısıyla burada Türkiye, İran ve Rusya üçlüsü oluşmaya başladı. Bu üçlünün aldığı bazı kararlar ciddi anlamda da sonuç vermeye başladı. Hatta Suriye'de sonuçlarını verdi. Buna karşılık ABD, İsrail ve Yunanistan arasında bir üçlünün kurulmaya çalışıldığı ve bunun da aslında Türkiye'nin jeopolitik öneminin azaltılması hedefiyle tasarlandığını düşünüyorum" dedi ve şöyle devam etti:

    "Tasarıda S-300 bulunduran Yunanistan'a 3 milyon dolar gibi bir yardımdan bahsediliyor. Bu da, kurulacak olan üçlünün, mekanizmanın aslında altyapısının bir bakıma ne şekilde oluşturulacağı ile alakalı ilk ödemedir. Sonrası da gelebilir, onu da belirtmek lazım. Yani, bu tasarı geçerse buradaki oluşum iyice tomurcuklanmaya başlayacak, zaten halihazırda yavaş yavaş oluştu. Tasarı onaylanırsa Yunanistan'a yönelik yardımın devamı geleceğini de öngörüyorum."

    ‘TÜRKİYE'YE YÖNELİK ÇOK YÖNLÜ BİR SIKIŞTIRMA SÖZ KONUSU'

    ANKA Enstitüsü Başkanı Rafet Aslantaş ise Amerikan Senatosu'na sunulan ve Türkiye'de tutuklu olan Amerikan vatandaşları ve diplomatik çalışanların hapse atılmasında rol oynayan Türk yetkililerinin cezalandırmasını öngören tasarıya işaret ederek "Anlaşılan ABD tarafından Türkiye'ye yönelik çok yönlü bir sıkıştırma söz konusu" değerlendirmesinde bulundu.

    Aslantaş "Türkiye'nin izlediği bazı politikaların İsrail, Mısır, ABD ve Fransa'da yarattığı rahatsızlığın yanı sıra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan'ın bu koşulları durum üstünlüğüne dönüştürme çabaları açıkça ortada. Hatırlarsınız, 2018 yılı Kasım ayında GKRY'nin, Doğu Akdeniz'de tek yanlı olarak ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge sınırları içinde ABD, İngiltere, İsrail, Fransa ve Yunanistan'ın ve bazı hidrokarbon şirket unsurlarının fiilen; Mısır, İtalya ve Ürdün'ün de gözlemci olarak katıldığı ‘Nemesis 2018' tatbikatı icra edilmişti. Rum yönetiminin Fileleftheros gazetesi, tatbikatı ‘Nemesis, Türk Meydan Okumalarına Yanıt' başlığıyla vermişti. Nemesis Antik Yunan inancında, tanrıların huzurunda kibirlilik durumunda olan kişilere karşı uygulanan ilahi cezanın ruhu anlamına gelmekteydi. Burada ifade bulan güya ‘Türkiye' oluyordu" diye anlattı.

    ‘TÜRKİYE'NİN ULUSAL ÇIKARLARINI HEDEF ALAN YUNANİSTAN VE GÜNEY KIBRIS AĞIR BEDEL ÖDER'

    Türkiye'nin Nemesis'e, 27 Şubat-3 Mart 2019 tarihleri arasında 462 bin kilometrelik kıta sahanlığında gerçekleştirdiği 'Mavi Vatan-2019' isimli tatbikatla yanıt verdiğine işaret eden Aslantaş "Söz konusu tatbikat, Ege ve Doğu Akdeniz'de, Yunanistan ve GKRY tarafından sözde tartışmalı gösterilen sahaları da içerecek şekilde yapılmıştı. Gelişmeler sürerken ABD'li senatörlerin Doğu Akdeniz kaynaklarının paylaşımı ile bu çerçevede Yunanistan ve Güney Kıbrıs'a askeri yardımları da içeren bir tasarıyı gündeme sokması ön alıcı bir hazırlığın işareti olarak algılanabilir" dedi.

    ABD öncülüğündeki bu Türkiye karşıtı girişimin çeşitli amaçları olabileceğine değinen Aslantaş "Türkiye'nin başta S-400 hava savunma sistemi tedariki konusu olmak üzere Batı'yla uyumsuz olarak adlandırılan girişimlerden ikna yoluyla uzaklaştırılması amaçlanıyor olabilir. Eğer bu sağlanamazsa içinde askeri ve ekonomik boyutun da olduğu bir karşı cephe teşkili ve tesisinin sağlanarak Doğu Akdeniz ve Ege'de oldubittiler yaratılması planlanabilir. Ayrıca Nemesis Tatbikatı'nın hedeflediği üzere, Türkiye'nin ulusal çıkarlarından geri adım atması sağlanarak edilgen pozisyona düşürülmesi amaçlanabilir. Ancak böyle bir durumda, başkalarının gücüne ve desteğine güvenerek atılacak adımların Yunanistan ve Rum Yönetimi'ne ağır faturalar çıkarır" diye konuştu.

    ‘GÜNEY KIBRIS PETROL VE DOĞALGAZ PAYLAŞIMI SÜRECİNE ABD VE AVRUPA'YI KATARAK AVANTAJ SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR'

    Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynakları mücadelesinin, 2008 yılında İsrail açıklarındaki Dalit ve Tamar bölgelerinde ve Güney Kıbrıs'ın Afrodit olarak adlandırıldığı bölgede milyarlarca metreküp doğalgaz bulunduğu açıklamasıyla başladığını hatırlatan Aslantaş "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, petrol ve doğalgaz paylaşımına yönelik paydaşları özenle seçerek ve süreci ABD ve Avrupa'ya yayarak avantajını artırmak istiyor. Malum, Güney Kıbrıs-Yunanistan-İsrail arasında Mayıs 2018'de Güney Kıbrıs'ta, yaklaşık 10 ay sonra 20 Mart 2019'da İsrail'de üçlü zirve gerçekleştirilmişti. İsrail'deki zirveye ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun da katıldığını dikkate sunalım" dedi.

    Doğu Akdeniz'de bulunduğu söylenen hidrokarbon rezervlerinin paylaşımı için büyük bir "mücadelenin başladığına" işaret eden Aslantaş "Jeopolitik düzlemde yeni ittifaklara ve şekillenmelere sahne olacak önemli bir döneme girdik. Küresel enerji şirketleri ve devletler bölgede konsensüs sağlamak için yoğun pazarlıklara başlıyorlar. Burada tarihi bir şans yakaladığını hisseden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi değerini pazarlamak ve fırsat operasyonu yapmak isteyecektir. Süregelen oldu-bitti uğraşlara, dayatmalara karşı, Türkiye'nin 18 Mart 2019 tarihinde enlem ve boylamlarıyla deniz yetki alanları sınırlarını ortaya koyup kıta sahanlığını hatırlatması önemli bir mesajdır. Ancak oyunun içinde yer almak için ilgili alanlarda ikili ülke anlaşmalarına da ihtiyaç duyulmaktadır. Süreci etken ve sağlıklı yürütmek daha faydalı olacaktır" diye ekledi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Yunanistan Dışişleri Bakanı Katrugalos: Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin de hakları var
    Bakan Dönmez: Doğu Akdeniz’de ilk kuyumuzu açıyoruz
    'Tüm güvenlik tedbirlerimizi aldık Doğu Akdeniz'de sondajlarımıza başlayacağız'
    Serdar Turgut: ABD, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den silmek istiyor
    Güney Kıbrıs'ın sondaj ruhsatı verdiği ExxonMobil, 10. parselde dünyanın en büyük gaz rezervlerinden birini buldu
    Türkiye’nin sondaj hamlesi Kuzey Kıbrıs’ta nasıl algılandı?
    Etiketler:
    s-300, TürkAkım, silah ambargosu, engel, TANAP gaz boru hattı, East-Med boru, işbirliği, ANKA Enstitüsü, TÜRKSAM, ABD Senatosu, Marco Rubio, Bob Menendez, Rafet Aslantaş, Ahmet Gencehan Babiş, Avrupa, İtalya, Ürdün, İngiltere, Fransa, Mısır, İsrail, Soçi, Astana, Doğu Akdeniz, Batı, Suriye, İran, ABD, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın