21:42 20 Nisan 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 66
    Abone ol

    Rusya, Türkiye ve Katar Dışişleri Bakanlarının Doha'daki görüşmesini Sputnik’e değerlendiren emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu, “Bu sürecin Astana’ya benzer ve ona ek bir süreç olacağını değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı.

    Katar'ın başkenti Doha'da Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman El Sani'nin gerçekleştirdiği görüşme sonunda kabul edilen ortak açıklamada taraflar, Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik bağlılıklarını vurguladı.

    ‘Katar’ın sürece dahil olması önemli’

    İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu, bu toplantı hakkında yaptığı değerlendirmede, “İlk defa Türkiye, Rusya ve Katar, Doha’da Suriye için üçlü bir formatta toplandı” dedi ve şunları ekledi:

    “2017 yılında Türkiye, Rusya ve İran arasında Astana süreci başlamıştı. Yeni süreçte ise İran yerine Katar var. Bu durumda karşımıza iki süreç ortaya çıkıyor. Biri Astana süreci, diğeri de İran’ın bulunmadığı ancak Astana’daki konuların vurgulandığı bir süreç. İki süreçte de Suriye’nin toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve siyasi çözüm vurguları yapılıyor. İlk toplantı Doha’da oldu, bundan sonraki toplantı Ankara’da sonra da Moskova’da olacak. Yani Astana sürecine benzer bir formatta yürüyor. İran yok ama Astana süreci de henüz yok olmuş değil. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, bu format için ‘Astana sürecine yararlı’ diyor ve o süreci yok saymıyor. Bu sürecin Astana’ya benzer ve ona ek bir süreç olacağını değerlendiriyorum. Katar gibi bir Arap ülkesinin bu sürece dahil olmasının önemli olduğunu düşünüyorum.”

    Babüroğlu, “Bundan sonra Astana süreci yürürken aktif bir şekilde Türkiye-Rusya ve Katar süreci de yürüyecek diye değerlendiriyorum. Bu Türkiye’nin sıcak baktığı, arzu ettiği bir süreç. Çünkü Türkiye ve Katar’ın dış politikada birleştikleri birçok ortak nokta var ve Katar, Türkiye’yi destekleyen önemli bir aktör” diye de ekledi.

    Ayrılıkçı unsurlar ile mücadele vurgusu

    Ortak açıklamada tarafların, “Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra komşu ülkelerin milli güvenliğine de halel getirecek ayrılıkçı gündemlere karşı durma yönündeki kararlılıklarını vurguladıkları” da yer aldı. Babüroğlu, bu konuya ilişkin ise “Bu ayrılıkçı unsurlar, Türkiye için PYD/YPG ve diğer ülkelerin hepsinin hemfikir olduğu IŞİD ve El Kaide’nin terör unsurları dedi.

    ‘ABD bile Esad’ı kabul etmiş durumda’

    Peki, taraflar Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad yönetimi hakkında ne düşünüyor? Babüroğlu, Körfez’deki en önemli aktörler olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile ilgili bir problemlerini kalmadığına da dikkat çekerek “ABD bile Esad’ı kabul etmiş durumda. Ne Astana sürecinde ne de Doha’daki zirvede Suriye’de yönetim değişikliğine dair bir vurgu yok. Bu da önemli” ifadelerini kullandı.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Katar Savunma Bakanlığı: Türkiye ile yeni işbirliği anlaşmaları imzaladık
    Lavrov: Rusya, Türkiye ve Katar, Suriye'deki ayrılıkçılık girişimleriyle mücadele etme konusunda mutabakat sağladı
    Rusya-Türkiye-Katar Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından ortak açıklama
    Etiketler:
    Naim Babüroğlu, Sergey Lavrov, Mevlüt Çavuşoğlu, Doha, Astana, Astana Zirvesi, Astana süreci, İran, Rusya, Katar, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın