17:29 23 Nisan 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 139
    Abone ol

    Çiftçilerin çok zor şartlarda üretim yaptığını belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Bankalara borçlusunuz, Tarım Kredi'ye borçlusunuz. Üstüne faizi bindirdiler, bedel ödeyeceksiniz. Nasıl ödeyeceksiniz? Sözüm var, o faizlerin tamamını sileceğim, sadece anaparayı ödeyeceksin" dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aksaray'da çiftçilerle bir araya geldi. CHP lideri, Aksaray programı kapsamında ilk olarak Yeşiltepe beldesini ziyaret etti.

    Belediye Başkanı Tahsin Çelik ile makamında bir süre görüşen Kılıçdaroğlu, daha sonra belde meydanında çiftçilerle görüştü.

    'Araban olmayabilir ama günde 3 öğün yemek yemek zorundasın'

    Çiftçinin 20 kat fakirleştiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu "Araban olmayabilir ama günde 3 öğün yemek yemek zorundasın. Bizi besleyecek olan kim? Çiftçiler. Her alanda üreten çiftçilere destek olmak zorundayız. Eğer bir ülke buğdayını, arpasını, mercimeğini, nohudunu, baklasını, canlı hayvanını, etini dışarıdan ithal ediyorsa o ülke iflah olmaz" diye konuştu.

    'Sizin devletten 210 milyar lira alacağınız var'

    Çiftçinin çalışmak, üretmek, ürettiğinin karşılığını almak, huzur içinde yaşamak istediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu imkanın sağlanmadığını, bundan sonra da sağlanmayacağını söyledi. 2006'da çıkan kanun gereği çiftçiye her yıl milli gelirin en az yüzde 1'i oranında destek verilmesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    "Sizin devletten 210 milyar lira alacağınız var. Eski parayla 210 katrilyon lira. Bankalara borçlusunuz, Tarım Krediye borçlusunuz. Üstüne faizi bindirdiler, bedel ödeyeceksiniz. Nasıl ödeyeceksiniz? Sözüm var, o faizlerin tamamını sileceğim, sadece anaparayı ödeyeceksiniz. Ne yaparlarsa yapsınlar inandığım yoldan bizi döndüremeyecekler. Halk için çalışacağım, millet için çalışacağım, alın teri döken için çalışacağım, emek harcayan için çalışacağım, çoluk çocuğunun rızkını emeğiyle kazanan insanın hakkı için çalışacağım, adalet için çalışacağım."

    Kılıçdaroğlu, hükümetin çalışana 2 bin 890 lira asgari ücret verdiğini ancak Yeşiltepe Belediyesi'nde asgari ücretin 3 bin 500 lira olduğunu aktardı. 

    Esnaf nasıl geçinecek?

    En çok mağdur edilenlerden birinin de esnaf olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    "Dükkanı kapattın, kahveyi kapattın, pastaneyi kapattın, her tarafı kapattın. Peki bu insan nasıl geçinecek? Bu sosyal devlet nerede? Kim esnafın, çiftçinin, üretenin hakkını savunacak. Ben sadece bir şey istiyorum, bu memlekete huzur gelsin. 10 milyonun üzerinde işsizimiz var. Eğer patates üreticisi ektiği patatesi satamıyorsa, eğer buğday üreticisi ürettiği ektiği buğdayın karşılığını alamıyorsa nasıl geçinecek bu insanlar? Görev kime düşüyor? Bana düşen görevi ben elimden geldiği kadarıyla yapmaya çalışıyorum. Size de görev düşüyor. Oturup hepimizin düşünmesi lazım. 19 yıldır memleketi yönetenler nasıl bu hale getirdiler Türkiye'yi?"

    Kılıçdaroğlu, daha sonra üretim merkezlerini ziyaret etti.

    'Azim ile inat arasındaki fark, akıldır akıl'

    Öte yandan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Onlara rağmen Kanal İstanbul'u yapacağız, inadına yapacağız" açıklamasına sosyal medyadan paylaştığı bir videoyla yanıt verdi.

    Kılıçdaroğlu, "Azim ile inat arasındaki fark, akıldır akıl!" notuyla yaptığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

    "İnat etti, damadı getirdi. 128 milyar dolar toz oldu gitti. İnatla devlet yönetilmez. İnatla azim arasındaki fark, akıldır akıl! Devlet akılla yönetilir, devlet mantıkla yönetilir, devlet bilgiyle yönetilir, devlet birikimle yönetilir. İnatla işte devleti ben böyle yöneteceğim. Ya hangi inat Allah aşkına? Senin inadın dolayısıyla 128 milyar dolar yok oldu. Senin inadın dolayısıyla 10 milyondan fazla işsiz var burada. Senin inadın dolayısıyla esnaf kan ağlıyor. Ya sen inat edip Kanal İstanbul’u yapacağına inat edip şu memlekette işsizlere çare olsana, esnafa çare olsana. Bu yönetim tarzı akıldan uzak bir yönetim tarzıdır. İnadına dayanan bir yönetim tarzıdır. İlla ben tutum bunu yapacağım. Ya yanlış! Yanlış bunu yapmak. Yanlışı da dinlemek istemiyor. Tutturmuş bir inat gidiyor. Allah’ım akıl fikir versin."

    Daha sonra bir restoranda testi kebabı kıran Kılıçdaroğlu, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin "Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine yönelttiğiniz sorulara cevap verdi, özellikle Merkez Bankası'ndaki 128 milyar doların nereye gittiği konusunda 'piyasalardaki dalgalanmayı önlemek amacıyla' kullanıldığını söyledi. Siz bu yanıt karşısında ne söylemek istersiniz?" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:

    "128 milyar dolarla ilgili açıklama doğru bir açıklama değil. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir açıklamadır. İnat etti, damadı getirdi, 128 milyar dolar toz oldu gitti. Madem ki dengelemek için kullanmış, esnafta yok, çiftçide yok, emeklide yok. Hiç kimsede yok, nerede bu para? Nereye gittiğini çıksınlar millete bir açıklasınlar. İnatla devlet yönetilmez. İnatla azim arasındaki fark akıldır. Devlet akılla yönetilir, devlet mantıkla yönetilir, devlet bilgiyle yönetilir, devlet birikimle yönetilir. İnatla 'Ben devleti böyle yöneteceğim.' Hangi inat Allah aşkına. Senin inadın dolayısıyla 128 milyar dolar yok oldu. Senin inadın dolayısıyla 10 milyondan fazla işsiz var bu ülkede. Senin inadın dolayısıyla esnaf bugün kan ağlıyor. Sen oturuyorsun, partinin kongrelerini yapıyorsun. Sosyal mesafe sıfır, lebaleb dolu. Esnafa gelince 'Aman ha Kovid gelir.' Kimin yüzünden? Bir inat yüzünden. Sen inat edip Kanal İstanbul'u yapacağına inat edip işsizlere, esnafa çare olsana."

    Kılıçdaroğlu, devletin yönetilemediğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ben koltuğumu nasıl korurum?" arayışı içinde olduğunu savundu.

    'Bir partinin genel başkanı mahkemeye hakim tayin edemez'

    "33 fezlekenin TBMM'ye gelmesi konusunda ne söylemek istersiniz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    "Bir partinin genel başkanı mahkemeye hakim tayin edemez, ben dahil bütün siyasi partiler için söylüyorum. Siyasi partilerin genel başkanları, mahkemeye hakim tayin edemez. Mahkemeye hakim tayin ediyorsa orada o hakime güven olmaz. Bugüne bakın, günümüze bakın, yargı bağımsızlığı var mı? Yargı bağımsızlığı yok. Erdoğan'ın talimatını savcılar derhal yerine getiriyor mu? Derhal yerine getiriyor. İstediği adamı hapse attırıyor mu? İstediği adamı hapse attırıyor. Şu konuşma üslubuna bakın, 'Meclis'e gelecek eller kalkacak, inecek.' Ya 'Eller kalkacak, inecek.' dediğin adamlar bu milletin seçtiği milletvekilleri. Bu milletvekillerinin bir iradesi yok mu? Bu milletvekilleri 'Ya şu dosyaya bir bakalım.' demeyecek mi? Erdoğan diyor ki 'Demeyeceksiniz. El kaldırıp, indireceksiniz.' Ne demek bu? 19 Mayıs hareketlerini yapacaksınız Meclis'te. Bu ülkeye yazıktır, bu millete yazıktır. Böyle bir yönetim tarzı olur mu? Bu yönetim tarzı akıldan uzak bir yönetim tarzıdır, inada dayanan, deve inadına dayanan bir yönetim tarzıdır. Tutturmuş bir inat gidiyor. Allah akıl, fikir versin. Başka bir şey demiyorum."

    Kılıçdaroğlu daha sonra ise Aksaray Ticaret ve Sanayi Odasında, meslek odası başkanları, eski siyasiler, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve kanaat önderleriyle basına kapalı görüştü.

    Etiketler:
    Aksaray, Kemal Kılıçdaroğlu, Faiz, CHP, Çiftçi
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın