04:09 16 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Astana'daki Suriye görüşmeleri

    'Rusya ve Türkiye, Suriye’ye ilişkin ortak jeopolitik strateji üretebilir'

    © AFP 2019 /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 100
    Abone ol

    1-2 Ağustos’ta Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan’da Suriye konulu yüksek düzeyli 13. Astana toplantısı yapılacak.

    Uzmanlar, Rusya ile Türkiye arasında askeri ve teknik konularda dahil gelişen çok yönlü işbirliğinin, Suriye sorununun çözümüne de olumlu katkı sağlayarak özellikle Anayasa komisyonu ve İdlib gibi meselelerde sürecin hızlanabileceği görüşünde.

    Ayrıca Moskova-Ankara hattındaki olumlu dinamiklerin, ABD’nin Suriye ile ilgili tutumunu da etkileyebileceğinden söz ediliyor.

    Suriye ile ilgili hem sahadaki durumu hem Rusya ve Türkiye’nin ortak çabaları hem de Amerika’nın tutumunu Sputnik’e değerlendiren güvenlik uzmanı ve eski asker Abdullah Ağar, şunları söyledi.  

    Türkye ile Rusya arasında gelişen ve gün geçtikçe güven katsayısı artan bir ilişki var. Bu noktada S-400’ler, ciddi anlamda spekülasyonlara sebebiyet vermiş olmasına rağmen stratejik bir silah sistemi olarak Türkiye’ye gelmeye başladı. Bu süreç hızlandırıldı. Burada belli ki bir zamanla yarış var ve bu zamanla yarışta Türkiye ile Rusya mutabık. Normalde bu sistemlerin daha uzak bir zaman diliminde ve deniz yoluyla gelmesi planlanıyordu, ama bir anda hava değişti ve çok hızlı bir şekilde Türkiye’ye nakline karar verildi ve sistemler, en hızlı ulaşım vasıtası olan hava yoluyla gelmeye başladı. Şimdi bunun, kendi içerisinde bir anlamı var.

    Diğer taraftan Rusya’dan son dönemde ABD’nin YPG-PKK ile ilişkileriyle ilgili önemli açıklamalar geldi. Örneğin Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD’nin Suriye’deki Kürt faktörü hakkında spekülasyonda bulunma ve YPG güçlerini Suriye’yi bölmek için kullanma girişimlerinden rahatsızlık duyduklarını belirtti. Şimdi Suiye’nin üniter yapısından yana olan başat bir ülkenin böyle bir cümle kurması son derece önemli. Bu noktada ABD, Suriye’nin üniter yapısını bozan bir irade olarak kendisini gösterirken ve Suriye’deki varlığı illegal iken, Suriye’nin üniter yapısından yana olan Türkiye ve Rusya’nın, bu alanlarda ortak diplomasi ve ortak strateji üretebileceğini öngörmek mümkün. Hele hele Türkiye’nin, S-400’leri almasından sonra Amerikalılar tarafından F-35 savaş uçakları üretim programından çıkarılması gibi uluslararası hukuka ve ticarete uymayacak şekilde cezalandırılması ve devamında birtakım yaptırımlara maruz kalması, Türkiye ile Rusya arasındaki işbirliğini pekiştireceğini ve bu işbirliğinin sahadaki uygulamalarından biri olarak da Suriye konusunda görebileceğimizi değerlendiriyorum.

    Bir diğer taraftan da Türkiye’yi kaybetme eşiğinde olan ABD’nin bir şekilde Türkiye’yi kaybetmemek için bazı hamleler yapabileceğini de öngörüyorum. Bu bağlamda Trump’ın, kendisini yaşanan sürecin dışında tutmaya çalışarak bir şekilde iyi pozisyon oynamaya çalıştığını görüyoruz. Açıkçası şu anda sadece sahada taktik ve operasyonel oyunlar oynanmıyor, şu anda resmen ve tam anlamıyla sahadaki taktik hareketlerle beraber savunma sanayi işbirlikleri üzerinden jeopolitik bir oyunun oynanmakta olduğunu görebiliyoruz.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Rusya: Türkiye isterse Su-35 sevkiyatı yapmaya hazırız
    Fatih Altaylı: Türkiye F-35 yerine Rusya'nın Su-57'sini almalı
    'S-400 ile 'gökyüzümüzde ne kadar güvendeyiz' sorusu tarih oluyor'
    Pentagon: Türkiye'nin F-35 programına katılımını askıya alma sürecini başlatıyoruz
    İzvestiya: Türkiye, S-400’leri Suriye ve Kuzey Kıbrıs sınırlarında konuşlandırabilir
    İzvestiya: Rusya, Türkiye'ye S-400 sevkiyatı için 'hava köprüsü' kurdu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın